
Bir süredir rahatsız olan Türk edebiyatının önemli isimlerinden yazar, senarist ve eleştirmen Selim İleri İstanbul’da hayatını kaybetti. 75 yaşındaki usta yazar için AKM’te tören düzenlendi.
Kadın kategorisinde genel olarak Moda başta olmak üzere Kadın’a dair her şey yer almaktadır.

Bir süredir rahatsız olan Türk edebiyatının önemli isimlerinden yazar, senarist ve eleştirmen Selim İleri İstanbul’da hayatını kaybetti. 75 yaşındaki usta yazar için AKM’te tören düzenlendi.







Çanakkale Destanı’nın anlatıldığı “Çanakkale 1915 Savaş Malzemeleri Gezici Müzesi” İzmir’in Seferihisar ilçesinde ziyaretçilerini ağırlıyor.
Seferihisar Belediyesi Düğün Salonu’nda kapılarını açan sergide, askerlere ait eşyalar ile savaşta kullanılan mühimmat yer alıyor. Müze Koordinatörü Cengiz Yürükaslan, okul idarecilerinin getirdiği öğrencilere bilgi verdiklerini söyledi.
Gezici müze sayesinde 15 yılda yaklaşık 10 milyon öğrenci ve vatandaşı Çanakkale ile buluşturduklarını belirten Yürükaslan, şunları kaydetti: “Müzemizin bize özel birçok yönü var. Çok özel olarak hazırlandı müzemiz. Bu malzemeler hem dışarıdan hem müzelerden hem koleksiyonerlerden hem de köylülerden alınan eşyalarla tam bir karma oluşturuyor. Çanakkale’nin bilinmeyen yönlerine ışık tutan malzemeler var müzemizde. Ayrıca anlatım tablolarımız bulunuyor. Her gittiğimiz yere Çanakkale’mizde yatan şehitliğimizi götürüyoruz. Hakkari’den Çukurca’ya, Van’dan Erzurum’a kadar her yere taşıdık müzemizi. Şimdi de Ege ilçelerini dolaşıyoruz. Bu hafta Seferihisar’dayız. Daha önce Urla ve Karaburun’a gittik. Bundan sonra Çeşme’ye geçeceğiz.” Gezici müze, 11 Ocak Cumartesi gününe kadar ziyarete açık olacak.

Oscar Ödülleri’nde Chris Rock’a attığı tokatla uzun süre gündemden düşmeyen ABD’li oyuncu Will Smith yeni paylaşımıyla dikkat çekti.





Geçtiğimiz haftanın en çok izlenen yapımları belli oldu. Bu hafta da animasyon türü zirvede. “Rafadan Tayfa: Kapadokya” 238 bin 545 seyirci rakamıyla vizyondaki ikinci haftasında da zirvede. 10 yıl sonra yeniden vizyona giren “Interstellar” ise 14 bin 621 kişi tarafından izlendi. İşte 3-5 Ocak 2025 hafta sonu Türkiye gişe rakamları…











Yıllar sonra aşklarına ikinci bir şans verip evlenen Jennifer Lopez ile Ben Affleck, 2 yıllık evliliklerini sonlandırma kararı aldı. Birkaç ay önce boşanmak için mahkemeye başvuran ikili resmen boşandı.












