Arama: Kadın & Moda

Kadın kategorisinde genel olarak Moda başta olmak üzere Kadın’a dair her şey yer almaktadır.

Kevin Costner tüm servetini bu filmlere adadı: Her şeyimi verdim

Kurtlarla Dans, Robin Hood: Hırsızlar Prensi ve The Bodyguard gibi filmlerde yer alan ünlü aktör Kevin Costner, yeni filmi Horizon: An American Saga’yı çekebilmek için cebinden para vermek zorunda kaldığını açıkladı.

Hollywood’un usta oyuncuların Kevin Costner, yeni filmi “Horizon: An American Saga”yı Cannes Film Festivali’nde tanıttı.
69 yaşındaki oyuncu, 10 dakika boyunca alkışlanan filminin gösterimi esnasında duygulu anlar yaşadı.
Costner’ın dört filmden oluşan “An American Saga” serisinin bütçesini bulmakta zorlandığı iddia edilmişti.
Oyuncu “Bu film için 20 milyon dolar harcadığımı söylemişlerdi. Bu doğru değil. Bu filme tam 38 milyon dolar harcadım. Gerçek bu. Gerçek rakam bu” dedi.
Costner, adını vermediği iki yatırımcı ile Horizon: An American Saga adlı ilk filmin yapımcılığını üstlendi.
Dört filmden oluşan serinin ilk iki filmi bu yaz, sinemalarda vizyona girecek. Coster, şimdiden üçüncü filmi çekmeye başladı bile. Ancak son iki filmin bütçesinin hala yeterli olmadığı belirtildi.
Oyuncu “Ne olursa olsun o filmler çekilecek henüz bütçeyi bulamadık” ifadelerini kullandı.
Yatırımcı arayışında olan Costner, “Her şeyimi bu filme verdim. İçinden geldiği gibi davranan, duygusal, parası olan ve Batı’ya gidecek birine ihtiyacım var” dedi.
Filmin kadrosunda Sienna Miller, Sam Worthington, Giovanni Ribisi, Jena Malone, Abbey Lee, Michael Rooker, Danny Huston, Luke Wilson, Isabelle Fuhrman, Tatanka Means, Owen Crow Shoe, Jamie Campbell Bower ve Thomas Haden Church gibi isimler yer alıyor.
Başrolde yer alan Kevin Costner filmin hem yönetmeni hem de senaristlerinden.
Film, İç Savaş’tan önce ve sonrasında 15 yıllık bir süreci kapsıyor.
daha fazla oku

Maymunlar Cehennemi: Yeni Krallık zirvede (17-19 Mayıs Türkiye gişesi)

Maymunlar Cehennemi: Yeni Krallık filmi, vizyondaki ikinci haftasında da zirvede. 53 bin 537 seyirci tarafından izlenen filmi, animasyon türündeki Kung Fu Panda 4 takip etti. İşte 17-19 Mayıs hafta sonunda Türkiye’de en çok seyredilen 10 film ve seyirci sayıları…

10.  Üç Silahşörler: D’Artagnan
1.903
9. Meraklı Kedinin 10 Yaşamı
2.562
8. Dünya Malı-Eksi Bir
2.979
7. Tombul Mombul Takımı: Sırt Sırta
4.375
6. Alem-i Cin 5: Azap
6.384
5. Tarot
11.764
4. Ziyaretçiler: Bölüm 1
12.870
3. Hayali Arkadaşlar
18.874
2. Kung Fu Panda 4
21.088
1. Maymunlar Cehennemi: Yeni Krallık
53.537
daha fazla oku

Sivas'taki müzede tabiat tarihi 3 bin örnekle anlatılıyor

Sivas’taki Tabiat Tarihi Müzesi’nde çeşitli bitkiler ile yaklaşık 9 milyon yıllık fil fosilinden yaban hayvanlarının tahnitlerine kadar 3 bin örnek sergileniyor.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesince üniversite yerleşkesindeki 4 Eylül Kültür Merkezi’nde oluşturulan müzede, jeolojik örneklerden fosil örneklerine, bitki örneklerinden sulak ve kara ekosistemin temsilcilerine kadar çok sayıda materyal yer alıyor.

Ağırlıklı olarak Sivas yöresine ait örneklerin sergilendiği müzede, ülkenin çeşitli yerlerinden ve yurt dışından getirilen fosiller de dikkati çekiyor. Tabiat Tarihi Müzesi Müdürü Prof. Dr. Nazire Özgen Erdem, AA muhabirine, müzenin Şubat 2022’de ziyarete açıldığını söyledi. Müzenin yaklaşık 1000 metrekarelik alana kurulduğunu belirten Erdem, “Hem Sivas’ın hem ülkemizin doğasına ait örnek barındırıyor.” dedi.

