Arama: Kadın & Moda

Kadın kategorisinde genel olarak Moda başta olmak üzere Kadın’a dair her şey yer almaktadır.

Usta yazar ve senarist Selim İleri'ye veda: AKM'de tören düzenlendi

Bir süredir rahatsız olan Türk edebiyatının önemli isimlerinden yazar, senarist ve eleştirmen Selim İleri İstanbul’da hayatını kaybetti. 75 yaşındaki usta yazar için AKM’te tören düzenlendi.

Türk edebiyatının usta isimlerinden yazar, senarist ve eleştirmen Selim İleri, 75 yaşında hayatını kaybetti.
Usta yazar için Atatürk Kültür Merkezi’nde tören düzenlendi.
AKM’ düzenlenen tören NTV’nin sevilen programı Gece Gündüz’ün sunucusu Ömer Vatanartıran’a konuşan Prof. Dr. Gül İrepoğlu, “Hepimizin ortak bir değeri Selim İleri. Bu ülkenin yetiştirdiği en büyük edebiyat insanlarından biri. Benim için ise çok yakın bir dost. Onunla o kadar güzel şeyler paylaştık ki…” ifadelerini kullandı.
Ünlü yazar Necip Tosun ise “Selim İleri’nin boşluğu kolay kolay doldurulamaz. Onun hayatına baktığımızda devasa bir külliyat görürüz… Selim İleri, sadece öykü, roman ve şiir yazıp bir kenara çekilmemiş aynı zamanda Türk Edebiyatı’na da hizmet etmiş büyük bir emekçi” dedi.
Selim İleri, 30 Nisan 1949’da İstanbul’un Kadıköy semtinde dünyaya geldi. İleri, 1998 yılında “Devlet Sanatçısı” unvanına, 2012’de de Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne değer görüldü.
Selim İleri, 1970’lerden itibaren roman, öykü, şiir, deneme, tiyatro, anı, inceleme gibi edebiyatın farklı türlerinde nitelikli eserler ortaya koyan, çağdaş Türk edebiyatının üretken kalemlerinden biri oldu.
Edebiyat dünyasına kazandırdığı eserler dışında 20’nin üzerinde senaryo yazan İleri, Yeni Ufuklar, Yeni Dergi, Papirüs, Varlık, Türk Dili, Politika, Dünya, Milliyet, Milliyet Sanat, Gösteri ve Cumhuriyet’in aralarında olduğu birçok gazete ve dergide inceleme, eleştiri yazılarıyla yer aldı.
Köşe yazarlığı da yapan İleri, yazı dizileri hazırladı. Radyo ve televizyonlarda kültür sanat programları sundu.
Read More

Çanakkale 1915 Savaş Malzemeleri Gezici Müzesi, İzmir'de ziyarete açıldı

Çanakkale Destanı’nın anlatıldığı “Çanakkale 1915 Savaş Malzemeleri Gezici Müzesi” İzmir’in Seferihisar ilçesinde ziyaretçilerini ağırlıyor.

Seferihisar Belediyesi Düğün Salonu’nda kapılarını açan sergide, askerlere ait eşyalar ile savaşta kullanılan mühimmat yer alıyor. Müze Koordinatörü Cengiz Yürükaslan, okul idarecilerinin getirdiği öğrencilere bilgi verdiklerini söyledi.

Gezici müze sayesinde 15 yılda yaklaşık 10 milyon öğrenci ve vatandaşı Çanakkale ile buluşturduklarını belirten Yürükaslan, şunları kaydetti: “Müzemizin bize özel birçok yönü var. Çok özel olarak hazırlandı müzemiz. Bu malzemeler hem dışarıdan hem müzelerden hem koleksiyonerlerden hem de köylülerden alınan eşyalarla tam bir karma oluşturuyor. Çanakkale’nin bilinmeyen yönlerine ışık tutan malzemeler var müzemizde. Ayrıca anlatım tablolarımız bulunuyor. Her gittiğimiz yere Çanakkale’mizde yatan şehitliğimizi götürüyoruz. Hakkari’den Çukurca’ya, Van’dan Erzurum’a kadar her yere taşıdık müzemizi. Şimdi de Ege ilçelerini dolaşıyoruz. Bu hafta Seferihisar’dayız. Daha önce Urla ve Karaburun’a gittik. Bundan sonra Çeşme’ye geçeceğiz.” Gezici müze, 11 Ocak Cumartesi gününe kadar ziyarete açık olacak.

