Arama: Kadın & Moda

Kadın kategorisinde genel olarak Moda başta olmak üzere Kadın’a dair her şey yer almaktadır.

Komedi Vahşi Yaşam Fotoğrafçılığı Ödülleri kazananı belli oldu

Hayvanların ilgi çekici ve komik anlarını gözler önüne seren fotoğrafların yarıştığı Komedi Vahşi Yaşam Fotoğrafçılığı Ödülleri’nde (2024 Comedy Wildlife Photography) kazanan belli oldu. Milko Marchetti’nin “Sıkışıp Kalan Sincap” adlı eseri, yarışmanın kazanan fotoğrafı oldu.

Komedi Vahşi Yaşam Fotoğrafçılığı Ödülleri’nde kazanan belli oldu. Dünyanın dört bir yanından profesyonel ve amatör fotoğrafçılar tarafından çekilen görüntüler, vahşi yaşam fotoğrafçılığının daha esprili tarafına odaklanırken aynı zamanda vahşi yaşamın korunmasını teşvik etmede önemli bir rol oynuyor. Milko Marchetti’nin “Sıkışıp Kalan Sincap” adlı eserinin 9 binden fazla başvuru arasından birinci seçildi. Fotoğraf, 23 Nisan 2022’de İtalya’nın Bagnacavallo kentindeki Podere Pantaleone doğa koruma alanında çekildi. 
İşte farklı kategorilerde ödül kazanan eserler…
Jose Miguel Gallego Molina – “Mantis Flamenca”
Eberhard Ehmke – “Frog in a balloon”
Damyan Petkov – “Whiskered Tern crash on landing”
Przemyslaw Jakubczyk- “Unexpected role swap”
Sarthak Ranganadhan – “Smooching owlets”
Kingston Tam – “Awkward smiley frog”
Tapani Linnanmäki – “Shake ruffle rattle and roll”
Fotoğraf: Flynn Thaitanunde-Lobb
Read More

Time dergisi Yılın İkonu'nu açıkladı

Time dergisi Yılın İkonu’nu açıkladı. Görme kaybı yaşadığını açıklayan Grammy ödüllü İngiliz şarkıcı Elton John, 2024 yılının ikonu seçildi.

50 yıllık müzik kariyerine son verme kararı alan ve görme kaybı yaşayan Grammy ödüllü şarkıcı Elton John, Time dergisi tarafından Yılın İkonu seçildi.
Derginin kapak yıldızı olan 77 yaşındaki efsane sanatçı, inancı, özel hayatı ve merhum annesiyle ilişkisi hakkında birçok açıklamada bulundu.
“Yeni bir plak, yeni bir kitap, yeni bir fotoğraf almanın heyecanını hiç kaybetmedim” diyen Elton John, bir daha asla müzik yapmamak ile bir daha asla müzik dinlememek arasında seçim yapmak zorunda kalsaydı, dinlemeye devam etmeyi seçeceğini belirtti.
Kariyeri boyunca 4 bin 500’den fazla konser veren John, 2023 yılının son aylarında artık turneye çıkmayacağını açıkladı.
Sanatçının turnesini konu alan belgesel “Elton John: Never Too Late” dijital platformda yayınlandı.
Tammy Faye ve The Devil Wears Prada müzikallerinin şarkılarını besteleyen John’un özel eşyaları ve kostümleri geçtiğimiz yıl 20 milyon dolardan fazla bir miktara satıldı.
2024 yılında, şarkıcının 52 senelik şarkısı “Rocket Man” Spotify’da 1 milyar dinlenmeye ulaştı.
John’un, Dua Lipa ile yeniden seslendirdiği “Cold Heart” ise uzun süre müzik listelerinde zirveden inmedi.
Zachary ve Elijah adında oğlu olan John, Time dergisine yaptığı açıklamada “Çocuklarımızı bilerek evde eğitmedik çünkü onların kendi hayatlarının istedikleri gibi tanımlamalarını istiyoruz” açıklamasında bulundu.
John’un hayatı beyazperdeye de aktarıldı.
Rocketman (2019) adını taşıyan filmin yönetmen koltuğunda Dexter Fletcher otururken efsane sanatçıyı Taron Egerton canlandırdı.
Grammy ödüllü İngiliz şarkıcı Elton John, geçtiğimiz aylarda şiddetli göz enfeksiyonu nedeniyle bir gözünde görme kaybı yaşadığını açıklamıştı. 77 yaşındaki yıldız, şarkı sözlerini yazdığı The Devil Wears Prada:The Musical adlı gösteriyi izleyemediğini söyledi. 
Sir Elton John, performansı dinlediğini ancak izlemediğini söyledi. BBC’ye konuşan John, “Performansı izleyemedim ancak dinlemekten keyif aldım” dedi.
John sözlerini “Ön izlemelerin çoğuna gelemedim çünkü bildiğiniz gibi görme yetimi kaybettim. Bu yüzden görmem zor. Ama duyabiliyorum ve bu gece duyduklarım kulağa çok hoş geliyordu” diye tamamladı.
Read More

Amerikan Sapığı filminin yıldızı belli oldu: Austin Butler

Elvis (2022) filmiyle şöhreti yakalayan Austin Butler, usta yönetmen Luca Guadagnino imzalı yeni American Sapığı filminde rol alacak.