Erdem, Sivas’ın maden kenti olduğunu anlatarak, “Sivas’ta çıkan madenlere ait örnekler sergiliyoruz. Çeşitli minerallere ait sergi alanlarımız var, madenler, kayaçlar ve geçmiş dönemlerde yaşamış canlıların kalıntıları olan fosillere ait çok değerli materyallerimiz var. Aynı zamanda günümüz doğasının bitkilerine ve hayvanlarına ait köşeler oluşturduk.” diye konuştu.

“ÖZEL STATÜYE SAHİP TEK MÜZEYİZ”

Öğrencilere ekosistemleri anlattıklarını dile getiren Erdem, şunları kaydetti: “Müze açıldıktan sonra hem kurumsallaşmak hem de müze kelimesini kullanabilmek için Kültür ve Turizm Bakanlığına başvurarak ‘özel müze’ statüsü almak istedik. Denetimden geçerek 2022 yılı Temmuz ayında ‘özel müze’ statüsü aldık. Arka planında Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezimiz var. Bilimsel altyapıyı sağlayan ve araştırma merkezi olan ‘özel müze’ statüsüne sahip tek müzeyiz. O açıdan bu durumu çok önemsiyoruz.”

Tabiat tarihi müzelerinin en önemli görevlerinin eğitim ve araştırma olduğunu vurgulayan Erdem, müze açıldıktan sonra yoğun şekilde eğitim çalışmaları yürüttüklerini söyledi. Erdem, öğrencilerin derslerde gördükleri teorik bilgileri müzede dokunarak pekiştirdiğini belirterek, nitelikli eğitime katkı sağladıklarını ifade etti. “EN ÇOK İLGİYİ FİL FOSİLİ GÖRÜYOR”

Aynı zamanda fosil uzmanı olduğunu aktaran Erdem, müzede en çok fosiller köşesinin ilgi gördüğünü vurguladı. Oldukça zengin bir koleksiyonlarının olduğunu aktaran Erdem, şu bilgileri paylaştı: “En büyük ilgiyi 9-10 milyon yıl önce Sivas’ta yaşamış bir file ait fosil kemiklerimiz görüyor. Aynı zamanda Sivas civarında bulduğumuz deniz kestanesi, deniz yıldızı fosilleri ilgi çekiyor. Yine günümüzden 540 milyon yıl önce yaşamış bir hamam böceğine ait fosilimiz ziyaretçilerimizin çok ilgisini çekiyor. Balık fosilleri de ilgi çeken örneklerimizden.”

daha fazla oku

Can Evrenol imzalı Sayara filminin prömiyeri Cannes'da yapıldı

Yönetmen koltuğunda Can Evrenol Sayara filmi, Cannes Film Festilvali’nde gösterildi. Filmde Duygu Kocabıyık, Emre Kızılırmak, Özgül Koşar gibi isimlerler yer alıyor.

Korku-suç ve aksiyon öğelerini bir arada barından Türk filmi Sayara Cannes’da gösterildi.
Yapımını Inter Yapım’ın, uluslararası dağıtımını Inter Medya’nın üstlendiği Sayara’nın yönetmen koltuğunda Can Evrenol oturuyor. Senaryosu da Can Evrenol tarafından kaleme alınan filmin oyuncu kadrosunda Duygu Kocabıyık, Emre Kızılırmak, Özgül Koşar yer alıyor.
Türkmenistanlı sessiz bir spor salonu temizlikçisi olan Sayara’nın kız kardeşinin, kontrolden çıkarak caniye dönüşen bir arkadaş grubu tarafından öldürülmesinin ardından başlayan intikam hikayesi oldukça sert görüntülere sahne oluyor. 
Sayara’nın Cannes Film Festivali’ndeki gösterimi 18 Mayıs Cumartesi akşamı Cinema Olympia 3’te gerçekleştirildi.
Gösterim sonrasında Sayara, yoğun ilgi gördü. Filmin türünün meraklıları tarafından tamamı doldurulan salonda soluksuz dakikalar yaşandı.
Gösterime pek çok farklı ülkeden festival konuğu katılım gösterdi ve Sayara farklı festivallerden davetler aldı.
Dünya prömiyerini geçtiğimiz ay İstanbul Film Festivali’nde Mayınlı Bölge kapsamında gerçekleştiren Sayara, uluslararası prömiyerini Cannes Film Festivali Fantastic Gala çerçevesinde yaptı.
İstanbul Film Festivali’nde Sayara’nın her iki seansının da biletleri satışa çıktığı üçüncü günden tükenmişti.
Sayara, Türkiye’de 21 Haziran tarihinde vizyona girecek.
daha fazla oku

21. Akdamar Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Şenliği başladı

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünce düzenlenen “Van Akdamar Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Şenliği”nin 21’incisi, Van Devlet Tiyatrosunun ev sahipliğinde başladı.

