DOLAR 14,8552 0.19%
EURO 16,3621 0.17%
ALTIN 935,090,28
BITCOIN 6600171,48%
İstanbul
11°

AÇIK

19:28

AKŞAM'A KALAN SÜRE

Doktor doktor gezdi hastalığına tanı konulamadı

Doktor doktor gezdi hastalığına tanı konulamadı

Sakarya'da yaşayan sağlık personeli 3 çocuk annesi Aynur Özdamar, tanısı konulamayan hastalığına çözüm bulabilmek için doktor doktor geziyor

ABONE OL
11 Nisan 2022 10:35
Doktor doktor gezdi hastalığına tanı konulamadı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İHA Sakarya’nın Serdivan ilçesinde Bağlar Caddesi üzerinde ikamet eden 33 yaşındaki 3 çocuk annesi Aynur Özdamar’ın üçüncü çocuğunun doğumundan sonra hayatı değişti.ANİDEN ELLERİ, AYAKLARI VE DUDAKLARI MORARMAYA BAŞLADIHiçbir hastalığı ve şikayeti bulunmayan sıhhat personeli Özdamar’ın sezaryenle gerçekleşen doğumundan bir süre sonra birden şekilde elleri, ayakları ve dudakları morarmaya başladı. 2 yıl boyunca devam eden bu rahatsızlık zaman vakit hastanelerin acil servislerinde son buldu. Geçirdiği ataklarda nabzı düşen ve solunum yetmezliği oluşan Özdamar, belde şehir, tabip doktor gezerek henüz ismi bile konulamayan hastalığına çözüm arıyor.KİMSE TANI KOYAMADIHayata tutunabilmenin bir yolunu arayan ve yaklaşık 2 yılda 20 hastane, 30 tabip gezen Özdamar’ın geçirdiği rahatsızlık için ön tanıya bile varılamadı. Çaresizce hastalığı yaşayan üç çocuk annesinin biricik isteği ise tanı alarak tedavi olmak ve çocuklarının büyüdüğüne şahitlik edebilmek.Yaşadığı rahatsızlığa direnen Aynur Özdamar, hastalık hakkında bilgisi olabilecek kişilere yardım çağrısında bulundu. Hastalığı yaşayan kadının kardeşi Uğur Koç ise, atakları her geçen gün artan kardeşinin her lahza ölebileceği korkusuyla vasiyet yazdığını söyledi. “TETKİKLER NETİCE VERMİYOR”Yaklaşık 15 yıldır sıhhat personeli olarak çalışan 33 yaşındaki Aynur Özdamar, “Daha öncesinde bir şikayetim ve hastalığım da yoktu. 3’üncü doğumdan, sezaryen ameliyatından yaklaşık üç ay sonra sebepsiz ve birden bir şekilde pandeminin başlarında ellerim, ayaklarım ve dudaklarım birdenbire bire morarmaya başladı, çarpıntıyla beraber bu devam etti.2 yıl boyunca da bu şekilde sürüyor. Bu süreç bazen acilde sonlanıyor, bazen evde kendiliğinden geçiyor ve bazen de oksijen desteğiyle normale dönüyor. Bununla ilgili 2 yıldır farklı farklı hastanelere giderek değerli hocaların görüşlerini aldım, bir sürü tetkik yapıldı.Yapılan tetkiklerden bir neticeye varılamadı maalesef. O yüzden henüz bir tanı alınabilmiş değil ve bir tedavi de söz konusu değil. İlk zamanlarda bu şekilde fazla çok atak sayılarım yokken, şu anda atak sayılarım artmaya başladı. Bu benim hayati değerlerimi önemli ölçüde etkiliyor” dedi.20 HASTANE GEZDİ, 30 DOKTOR GÖRDÜ, KİMSE TANI KOYAMADIÇaresiz bir şekilde yaşadığı ataklardan bahseden ve bu süreçte 20 farklı hastane gezdiğini anlatım eden Özdamar, “Atak esnasında el ve ayak tırnaklarım ile beraber dudaklarım morarıyor. Önce çarpıntı, daha sonra nabız yavaşlıyor ve solunum sayım azalıyor. Uzun sürerse bu ataklar şuur kaybı oluyor. Netice olarak şu denebilecek bir tanı konulamadı. Sadece belirti ve klinik mevcut anlatabileceğim, belgeleyebileceğim. Atak sırasında o esnada fotoğrafları çekebildim mesela anlatabilmek adına. Zaten hep istirahat anında oluyor, hiçbir zaman efor sarf ederken olmadı, hep istirahat halinde oldu.Kafa karıştıran en fazla bu oluyor, bilinenin aksine istirahat halinde gelmesi. Bir defasında da uykuda olmuştu, uykudan uyandırmıştı ve acilde sonlanmıştı. Bu