Read More

Will Smith  yeni Matrix filminde mi rol alacak? Paylaşımı kafaları karıştırdı

Oscar Ödülleri’nde Chris Rock’a attığı tokatla uzun süre gündemden düşmeyen ABD’li oyuncu Will Smith yeni paylaşımıyla dikkat çekti.

Hollywood’un ünlü ismi Will Smith, Instagram hesabında Matrix filmleriyle ilgili dikkat çeken bir paylaşımda bulundu.
56 yaşındaki oyuncunun paylaştığı videoda şu ifadeler yer alıyor:”1997’de Wachowskiler, Will Smith’e Matrix’te Neo rolünü teklif etti. Smith teklifi geri çevirdi. O zamanlar kendisi için daha uygun olacağına inandığı Wild Wild West filmini seçti. Ama soru hala geçerli: Will Smith, Neo rolünde olsaydı Matrix nasıl olurdu? Uyan Will…”
Matrix serisinde Neo karakterini Keanu Reeves canlandırmıştı. Amerikalı oyuncunun bu paylaşımı, yeni bir Matrix filminin çekileceği ve Smith’in başrolü üstleneceği iddialarına neden oldu.
Yönetmen koltuğunda Barry Sonnenfeld’in oturduğu Wild Wild West filmi, gişede başarısız olmuştu. Matrix filmi ise tüm dünyada fenomen haline gelmişti.
Variety’nin haberine göre, Matrix 5 filminin çekileceği kesinleşti ancak Will Smith’in henüz seride yer alıp almayacağı bilinmiyor.The Martian filminin senaristi Drew Goddard’ın yeni Matrix filminin senaryosunu kaleme alacağı ve yöneteceği biliniyor.
1999’da gösterime giren ve Wachowski Kardeşler tarafından yönetilen Matrix’te Reeves, bildiği hayatın bilinçli makineler tarafından yaratılmış bir simülasyon olduğunu keşfeden bilgisayar programcısı ve hacker Thomas Anderson, nam-ı diğer Neo rolündeydi.
Filmde ayrıca Carrie-Anne Moss, Laurence Fishburne ve Hugo Weaving rol alıyordu.
Read More

Haftanın en çok izlenen filmleri belli oldu (3-5 Ocak 2025 Türkiye gişesi)

Geçtiğimiz haftanın en çok izlenen yapımları belli oldu. Bu hafta da animasyon türü zirvede. “Rafadan Tayfa: Kapadokya” 238 bin 545 seyirci rakamıyla vizyondaki ikinci haftasında da zirvede. 10 yıl sonra yeniden vizyona giren “Interstellar” ise 14 bin 621 kişi tarafından izlendi. İşte 3-5 Ocak 2025 hafta sonu Türkiye gişe rakamları…

10. Hain
7.000
9. Mufasa: Aslan Kral
13.067
8. Hüddam 5: Zuhur
13.450
7. Yıldızlararası
14.621
6. Nosferatu
22.455
5. Çakallarla Dans 7
24.216
4. Doğulu
27.083
3. Moana 2
27.131
2. Tur Rehberi
44.922
1. Rafadan Tayfa: Kapadokya
238.545
Read More

Jennifer Lopez ile Ben Affleck resmen boşandı!

Yıllar sonra aşklarına ikinci bir şans verip evlenen Jennifer Lopez ile Ben Affleck, 2 yıllık evliliklerini sonlandırma kararı aldı. Birkaç ay önce boşanmak için mahkemeye başvuran ikili resmen boşandı.