“Yunus Emre Oratoryosu”, “Op. 9 Özsoy”, “Kerem”, “Gılgameş” ve “Köroğlu” eserlerinin de aralarında bulunduğu birçok operaya imza atan besteci, müzik eğitimcisi, etnomüzikolog Ahmet Adnan Saygun’un, vefatının üzerinden 34. yıl geçti.
Ahmet Adnan Saygun aramızdan ayrılalı 34 yıl oldu. İzmir Milli Kütüphanesinin kurucularından, matematik öğretmeni Mahmut Celalettin Bey ve Zeynep Seniha Hanım’ın çocuğu olarak 7 Eylül 1907’de dünyaya gelen Saygun, 1912’de eğitim hayatına başladığı İzmir’deki Hadika-i Subyan İlkokulunda müzik derslerindeki yeteneğiyle dikkat çekti.
İzmir İttihat ve Terakki Lisesine 1918’de başlayan Saygun, daha sonra müzik öğretmeni İsmail Zühtü Kuşçuoğlu’nun kurduğu dört sesli koroya katıldı. Öğretmeninin önerisi üzerine, 13 yaşındayken ünlü piyano öğretmeni Rossati’den piyano dersleri almaya başlayan Saygun, 1922’de Macar Tevfik Bey ile çalışmalara başladı ve 1923’te Hüseyin Sadettin Arel’den iki ay armoni dersi aldı. Saygun, 1925’te “Musiki Lugati” eserini Fransız La Grande Encyclopedie’den müzikle ilgili makaleleri çevirerek meydana getirmesinin ardından 1926’da İzmir Lisesinde müzik öğretmeni olarak göreve başladı. Maarif Vekaleti’nin açtığı sınavı kazanarak 1928’de Paris’e burslu gönderilen usta sanatçı, ünlü müzik okulu Schola Cantorum’da Vincent D’Idy, Eugene Borrel, Souberbielle, Amedee Gastoue gibi isimlerden ders aldı. Ahmet Adnan Saygun, 1931’de Türkiye’ye döndükten sonra Musiki Muallim Mektebi’ne, 1936’da ise İstanbul Belediye Konservatuvarına kontrpuan ve teori öğretmeni olarak atandı.
İLK TÜRK OPERASI “ÖZSOY”U KALEME ALDI Saygun, 1934’te yöneten Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasını (CSO) yönetirken Atatürk’ün talebiyle, Türkiye’yi ziyaret edecek İran Şahı’na özel ilk Türk operası olan “Op. 9 Özsoy”u bir ay gibi kısa bir zamanda yazdı. Aynı yıl, yine Atatürk’ün talebiyle “Taşbebek” operasını besteledi. “Yunus Emre Oratoryosu”nu 1942’de tamamlayan Saygun, 25 Mayıs 1946’da Ankara’da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde bu eseri seslendirildi ve büyük başarı kazandı. En önemli yapıtı olarak kabul edilen eser, Cumhuriyet dönemi Türk müziğinin en çok seslendirilen eserlerinden oldu ve sonrasında Paris’te ve New York’ta ünlü orkestra şefi Leopold Stokowski yönetiminde seslendirildi. Bu eserle, çocukluğunda İzmir Kemeraltı Çarşısı’nın Dervişler Caddesi’nde Mevlevi dervişlerden duyduğu ezgileri Avrupa ve ABD’ye, Birleşmiş Milletler’e ve eserin sonradan çevrileceği 5 ayrı dile taşıyan sanatçı, 1946’da Ankara Devlet Konservatuarı kompozisyon ve modal müzik öğretmenliğine atandı. Saygun, 1948’de İnönü Armağanı, 1949’da Fransa Milli Eğitim Bakanlığınca Akademik Nişan, 1950’de Akademi Madalyası, 1951’de İtalya Hükümetince 1. Nişan ve Uluslararası Müzik Sosyetesi’nden Sibelius Bestecilik madalyasına layık görüldü.
İLK “DEVLET SANATÇISI” Sanatçı, 1971’de yürürlüğe giren Devlet Sanatçılığı Kanunu çerçevesinde ilk “devlet sanatçısı” ünvanını aldı ve 1981’de Atatürk Sanat Armağanı, 1985’te de “Sanatçı Profesör” ünvanlarına layık görüldü. Ulvi Cemal Erkin, Cemal Reşit Rey, Hasan Ferit Alnar ve Necil Kazım Akses ile “Türk Beşleri” arasında yer alan Saygun, “Kerem”, “Köroğlu”, “Gilgameş” başta olmak üzere üç opera, “Atatürk’e ve Anadolu’ya Destan” adlı koral eserler, 5 senfoni, çeşitli konçertolar, orkestra, koro, oda müziği eserleri, vokal ve enstrümantal parçalar, kitaplar, araştırmalar ve makaleler yazarak sayısız türkü derlemesi yaptı. Ahmet Adnan Saygun, 6 Ocak 1991’de pankreas kanseri nedeniyle hayatını kaybetti. “Türk Halk Musikisinde Pentatonizm”, “Gençliğe Şarkılar: Halkevi ve Mektepler için”, “Rize, Artvin, Kars Havalisi Türkü, Saz ve Oyunlar Hakkında Bazı Malumat”, “Halk Türküleri: Yedi Karadeniz Türküsü ve bir Horon”, “Lise Müzik Kitabı I-II-III”, “Musiki Temel Bilgisi I-II-III-IV” ve “Mod öncesi Ezgilerin Sınıflandırılması” eserlerini kaleme almasının yanı sıra, “Divertimento”, “Suit”, “Ağıtlar”, “Manastır Türküsü”, “Taşbebek”, “Dağlardan Ovalardan”, “Anadolu’dan”, “Töresel Musiki”, “Küçük Şeyler”, “Ayin Raksı”, “Atatürk’e ve Anadolu’ya Destan”, “Dört Arp İçin Üç Türkü” ve “Kumru Efsanesi” gibi eserlere de imza attı.