Van Akdamar Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Şenliği başladı. Şenliğin ilk gününde masal kahramanlarının kostümlerini giyen minik sanatseverler ile palyaço kostümlü oyuncular, kortej yürüyüşü yaptı. Beşyol Meydanı’ndan başlayıp Van Devlet Tiyatrosunun önünde son bulan yürüyüş, renkli görüntülere sahne oldu. Yürüyüşün ardından öğrenciler, Sivas Devlet Tiyatrosu oyuncularının sahnelediği “Peter Pan” oyununu izledi. Van Devlet Tiyatrosu Müdürü Ferdi Erkmen, AA muhabirine, Akdamar Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Şenliği’nin bu yıl 21’incisini düzenlediklerini söyledi. Çocukları ve gençleri tiyatroyla buluşturmayı amaçladıklarını belirten Erkmen, “Şenliğimize yaklaşık 300 çocuk katıldı. Etkinlik süresince 25 bin çocuk ve gence ulaşmayı hedefliyoruz. Herkesi bekliyoruz. Tiyatro oyunlarımızı izleyebilir, atölyelerimizde vakit geçirebilirler. Çocuklarla bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” diye konuştu. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tiyatro Topluluğu oyuncusu Havin Kaya da şenlikte güzel vakit geçirdiklerini dile getirerek, “Tiyatroya başlayan bir daha bırakamıyor. Uzun yıllardır oyunculuk yapıyorum. Sahnede olmayı çok seviyorum. Çocuklara ve gençlere tiyatro sevgisini aşılamaya çalışıyoruz. Birçok oyunu sergiliyoruz. Etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederim.” ifadelerini kullandı. Çocuklardan Meral Sağ da “Tiyatro oyunlarını çok seviyorum. Çok eğleniyoruz. Güzel bir gün geçirdim. Herkese teşekkür ederim.” dedi. Birçok etkinliğin yapılacağı şenlik, 29 Mayıs’ta sona erecek.

daha fazla oku

Türkiye Kültür Yolu Festivali Almanya'da tanıtıldı

Türkiye’nin en geniş uluslararası festivali “Türkiye Kültür Yolu Festivali”nin, Almanya’da düzenlenen Sanat Festivalleri Zirvesi 2024’de tanıtımı yapıldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Kuzey Avrupa’nın müzikal zenginliğini bir araya getiren Usedom Müzik Festivali’nin ev sahipliğinde düzenlenen Sanat Festivalleri Zirvesi’nde, Türkiye Kültür Yolu Festivalinin tanıtıldı. Avrupa Festivaller Birliği (EFA) Genel Kurulu Sanat Festivalleri Zirvesi 2024, bu sene 40 ülkeden 230 delege ve 130 festivali ağırladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğünce tüm ayrıntılarıyla katılımcılara anlatılan Türkiye Kültür Yolu Festivali bu zirve ile EFA üyeliğini de resmileştirmiş oldu. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin bu yıl ikinci durağı Şanlıurfa Türkiye’nin özgün kültür ve sanatını uluslararası kültür ve sanat formlarıyla harmanlan Türkiye Kültür Yolu Festivali 4’üncü kez sanatseverlerle buluştu. Adana Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı ile bu yıl başlangıcı yapılan uluslararası kültür ve sanat buluşması katılımcı sayısı ile dünyanın da en büyük festivali olma özelliği taşıyor. Türkiye’nin 7 bölgesindeki 16 şehirde düzenlenecek yaygınlığa ulaşan Türkiye Kültür Yolu Festivali konser, sahne gösterileri, sinema, sergi, atölye, çocuk etkinlikleri, tematik sokak sahneleri, gezici sahneler, söyleşiler gibi pek çok etkinlikle her yaşa ve her kesime hitap ediyor. Kültür ve sanata erişimi kolaylaştıran festival Türkiye’den ve dünyadan farklı sanatçılar ile sanat kurumlarını bir araya getiriyor. Bu yıl 40 bin sanatçının katılımının hedeflendiği festivalin rotalarına 2024’te yeni eklenen 5 şehirle etkinlik düzenlenecek mekan sayısının 600’ün üzerine çıkması hedefleniyor. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin bu yıl ikinci durağında ise inanç turizminin kalbi Şanlıurfa yer alıyor.

daha fazla oku

Leçe işleme sanatıyla yapılan Çingene kızı tablosu ilgi çekti

Kırklareli’nde keçe işleme sanatıyla yapılan “Çingene kızı” tablosu ilgi gördü.