20 yıl sonra görkemli bir törenle dünyaevine giren Jennifer Lopez-Ben Affleck çiftinden Lopez, Ağustos ayında mahkemeye başvurarak boşanma davası açtı.
People dergisinin haberine göre, Lopez’in Affleck’e boşanma davası açmasından tam 20 hafta sonra anlaşmaya vardı.Jennifer Lopez ile Ben Affleck resmen boşandı.
Çiftin nikah masasına oturmadan önce evlilik sözleşmesi imzalamadığı biliniyor. Tarafların her ikisi de eş desteği talep etmedi ve ikili avukatlık ücretlerinin paylaşılmasını istedi.
Jennifer Lopez, “Jennifer Lynn Lopez” adını tekrar kullanmak için talepte bulundu.
Çiftin resmi ayrılık tarihi ise 26 Nisan. Çift, 2022’de dünyaevine girmişti.
İkili, 2000’lerin başında “Bennifer” adıyla anılıyordu. İkili, 20 yıl önce sürpriz bir ayrılık yaşamıştı. Ancak çift, yıllar sonra yeniden bir araya gelmiş ve 16 Temmuz 2022’de Las Vegas’ta sade bir törenle dünyaevine girmişti.
Çift ardından uzun süre gündemden düşmeyen görkemli bir düğün yapmıştı. Ünlü çift, “Gigli” adlı romantik komedi filminin setinde tanıştı ve arkadaşlıkları daha sonra aşka dönüştü.
Lopez’in Marc Anthony ile evliliğinden iki çocuğu, Ben Affleck’in Jennifer Garner ile evliliğinden ise 3 çocuğu var.
20 yıl sonra bir araya gelen çiftin neden ayrıldığına dair birçok iddia ortaya atıldı. Jennifer Lopez’in “şiddetli geçimsizlik” sebebiyle boşanma davası açtığı Ben Affleck, hakkında ortaya atılan aldatma iddialarenı yalanladı.”DEĞİŞTİM” DEMİŞÇiftin neden boşanma kararı aldığına dair birçok haber yapıldı. Page Six’in haberine göre, Ben Affleck, Lopez’i değiştiğine inandırdı.Affleck’in kendini “değişmiş bir adam” olarak tanıttığı ancak Lopez’in, evlilikleri süresince bu göremediği aktarıldı. 2000’li yıllarda birlikte olan çiftin “kamuoyunun ilişkilerine çok fazla dahil olması” nedeniyle ayrıldığı iddia edilmişti.
Bir kaynak PageSix’e “Kameraların önünde olmadıklarında her şey yolundaydı ancak hayatlarının en mutlu zamanlarında birbirleriyle neredeyse hiç konuşmuyorlardı” dedi.”Ben Affleck, Lopez’e değiştiğini artık farklı bir adam olduğunu söyledi ama bu çok kısa sürdü” ifadelerine yer veren kaynaklar, aktörün özel hayatını zamanla daha gizli tutmak istediğini ve Lopez’in şöhretiyle başa çıkmakta zorlandığını dile getirdi.
Jennifer Lopez, Interview Dergisi’nin 55’inci yılına özel verdiği röportajda ayrılık için “Bu çok zor” dedi. Ayrılık sonrası hislerini “yalnız, korkutucu ve çaresiz” olarak tanımlayan Lopez, bu duyguların kendisini güçlendirdiğini belirtti.
Ayrılığın ardından yaşadığı süreci analiz ettiğini belirten Lopez, “Bu yaz kendime, ‘Bunu bir daha nasıl yaşamak istemiyorum?’ diye sordum. Küçük küçük inceleyip, ‘Tamam, burada hata yaptım, bunu göremedim’ dedim” ifadelerini kullandı.”MUTLU OLACAĞIMI DÜŞÜNDÜM AMA DEĞİLDİM”
Kendisi ve ilişkileri hakkında konuşan ünlü isim, “İlişki içinde olmayı seviyordum ve biriyle yaşlanmak istiyordum. Bu şekilde bütün ve mutlu olacağımı düşünmüştüm ama değildim. Sonunda dersimi aldım; bu sadece 30 yılımı aldı” diye ekledi.
Yeni bir ilişki istemediğini de belirten Jennifer Lopez, “Yalnız kaldığım için biraz heyecanlıyım. Kimseyi aramıyorum çünkü özgür olduğumda neler yapabileceğimi görmek istiyorum. Daha fazlasını istiyorsanız sağlıklı ve bütün olmanız gerekir. Kendinize iyi davranmalısınız. Bunu daha önce anladığımı sanıyordum ama hayır. Bu yaz yalnız kalmam gerektiğine karar verdim, bunu yapabileceğimi kendime kanıtlamak istiyorum” dedi.
Read More