ABD Başkanı Joe Biden, kendi alanlarında başarılı 19 isme “Başkanlık Özgürlük Madalyası” verdi.






Türk caz müziğinin önemli isimlerinden Önder Bali 86 yaşında hayatını kaybetti. 1960’ların sonlarında “Önder Bali Orkestrası” kuran sanatçı, caz müziğine verdiği katkılarıyla biliniyordu.
Türkiye’de caz müziğinin bayraktar ismi, onlarca esere imza atan, birçok orkestrayı yöneten usta sanatçı Önder Bali 86 yaşında hayatını kaybetti. ÖNDER BALİ KİMDİR? Bali, 1 Mart 1938’de İstanbul’da doğdu. Önce İstanbul Belediye Konservatuarı’na adım attı. Profesyonel müzik hayatına ise 1961’de İstanbul Şehir Armoni Orkestrası’nda başladı. Birçok sanatçıya gazino çalışmalarında, plak kayıtlarında eşlik etti. 1960’ların sonlarında “Önder Bali Orkestrası” isimli bir orkestra kurdu. 1970’te yayımladığı “Bergama Zeybeği / Geçen Yaz” adlı 45’lik plak ile listelerde zirveye çıktı. 1971-1985 yılları arasında İstanbul Şehir Armoni Orkestrası’nda şeflik yaptı. 1977 yılında Bulgaristan’da düzenlenen Altın Orfe Müzik Festivali’nde Semiha Yankı’ya çalan büyük orkestrayı yönetti. Emekliliğinden sonra şehir tiyatroları genel müzik direktörlüğü görevine atandı. Türk Sanat müziğinden halk müziğine klasik eserleri seçkin caz yorumlarıyla harmanlayan Bali, doğu ve batının ortak sesini müziğine yansıttı. Gözleri Aşka Gülen, Ben Gamlı Hazan ve Gülnihal, unutulmaz yorumları arasındadır. Piyanist, besteci ve aranjör Önder Bali, 86 yaşında hayatını kaybetti.