Kırklareli’nde keçe işleme sanatıyla yapılan “Çingene kızı” tablosu ilgi gördü. İl Kültür ve Turizm Müdürü Veli Şen, programda yaptığı konuşmada, müzelerin insanların ortak kültür mirasının gelecek kuşaklara aktarıldığı yerler olduğunu söyledi. Keçe işleme sanatının gelecek kuşaklara aktarmak istediklerini ifade eden Şen, müzecilik faaliyetlerini arttırmak için çalıştıklarını kaydetti. Vali Yardımcısı Elif Canan Tuncer, İl Kültür ve Turizm Müdürü Şen, Müze Müdür Vekili İlknur Yaz sergiyi gezerek keçe sanatçısı Ergül Okan’dan bilgi aldı.Sergide 30 eser arasında bulunan “Çingene kızı” tablosu ilgi gördü. Sergi hafta sonuna kadar açık kalacak.

daha fazla oku

Ayten Gökçer hayatını kaybetti

Tiyatro ve sinemanın usta isimlerinden Ayten Gökçer, 84 yaşında yaşamını yitirdi. Gökçer’in cenazesi yarın Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

Türk tiyatrosunun duayen isimlerinden Ayten Gökçer (84) vefat etti.

Gökçer’in cenazesi 15 Mayıs Çarşamba günü öğle namazının ardından İstanbul’da Zincirlikuyu Mezarlığı’na eşi Cüneyt Gökçer’in yanına defnedilecek.

AYTEN GÖKÇER KİMDİR? Ayten Gökçer, 26 Ocak 1940 yılında Ankara’da dünyaya geldi. 1952 yılında Ankara Devlet Konservatuarı’nın bale bölümüne başlayan Gökçer, 1958 yılında Ankara Devlet Tiyatrosu’nun sanatçı kadrosunda göreve başladı. 1964 yılında tiyatro oyuncusu Cüneyt Gökçer ile dünya evine giren Ayten Gökçer’in Aslı Gökçer Oba adında kızı var.

KAZANDIĞI ÖDÜLLER

1988’de Devlet Sanatçısı olan Ayten Gökçer, pek çok ödül kazandı. 1999 yılında Yılan Hikayesi adlı dizi ile televizyon dizilerinde oynamaya başladı.

Gökçer’in kazandığı ödüllerden bazıları ise şöyle:

1966 – 1967 Sanat Sevenler Derneği Yılın En İyi Kadın Oyuncusu ödülü 1970 – 1971 Sanat Sevenler Derneği Yılın En İyi Kadın Oyuncusu ödülü 1974 Gazeteciler Derneği En İyi Sanatçı ödülü 1975 Gazeteciler Derneği En İyi Kadın Sanatçı ödülü 1976 Tercüman gazetesi okuyucu oyları ile Yılın Sanatçısı ödülü 1982 Ses Mecmuası Yılın En İyi Kadın sanatçısı ödülü 1989 Türk Basın Birliği’nin Yılın En Başarılı Kadın Sanatçısı ödülü 1990 Türk Basın Birliği’nin Yılın En Başarılı Kadın Sanatçısı ödülü 1992 Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü

daha fazla oku

Mona Lisa'ya ait gizem çözüldü mü? Köprü, sıradağlar ve göl eşleştirildi

Jeolog ve Rönesans sanatı tarihçisi Ann Pizzorusso, Leonardo da Vinci’nin, Mona Lisa tablosunda, İtalya’nın Lombardiya bölgesindeki Como Gölü kıyısında yer alan Lecco’nun bazı tanınabilir özelliklerini resmettiğini öne sürdü. Benzerliklerin yadsınamaz olduğunu söyleyen Pizzorusso, “Bu konuda çok heyecanlıyım. Bunun gerçekten bir başarı olduğunu hissediyorum” dedi.