Türkiye'nin ilk Devlet Sanatçısı Ahmet Adnan Saygun anılıyor

“Yunus Emre Oratoryosu”, “Op. 9 Özsoy”, “Kerem”, “Gılgameş” ve “Köroğlu” eserlerinin de aralarında bulunduğu birçok operaya imza atan besteci, müzik eğitimcisi, etnomüzikolog Ahmet Adnan Saygun’un, vefatının üzerinden 34. yıl geçti.

Ahmet Adnan Saygun aramızdan ayrılalı 34 yıl oldu. İzmir Milli Kütüphanesinin kurucularından, matematik öğretmeni Mahmut Celalettin Bey ve Zeynep Seniha Hanım’ın çocuğu olarak 7 Eylül 1907’de dünyaya gelen Saygun, 1912’de eğitim hayatına başladığı İzmir’deki Hadika-i Subyan İlkokulunda müzik derslerindeki yeteneğiyle dikkat çekti.

İzmir İttihat ve Terakki Lisesine 1918’de başlayan Saygun, daha sonra müzik öğretmeni İsmail Zühtü Kuşçuoğlu’nun kurduğu dört sesli koroya katıldı. Öğretmeninin önerisi üzerine, 13 yaşındayken ünlü piyano öğretmeni Rossati’den piyano dersleri almaya başlayan Saygun, 1922’de Macar Tevfik Bey ile çalışmalara başladı ve 1923’te Hüseyin Sadettin Arel’den iki ay armoni dersi aldı. Saygun, 1925’te “Musiki Lugati” eserini Fransız La Grande Encyclopedie’den müzikle ilgili makaleleri çevirerek meydana getirmesinin ardından 1926’da İzmir Lisesinde müzik öğretmeni olarak göreve başladı. Maarif Vekaleti’nin açtığı sınavı kazanarak 1928’de Paris’e burslu gönderilen usta sanatçı, ünlü müzik okulu Schola Cantorum’da Vincent D’Idy, Eugene Borrel, Souberbielle, Amedee Gastoue gibi isimlerden ders aldı. Ahmet Adnan Saygun, 1931’de Türkiye’ye döndükten sonra Musiki Muallim Mektebi’ne, 1936’da ise İstanbul Belediye Konservatuvarına kontrpuan ve teori öğretmeni olarak atandı.

İLK TÜRK OPERASI “ÖZSOY”U KALEME ALDI Saygun, 1934’te yöneten Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasını (CSO) yönetirken Atatürk’ün talebiyle, Türkiye’yi ziyaret edecek İran Şahı’na özel ilk Türk operası olan “Op. 9 Özsoy”u bir ay gibi kısa bir zamanda yazdı. Aynı yıl, yine Atatürk’ün talebiyle “Taşbebek” operasını besteledi. “Yunus Emre Oratoryosu”nu 1942’de tamamlayan Saygun, 25 Mayıs 1946’da Ankara’da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde bu eseri seslendirildi ve büyük başarı kazandı. En önemli yapıtı olarak kabul edilen eser, Cumhuriyet dönemi Türk müziğinin en çok seslendirilen eserlerinden oldu ve sonrasında Paris’te ve New York’ta ünlü orkestra şefi Leopold Stokowski yönetiminde seslendirildi. Bu eserle, çocukluğunda İzmir Kemeraltı Çarşısı’nın Dervişler Caddesi’nde Mevlevi dervişlerden duyduğu ezgileri Avrupa ve ABD’ye, Birleşmiş Milletler’e ve eserin sonradan çevrileceği 5 ayrı dile taşıyan sanatçı, 1946’da Ankara Devlet Konservatuarı kompozisyon ve modal müzik öğretmenliğine atandı. Saygun, 1948’de İnönü Armağanı, 1949’da Fransa Milli Eğitim Bakanlığınca Akademik Nişan, 1950’de Akademi Madalyası, 1951’de İtalya Hükümetince 1. Nişan ve Uluslararası Müzik Sosyetesi’nden Sibelius Bestecilik madalyasına layık görüldü.