Christian Bale’in başrolünü üstlendiği Amerikan Sapığı (American Psycho) filmi yeniden beyazperdeye uyarlanıyor.
Son olarak Challengers filmi ile adından söz ettiren Luca Guadagnino, filmin yönetmen koltuğunda oturacak.
Baz Luhrmann imzalı “Elvis” filminindeki performansıyla Altın Küre kazanan ve Oscar’a aday gösterilen Austin Butler, filmde Patrick Bateman’ı canlandıracak.
Filmde Jacob Elordi’nin rol alacağına dair iddialar ortaya atılmıştı.
Elordi ile Butler’ın ortak noktası ise ikisinin de iki farklı filmde Elvis’i canlandırması. Elordi, Sofia Coppola imzalı Priscilla filminde Elvis Presley’ye hayat vermişti.
Bret Easton Ellis’in romanından uyarlanacak olan film, 2000 yapımı Amerikan Sapığı filminin yeniden çekimi olmayacak. Ellis’in romanı, yepyeni bir filme uyarlanacak.
Butler son olarak Dune: Çöl Gezegeni Bölüm 2’deki performansıyla beğeni toplamıştı. Luca Guadagnino ise şu sıralar Daniel Craig’in rol aldığı Queer ile gündemde.
Bret Easton Ellis’in “American Psycho” romanından uyarlanan film, Manhattan’da yaşayan zengin, kendini beğenmiş bir yatırım bankacısı olan ve bir seri katil olarak çifte hayat yaşayan Patrick Bateman’ı konu alıyor.Amerikan Sapığı filminin yönetmenliğini Mary Harron üstlenmiş ve senaryosunu Harron ve Guinevere Turner kaleme almıştı.
Read More

Bir mor ve ötesi Müzikali: ARAF müzikali sanatseverlerle buluştu

Reha Özcan, Canan Ergüder, Beyti Engin gibi isimlerin rol aldığı “Bir mor ve ötesi Müzikali: ARAF” müzikalinin galası yapıldı

BKM’nin hazırladığı, proje tasarımı ve yönetmenliğini Ömer Fırat Köker’in üstlendiği “Bir mor ve ötesi Müzikali: ARAF”, Maximum Uniq Hall’de gerçekleştirilen gala ile sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Reha Özcan, Canan Ergüder, Beyti Engin, Baran Bölükbaşı ve Şifanur Gül’ün başrolünde yer aldığı müzikalde, “mor ve ötesi” müzik grubunun şarkıları, orkestra eşliğinde sahnelendi Türkiye’deki müzikal örneklerine yeni bir soluk ve bakış açısı getirmeyi amaçlayan gösteri, izleyicileri bir zaman tünelinde yolculuğa çıkarmayı hedefliyor. Shakespeare’in “Hamlet” eserinin, “mor ve ötesi” müzik grubunun şarklarıyla birleştiği müzikalde, Cem Güler, Yunus Emre Terzioğlu, Ece Yaşar, Ayşe Buse Özgel, Ayşegül Aslan Öcal, Bahar Elden, Bartu Ayaz, Beril Korkmaz, Ezgi Acıoğlu, İlteriş Berat Bakırhan, Yağmur Elif Seber ve Zeynep Çötelioğlu da rol aldı. Ekip, gösterim öncesi basın mensuplarının karşısına çıkarak, müzikale ilişkin yöneltilen soruları yanıtladı.