Jeolog ve Rönesans sanatı tarihçisi Ann Pizzorusso, dünyanın en ünlü tablolarından birindeki gizemi çözdüğüne inanıyor. 

Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa’sının arkasındaki manzara sonsuz tartışmalara yol açmış, bazı sanat tarihçileri manzaranın hayali ve idealize edilmiş olduğunu öne sürerken, diğerleri belirli İtalyan yerleriyle çeşitli bağlantılar olduğunu iddia etmiştir. The Guardian gazetesinde yer alan habere göre Ann Pizzorusso, iki uzmanlık alanını birleştirerek Leonardo’nun İtalya’nın Lombardiya bölgesindeki Como Gölü kıyısında yer alan Lecco’nun bazı tanınabilir özelliklerini resmettiğini öne sürdü. Pizzorusso, Leonardo’nun Mona Lisa’daki köprüsünü, dağ sırasını ve gölü Lecco’nun 14. yüzyıldan kalma Azzone Visconti köprüsüyle, bölgeye bakan güneybatı Alpleriyle ve Leonardo’nun 500 yıl önce ziyaret ettiği bilinen Garlate Gölü’yle eşleştirdi. Benzerliklerin yadsınamaz olduğunu söyleyen Pizzorusso, “Bu konuda çok heyecanlıyım. Bunun gerçekten bir başarı olduğunu hissediyorum” dedi. “KÖPRÜYE ODAKLANMAK YETERLİ DEĞİL”

Daha önceki teoriler arasında 2011’de Mona Lisa’daki bir köprü ve yolun İtalya’nın kuzeyindeki küçük bir kasaba olan Bobbio’ya ait olduğu iddiası ve 2023’te Leonardo’nun Arezzo eyaletinde bir köprü çizdiğine dair bulgular yer alıyordu. Ancak Pizzorusso, köprüye odaklanmanın yeterli olmadığını söyledi ve şunları ekledi:

“Kemerli köprü İtalya ve Avrupa’nın her yerinde yaygındı ve birçoğu birbirine çok benziyordu. Sadece bir köprüden yola çıkarak tam yerini tespit etmek imkânsız. Herkes köprüden bahsediyor ama kimse jeolojiden bahsetmiyor.”

Pizzorusso, şöyle devam etti: “Jeologlar resimlere bakmaz, sanat tarihçileri de jeolojiye bakmaz. Sanat tarihçileri Leonardo’nun her zaman hayal gücünü kullandığını söyler ama bu resmi dünyadaki herhangi bir jeoloğa verseniz Lecco hakkında benim söylediklerimi söyleyecektir. Jeolog olmayan biri bile artık benzerlikleri görebilir.”

“ELİMİZDE MÜKEMMEL BİR KANIT VAR”

Lecco’daki kayaların kireçtaşı olduğunu ve Leonardo’nun kayaları gri-beyaz renkte tasvir ettiğini belirten Pizzorusso, “Bu mükemmel, çünkü oradaki kaya türü bu” dedi. Jeolog, Lecco’nun aksine ne Bobbio’da ne de Arezzo’da göl olmadığını da sözlerine ekledi: “Yani Lecco’da elimizde gerçekten mükemmel bir kanıt var.” Daha önceki Leonardo araştırması Kayalıklar Bakiresi’nin her iki versiyonunu da incelemeyi içeriyordu. Paris’teki Louvre’da bulunan ve Londra’daki Ulusal Galeri’de bulunan kopya. Ulusal Galeri 2010 yılına kadar bu resmin asistanlar tarafından yapıldığına inanıyordu ancak restore ettikten sonra Leonardo’nun resmin tamamını kendisinin yapmış olabileceğini açıkladı. Pizzorusso’nun merkezi figürlerin etrafındaki manzaranın bitki örtüsü ve jeolojisi üzerine yaptığı analiz tartışmayı yeniden canlandırdı. O, şu sonuca vardı: “Louvre versiyonundaki botanik mükemmeldir ve nemli, karanlık bir mağarada yetişebilecek bitkileri göstermektedir. Ancak Londra versiyonundaki bitkiler hatalı. Bazıları doğada mevcut değil.” Leonardo’nun öğrencilerine her zaman doğayı doğru tasvir etmenin önemini vurguladığını belirtti.

daha fazla oku

Jeolog ve Rönesans sanatı tarihçisi Ann Pizzorusso, Leonardo da Vinci’nin, Mona Lisa tablosunda, İtalya’nın Lombardiya bölgesindeki Como Gölü kıyısında yer alan Lecco’nun bazı tanınabilir özelliklerini resmettiğini öne sürdü. Benzerliklerin yadsınamaz olduğunu söyleyen Pizzorusso, “Bu konuda çok heyecanlıyım. Bunun gerçekten bir başarı olduğunu hissediyorum” dedi.