Tekirdağ’da, Türk Edebiyatı’nın “Vatan şairi” Namık Kemal’in eserleri ile vatandaşların evlerinden getirdiği tarihi ve kültürel eşyaların sergilendiği Namık Kemal Evi’ni geçen yıl yerli ve yabancı 8 bin kişi gezdi.
Osmanlı mimarisiyle 19. yüzyılda yapılan Namık Kemal Evi, Tekirdağ Valiliği, Tekirdağ Belediyesi, Namık Kemal Derneği, kamu ve sivil toplum kuruluşları, okullar, öğretmenler ve öğrencilerin desteğiyle restore edildi. Restorasyonun ardından 1993’te ziyarete açılan evde, “Vatan şairi”nin eserleri, arşivi, kitapları, fotoğrafları ve çıkarmış olduğu gazetelerin yanı sıra vatandaşların evlerinden getirdiği tarihi ve kültürel eşyalar da yer alıyor. Namık Kemal Evi, geçen yıl Çin, Japonya, Güney Kore ve Tayvan’ın yanı sıra Avrupa ülkeleri ile farklı şehirlerden binlerce ziyaretçiyi ağırladı. Namık Kemal Derneği Başkanı ve Namık Kemal Evi Sorumlusu Sezai Kurt, AA muhabirine, yerli ve yabancı turistlerin ilgi gösterdiği Namık Kemal Evi’nin kentin simgelerinden birisi olduğunu söyledi. Geçen yılın Namık Kemal Evi için dolu dolu geçtiğini ifade eden Kurt, “Türkiye’de 10’un üzerinde yazar ve şair evi var. İnanıyorum ki bu yazar ve şair evleri arasında Namık Kemal Evi’nin ilk sıralarda, hatta birinci sırada yer aldığını rahatlıkla ama rahatlıkla söyleyebilirim. Niye bunu bu şekil söylüyoruz? Diğer yazar ve şair evleri sadece bir müze olarak kullanılırken burası kültür evi olarak kullanılıyor. Kütüphanesiyle, yayınlarıyla, kitaplarıyla, gazeteleriyle, dergileriyle öğrencilerin faydalandığı bir yer.” dedi. Kurt, Namık Kemal’in Tekirdağ’ın önemli değeri olduğunu ve adının kentte yaşatıldığını dile getirdi. Her sene çok sayıda ziyaretçinin evi ziyaret ettiğini belirten Kurt, “Bu sene ilk defa Çin’den, Güney Kore’den misafirlerimiz geldi. Bunun yanında bir de Tayvan’da yaşayan Tekirdağlı bir kardeşimizim Tayvan’dan Türkiye’ye ve özellikle Tekirdağ’a getirdiği gruplar oldu.” diye konuştu.

Tekirdağ’da, Türk Edebiyatı’nın “Vatan şairi” Namık Kemal’in eserleri ile vatandaşların evlerinden getirdiği tarihi ve kültürel eşyaların sergilendiği Namık Kemal Evi’ni geçen yıl yerli ve yabancı 8 bin kişi gezdi.
Osmanlı mimarisiyle 19. yüzyılda yapılan Namık Kemal Evi, Tekirdağ Valiliği, Tekirdağ Belediyesi, Namık Kemal Derneği, kamu ve sivil toplum kuruluşları, okullar, öğretmenler ve öğrencilerin desteğiyle restore edildi. Restorasyonun ardından 1993’te ziyarete açılan evde, “Vatan şairi”nin eserleri, arşivi, kitapları, fotoğrafları ve çıkarmış olduğu gazetelerin yanı sıra vatandaşların evlerinden getirdiği tarihi ve kültürel eşyalar da yer alıyor. Namık Kemal Evi, geçen yıl Çin, Japonya, Güney Kore ve Tayvan’ın yanı sıra Avrupa ülkeleri ile farklı şehirlerden binlerce ziyaretçiyi ağırladı. Namık Kemal Derneği Başkanı ve Namık Kemal Evi Sorumlusu Sezai Kurt, AA muhabirine, yerli ve yabancı turistlerin ilgi gösterdiği Namık Kemal Evi’nin kentin simgelerinden birisi olduğunu söyledi. Geçen yılın Namık Kemal Evi için dolu dolu geçtiğini ifade eden Kurt, “Türkiye’de 10’un üzerinde yazar ve şair evi var. İnanıyorum ki bu yazar ve şair evleri arasında Namık Kemal Evi’nin ilk sıralarda, hatta birinci sırada yer aldığını rahatlıkla ama rahatlıkla söyleyebilirim. Niye bunu bu şekil söylüyoruz? Diğer yazar ve şair evleri sadece bir müze olarak kullanılırken burası kültür evi olarak kullanılıyor. Kütüphanesiyle, yayınlarıyla, kitaplarıyla, gazeteleriyle, dergileriyle öğrencilerin faydalandığı bir yer.” dedi. Kurt, Namık Kemal’in Tekirdağ’ın önemli değeri olduğunu ve adının kentte yaşatıldığını dile getirdi. Her sene çok sayıda ziyaretçinin evi ziyaret ettiğini belirten Kurt, “Bu sene ilk defa Çin’den, Güney Kore’den misafirlerimiz geldi. Bunun yanında bir de Tayvan’da yaşayan Tekirdağlı bir kardeşimizim Tayvan’dan Türkiye’ye ve özellikle Tekirdağ’a getirdiği gruplar oldu.” diye konuştu.