hastalığı, belirtileri yapabilecek tüm branşlara, önde gelen hastane ve merkezlere gittim.Araştırmalar yapıldı fakat bir neticeye varılamadı, bunu şu hastalık yapabilir denilemedi maalesef. Bu süreçte toplamda 20 tane hastane gezdim ve 30 tane tabip gördü fakat bir ön tanıya bile varılamadı. Çaresiz bir şekilde atakları yaşıyorum” diye konuştu.”HASTALIĞIN ADI BİLE YOK”Çocuklarının büyüdüğüne şahitlik edebilmek istediğini söyleyen ana Aynur, “Yaşamak, iyi olmak istiyorum. Sesimi duyurmak istiyorum, kendi çabamla bir yerlere ulaşmaya çalıştım. Umarım sesimi duyurabilir, bir sonuca varabilecek duruma gelebiliriz. Üç çocuk annesiyim. Her diri gibi yaşamak istiyorum, yaşama hakkımın olduğunu düşünerek yaşama hakkıma sarılmak istiyorum. Tanı alıp, tedavi olmak istiyorum, iyileşmek istiyorum.”ÇOCUKLARIMIN BÜYÜMELERİNE TANIKLIK ETMEK İSTİYORUM”Çocuklarımın büyümelerine her ana gibi şahitlik etmek istiyorum, emek harcamak istiyorum. Sadece tanı alabilmek ve iyi olmak istiyorum hepsi bu. Benim yaşadığım hastalığın adı bile yok, 112 sıhhat ekipleri geldiğinde ben ne diyeceğimi bile bilemiyorum. Neyin mevcut dediklerinde söyleyemiyorum, bu fazla fena bir şey. Son geçireceğim ataktan sonra yürek kasım fazla yorulduğu için belki de hayatımı kaybedeceğim. Uzun bir süredir direniyorum ve bunun daha da kötüye gittiğini hissediyorum” şeklinde konuştu.”HER ATAK ESNASINDA ÖLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”Aynur’un komşusu olan ve geçirdiği ataklara tanık olan Berrak Sezince, “Birçok kere hastanelere gittik ve atak sırasında ben de onla beraber bulundum. Çok fena anlar geçirdik. Birçok hastaneye gittik ve tanı alamadık. Ambulanslar geldi, hastalıktan bahsedemedik, çünkü tanının ne olduğunu bilmiyoruz ve onlar da bu durumu saptayamıyorlar zaten.Aynur ablamın atak sırasında her seferinde öleceğini düşünüyorum, çünkü oksijen seviyesi ve nabzı düşüyor. Ve bana ne olur yardım et, lütfen ambulansı fasıla diyor, her seferinde aynı senaryo oluyor. Bir sonuç bulamıyoruz maalesef, gene elimiz abes dönüyoruz. Bu durumda bize yardımcı olacak insanların, doktorların lütfen bize ulaşmalarını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.VASİYETİNİ YAZDITanı konulamayan kadının kardeşi Uğur Koç ise, “Kardeşimin karşılaştığı ve tanısı konulamayan hastalık 2 yıl önce korona virüs çıktıktan bir süre sonra başladı. İlk başlarda tedirgindik, malum insanlar hastaneye gitmeye, önlerinden bile geçmeye çekinirken biz 24 saatimizi orada geçirme durumlarımız oldu. Sırf sağlığı ile alakalı bir teşhis konulabilsin diye. Bu hastalığa bir çare, teşhis bulunamadı yani. Gitmediğimiz şehir, hastane kalmadı. Tedavi uygulattık, hocalara bile gittik yeri geldi fakat bir çözüm bulunamadı henüz.Bu nöbetler sıklaşmaya başladı, sıklaşınca bu sefer kardeşim her lahza ölebileceğim korkusuyla vasiyet bile yazmış kendisi. Terzi kendi söküğünü dikemez diyorlar, sıhhat sektöründe, insanlara sağlıkta yardımcı olmaya çalışan bir insan kendi yarasına bir merhem bulamıyor. Tıbbın bu kadar çaresiz kalacağını düşünemiyorum, ümidimi kaybetmiyorum. Kimin bilgisi konuyu yetmeye çözerse yardımcı olmasını umuyoruz” dedi.Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.ÖNE ÇIKAN HABERLER2 çocuk annesi battaniyeye sarılı bulundu!Beklenen sağanak geldi, sıcaklıklar düştüFatih’te bodrum katında korkutan yangınAilesi elektrik direğine bağladı, bekçiler kurtardıBUDO’da bazı seferler iptal

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.