Jeolog ve Rönesans sanatı tarihçisi Ann Pizzorusso, dünyanın en ünlü tablolarından birindeki gizemi çözdüğüne inanıyor. 

Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa’sının arkasındaki manzara sonsuz tartışmalara yol açmış, bazı sanat tarihçileri manzaranın hayali ve idealize edilmiş olduğunu öne sürerken, diğerleri belirli İtalyan yerleriyle çeşitli bağlantılar olduğunu iddia etmiştir. The Guardian gazetesinde yer alan habere göre Ann Pizzorusso, iki uzmanlık alanını birleştirerek Leonardo’nun İtalya’nın Lombardiya bölgesindeki Como Gölü kıyısında yer alan Lecco’nun bazı tanınabilir özelliklerini resmettiğini öne sürdü. Pizzorusso, Leonardo’nun Mona Lisa’daki köprüsünü, dağ sırasını ve gölü Lecco’nun 14. yüzyıldan kalma Azzone Visconti köprüsüyle, bölgeye bakan güneybatı Alpleriyle ve Leonardo’nun 500 yıl önce ziyaret ettiği bilinen Garlate Gölü’yle eşleştirdi. Benzerliklerin yadsınamaz olduğunu söyleyen Pizzorusso, “Bu konuda çok heyecanlıyım. Bunun gerçekten bir başarı olduğunu hissediyorum” dedi. “KÖPRÜYE ODAKLANMAK YETERLİ DEĞİL”

Daha önceki teoriler arasında 2011’de Mona Lisa’daki bir köprü ve yolun İtalya’nın kuzeyindeki küçük bir kasaba olan Bobbio’ya ait olduğu iddiası ve 2023’te Leonardo’nun Arezzo eyaletinde bir köprü çizdiğine dair bulgular yer alıyordu. Ancak Pizzorusso, köprüye odaklanmanın yeterli olmadığını söyledi ve şunları ekledi:

“Kemerli köprü İtalya ve Avrupa’nın her yerinde yaygındı ve birçoğu birbirine çok benziyordu. Sadece bir köprüden yola çıkarak tam yerini tespit etmek imkânsız. Herkes köprüden bahsediyor ama kimse jeolojiden bahsetmiyor.”

Pizzorusso, şöyle devam etti: “Jeologlar resimlere bakmaz, sanat tarihçileri de jeolojiye bakmaz. Sanat tarihçileri Leonardo’nun her zaman hayal gücünü kullandığını söyler ama bu resmi dünyadaki herhangi bir jeoloğa verseniz Lecco hakkında benim söylediklerimi söyleyecektir. Jeolog olmayan biri bile artık benzerlikleri görebilir.”

“ELİMİZDE MÜKEMMEL BİR KANIT VAR”

Lecco’daki kayaların kireçtaşı olduğunu ve Leonardo’nun kayaları gri-beyaz renkte tasvir ettiğini belirten Pizzorusso, “Bu mükemmel, çünkü oradaki kaya türü bu” dedi. Jeolog, Lecco’nun aksine ne Bobbio’da ne de Arezzo’da göl olmadığını da sözlerine ekledi: “Yani Lecco’da elimizde gerçekten mükemmel bir kanıt var.” Daha önceki Leonardo araştırması Kayalıklar Bakiresi’nin her iki versiyonunu da incelemeyi içeriyordu. Paris’teki Louvre’da bulunan ve Londra’daki Ulusal Galeri’de bulunan kopya. Ulusal Galeri 2010 yılına kadar bu resmin asistanlar tarafından yapıldığına inanıyordu ancak restore ettikten sonra Leonardo’nun resmin tamamını kendisinin yapmış olabileceğini açıkladı. Pizzorusso’nun merkezi figürlerin etrafındaki manzaranın bitki örtüsü ve jeolojisi üzerine yaptığı analiz tartışmayı yeniden canlandırdı. O, şu sonuca vardı: “Louvre versiyonundaki botanik mükemmeldir ve nemli, karanlık bir mağarada yetişebilecek bitkileri göstermektedir. Ancak Londra versiyonundaki bitkiler hatalı. Bazıları doğada mevcut değil.” Leonardo’nun öğrencilerine her zaman doğayı doğru tasvir etmenin önemini vurguladığını belirtti.

daha fazla oku