İLK “DEVLET SANATÇISI” Sanatçı, 1971’de yürürlüğe giren Devlet Sanatçılığı Kanunu çerçevesinde ilk “devlet sanatçısı” ünvanını aldı ve 1981’de Atatürk Sanat Armağanı, 1985’te de “Sanatçı Profesör” ünvanlarına layık görüldü. Ulvi Cemal Erkin, Cemal Reşit Rey, Hasan Ferit Alnar ve Necil Kazım Akses ile “Türk Beşleri” arasında yer alan Saygun, “Kerem”, “Köroğlu”, “Gilgameş” başta olmak üzere üç opera, “Atatürk’e ve Anadolu’ya Destan” adlı koral eserler, 5 senfoni, çeşitli konçertolar, orkestra, koro, oda müziği eserleri, vokal ve enstrümantal parçalar, kitaplar, araştırmalar ve makaleler yazarak sayısız türkü derlemesi yaptı. Ahmet Adnan Saygun, 6 Ocak 1991’de pankreas kanseri nedeniyle hayatını kaybetti. “Türk Halk Musikisinde Pentatonizm”, “Gençliğe Şarkılar: Halkevi ve Mektepler için”, “Rize, Artvin, Kars Havalisi Türkü, Saz ve Oyunlar Hakkında Bazı Malumat”, “Halk Türküleri: Yedi Karadeniz Türküsü ve bir Horon”, “Lise Müzik Kitabı I-II-III”, “Musiki Temel Bilgisi I-II-III-IV” ve “Mod öncesi Ezgilerin Sınıflandırılması” eserlerini kaleme almasının yanı sıra, “Divertimento”, “Suit”, “Ağıtlar”, “Manastır Türküsü”, “Taşbebek”, “Dağlardan Ovalardan”, “Anadolu’dan”, “Töresel Musiki”, “Küçük Şeyler”, “Ayin Raksı”, “Atatürk’e ve Anadolu’ya Destan”, “Dört Arp İçin Üç Türkü” ve “Kumru Efsanesi” gibi eserlere de imza attı.

Read More

Joe Biden'den 19 ünlü isme Özgürlük Madalyası

ABD Başkanı Joe Biden, kendi alanlarında başarılı 19 isme “Başkanlık Özgürlük Madalyası” verdi.

ABD Başkanı Joe Biden, ülkede verilen en yüksek sivil nişan olan “Başkanlık Özgürlük Madalyası”nı almaya hak kazanan kişilere Beyaz Saray’da yapılan törende madalyalarını taktı.
Fotoğraf: Bono
Beyaz Saray’da düzenlenen törende spor dünyasından müzik ve sinema dünyasına kadar farklı alanlarda 19 kişi onurlandırıldı.
Ödül alanlar arasında Amerikan Vogue dergisinin baş editörü Anna Wintour, U2 grubunun solisti Bono ve milyarder George Soros yer aldı.
Asıl adı Paul David Hewson olan Bono, daha önce Fransa’nın en yüksek nişanına layık görülmüş ve şövalyelik ünvanı almıştı.
Fotoğraf: Denzel Washington
Eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, oyuncu ve yönetmen Denzel Washington, futbolcu Lionel Messi, emekli Los Angeles Lakers basketbol efsanesi ve iş insanı Earvin “Magic” Johnson, Parkinson hastalığının araştırılması ve geliştirilmesi için sık sık açıklamalar yapan oyuncu Michael J. Fox ve nesiller boyu öğrenciler tarafından “Bill Nye Bilim İnsanı” olarak bilinen William Sanford Nye yer alıyor.
Fotoğraf: Anna Wintour
Diğer ödül sahipleri arasında Jane Goodall, Amerikalı moda tasarımcısı Ralph Lauren, Amerikan Film Enstitüsü kurucusu George Stevens Jr, girişimci Tim Gill ve The Carlyle Group küresel yatırım şirketinin kurucu ortağı David Rubenstein yer alıyor.
Fotoğraf:  Hilary Clinton
Biden geçtiğimiz yıl aralarında Medgar Evers, Temsilciler Meclisi Emerita Başkanı Nancy Pelosi, Güney Carolina Temsilcisi James Clyburn ve aktör Michelle Yeoh’un da bulunduğu 19 kişiye Başkanlık Özgürlük Madalyası vermişti.
Fotoğraf: Ralph Lauren
Read More

Sanatçı Önder Bali vefat etti (Önder Bali kimdir?)

Türk caz müziğinin önemli isimlerinden Önder Bali 86 yaşında hayatını kaybetti. 1960’ların sonlarında “Önder Bali Orkestrası” kuran sanatçı, caz müziğine verdiği katkılarıyla biliniyordu.

Türkiye’de caz müziğinin bayraktar ismi, onlarca esere imza atan, birçok orkestrayı yöneten usta sanatçı Önder Bali 86 yaşında hayatını kaybetti.  ÖNDER BALİ KİMDİR? Bali, 1 Mart 1938’de İstanbul’da doğdu. Önce İstanbul Belediye Konservatuarı’na adım attı. Profesyonel müzik hayatına ise 1961’de İstanbul Şehir Armoni Orkestrası’nda başladı.  Birçok sanatçıya gazino çalışmalarında, plak kayıtlarında eşlik etti. 1960’ların sonlarında “Önder Bali Orkestrası” isimli bir orkestra kurdu. 1970’te yayımladığı “Bergama Zeybeği / Geçen Yaz” adlı 45’lik plak ile listelerde zirveye çıktı. 1971-1985 yılları arasında İstanbul Şehir Armoni Orkestrası’nda şeflik yaptı. 1977 yılında Bulgaristan’da düzenlenen Altın Orfe Müzik Festivali’nde Semiha Yankı’ya çalan büyük orkestrayı yönetti. Emekliliğinden sonra şehir tiyatroları genel müzik direktörlüğü görevine atandı. Türk Sanat müziğinden halk müziğine klasik eserleri seçkin caz yorumlarıyla harmanlayan Bali, doğu ve batının ortak sesini müziğine yansıttı. Gözleri Aşka Gülen, Ben Gamlı Hazan ve Gülnihal, unutulmaz yorumları arasındadır. Piyanist, besteci ve aranjör Önder Bali, 86 yaşında hayatını kaybetti.

Read More

Vatan şairi Namık Kemal'in evini 8 bin kişi ziyaret etti

Tekirdağ’da, Türk Edebiyatı’nın “Vatan şairi” Namık Kemal’in eserleri ile vatandaşların evlerinden getirdiği tarihi ve kültürel eşyaların sergilendiği Namık Kemal Evi’ni geçen yıl yerli ve yabancı 8 bin kişi gezdi.

Osmanlı mimarisiyle 19. yüzyılda yapılan Namık Kemal Evi, Tekirdağ Valiliği, Tekirdağ Belediyesi, Namık Kemal Derneği, kamu ve sivil toplum kuruluşları, okullar, öğretmenler ve öğrencilerin desteğiyle restore edildi. Restorasyonun ardından 1993’te ziyarete açılan evde, “Vatan şairi”nin eserleri, arşivi, kitapları, fotoğrafları ve çıkarmış olduğu gazetelerin yanı sıra vatandaşların evlerinden getirdiği tarihi ve kültürel eşyalar da yer alıyor. Namık Kemal Evi, geçen yıl Çin, Japonya, Güney Kore ve Tayvan’ın yanı sıra Avrupa ülkeleri ile farklı şehirlerden binlerce ziyaretçiyi ağırladı. Namık Kemal Derneği Başkanı ve Namık Kemal Evi Sorumlusu Sezai Kurt, AA muhabirine, yerli ve yabancı turistlerin ilgi gösterdiği Namık Kemal Evi’nin kentin simgelerinden birisi olduğunu söyledi. Geçen yılın Namık Kemal Evi için dolu dolu geçtiğini ifade eden Kurt, “Türkiye’de 10’un üzerinde yazar ve şair evi var. İnanıyorum ki bu yazar ve şair evleri arasında Namık Kemal Evi’nin ilk sıralarda, hatta birinci sırada yer aldığını rahatlıkla ama rahatlıkla söyleyebilirim. Niye bunu bu şekil söylüyoruz? Diğer yazar ve şair evleri sadece bir müze olarak kullanılırken burası kültür evi olarak kullanılıyor. Kütüphanesiyle, yayınlarıyla, kitaplarıyla, gazeteleriyle, dergileriyle öğrencilerin faydalandığı bir yer.” dedi. Kurt, Namık Kemal’in Tekirdağ’ın önemli değeri olduğunu ve adının kentte yaşatıldığını dile getirdi. Her sene çok sayıda ziyaretçinin evi ziyaret ettiğini belirten Kurt, “Bu sene ilk defa Çin’den, Güney Kore’den misafirlerimiz geldi. Bunun yanında bir de Tayvan’da yaşayan Tekirdağlı bir kardeşimizim Tayvan’dan Türkiye’ye ve özellikle Tekirdağ’a getirdiği gruplar oldu.” diye konuştu.

Read More

Tekirdağ’da, Türk Edebiyatı’nın “Vatan şairi” Namık Kemal’in eserleri ile vatandaşların evlerinden getirdiği tarihi ve kültürel eşyaların sergilendiği Namık Kemal Evi’ni geçen yıl yerli ve yabancı 8 bin kişi gezdi.

Osmanlı mimarisiyle 19. yüzyılda yapılan Namık Kemal Evi, Tekirdağ Valiliği, Tekirdağ Belediyesi, Namık Kemal Derneği, kamu ve sivil toplum kuruluşları, okullar, öğretmenler ve öğrencilerin desteğiyle restore edildi. Restorasyonun ardından 1993’te ziyarete açılan evde, “Vatan şairi”nin eserleri, arşivi, kitapları, fotoğrafları ve çıkarmış olduğu gazetelerin yanı sıra vatandaşların evlerinden getirdiği tarihi ve kültürel eşyalar da yer alıyor. Namık Kemal Evi, geçen yıl Çin, Japonya, Güney Kore ve Tayvan’ın yanı sıra Avrupa ülkeleri ile farklı şehirlerden binlerce ziyaretçiyi ağırladı. Namık Kemal Derneği Başkanı ve Namık Kemal Evi Sorumlusu Sezai Kurt, AA muhabirine, yerli ve yabancı turistlerin ilgi gösterdiği Namık Kemal Evi’nin kentin simgelerinden birisi olduğunu söyledi. Geçen yılın Namık Kemal Evi için dolu dolu geçtiğini ifade eden Kurt, “Türkiye’de 10’un üzerinde yazar ve şair evi var. İnanıyorum ki bu yazar ve şair evleri arasında Namık Kemal Evi’nin ilk sıralarda, hatta birinci sırada yer aldığını rahatlıkla ama rahatlıkla söyleyebilirim. Niye bunu bu şekil söylüyoruz? Diğer yazar ve şair evleri sadece bir müze olarak kullanılırken burası kültür evi olarak kullanılıyor. Kütüphanesiyle, yayınlarıyla, kitaplarıyla, gazeteleriyle, dergileriyle öğrencilerin faydalandığı bir yer.” dedi. Kurt, Namık Kemal’in Tekirdağ’ın önemli değeri olduğunu ve adının kentte yaşatıldığını dile getirdi. Her sene çok sayıda ziyaretçinin evi ziyaret ettiğini belirten Kurt, “Bu sene ilk defa Çin’den, Güney Kore’den misafirlerimiz geldi. Bunun yanında bir de Tayvan’da yaşayan Tekirdağlı bir kardeşimizim Tayvan’dan Türkiye’ye ve özellikle Tekirdağ’a getirdiği gruplar oldu.” diye konuştu.

Read More