“MUHTEŞEM BİR MÜCADELE” Oyuncu Reha Özcan, müzikalin içerisinde zamanın çok çabuk aktığını kaydederek, “Kostümü değiştirip zamanın içine giriyoruz ve diyalogları geliştiriyoruz. Bu anlamda biraz yorucu ama çok keyifli. Hamlet’i Araf haline getirip, ‘mor ve ötesi’ şarkıları söylüyoruz. Bu bir başkaldırı aslında. Tiyatral ve bütünsel anlamda tüm karşı duruşları seviyorum. Her şeyi parçalamayı da seviyorum. Bu anlamda mor ve ötesi şarkılarıyla bir zaman akışı çıkarmak benim için muhteşem bir mücadele. Çok çalışkan, sevgi dolu, yetenekli insanlarla bir aradayım. Her gün yeni bir şey öğreniyorum.” dedi. Canan Ergüder, en başından beri projenin içinde olduğunu söyleyerek, “Çok heyecan verici buldum fikri. Bence çok dahice bir fikirdi. Sahneye nasıl konulacak, kimler oynayacak? Uzun süren bir prosedür oldu. Sonucunda da muhteşem bir ekiple çalışma fırsatımız oldu. Çok eğlenceli, bambaşka aranjelerle seyircilerin karşısına çıkıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Baran Bölükbaşı, bir müzik tutkunu olarak, projede olduğu için çok şanslı ve mutlu hissettiğini belirterek, “Aynı zamanda böyle bir ekiple denk gelebilmenin de mutluluğu içerisindeyim. İlk sahnem ve tiyatrom. Müzik ve tiyatro gibi bu kadar ‘benden’ olan bir işin içinde olduğum için de şanslıyım.” diye konuştu.

“YAKLAŞIK 4 AY ÇOK BÜYÜK BİR EKİPLE PROVA YAPTIK” Beyti Engin de seyircilerden gelen tepkilerin genelde olumlu olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: “Hepimiz için mutlu edici bir şey çünkü çok fazla emek var. Yaklaşık 4 ay çok büyük bir ekiple prova yaptık. İçinde müziğin böyle yoğun olduğu bir oyunu, kalabalık bir ekiple sahneye çıkarmak bizim için hem muhteşem hem yorucu. Bu ekiple olmasaydı daha yorucu hale gelebilirdi. Bu yüzden bütün çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Onlar sayesinde bu hikayeyi rahatça anlatabiliyoruz.” Şifanur Gül ise gösterinin çok güzel geçtiğini, heyecanlı ve yorgun olduklarını aktararak, “Benim ilk oyunum. Her şey harika gidiyor. İyi ki yapmışım diyorum. Müthiş insanlarla çalışıyorum. O yüzden çok mutluyum.” ifadelerini kullandı.

Uyarlamasını Ayça Seymen, Ömer Fırat Köker ve Seda Güney’in yaptığı müzikalin, müzik direktörlüğünü Kaan Arslan, sahne tasarımını Barış Dinçel, kostüm tasarımını Deniz Bilgili, ışık tasarımını İsmail Sağır, saç ve makyaj tasarımını Murat Polat, hareket tasarımı ve koreografiyi ise Utku Demirkaya üstleniyor.

Read More

Haldun Dormen 70. sanat yılını kutladı

Türk tiyatrosunun önemli isimlerinden Haldun Dormen’in 70. sanat yılı, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenen geceyle kutlandı.

Haldun Dormen’in 70. sanat yılı, görkemli bir geceyle kutlandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı (İBB Kültür) tarafından düzenlenen etkinlik, CRR ve Vehbi Koç Vakfının desteğiyle gerçekleşti.
Tiyatro, sinema ve televizyon dünyasında iz bırakan usta sanatçının 70 yıllık yolcuğunda birlikte çalıştığı, sahneyi paylaştığı ve yetiştirdiği birçok ünlü isim etkinlikte sahne aldı.
Programda Dormen’in çocukluğundan, Amerika’da Yale Üniversitesi’ndeki eğitim hayatına, tiyatro ve sinema macerası ile dostluklarına dair anılar paylaşıldı, müzikal sahne gösterileri yapıldı.
Gecenin sonunda sahneye çıkıp teşekkür eden usta oyuncu Dormen, “Harikasınız. 70 yıl geçtiyse sizlerin sayesinde geçti. Sizler olmasaydınız, ailem, seyircim olmasaydı imkan var mıydı? O yüzden herkese teşekkür ederim.” dedi.
Haldun Dormen’in oğlu Ömer Dormen, çocukluk anılarını, babasının hayatını nasıl kurtardığını, kalabalık sofraları ve ailesiyle anılarını anlattı. Ömer Dormen, usta oyuncunun herkesle beraber çalışıp, paylaşmayı sevdiğini söyledi.
Oyuncu İzzet Günay sahnede, tiyatroda Dormen’in ilk yıllarına tanıklık ettiğini aktararak, şunları kaydetti:
“Haldun’dan gözümü ayırmıyordum. Her gün bir şey öğreniyordum. Haldun’un konuşmasına gerek yoktu. Yanında olduğunuz zaman çok şey öğreniyorsunuz. Turnelerde dekor taşıyordum. Yeri geliyor perdeyi açıyor, kapıyor her şeyi yapıyordum. Haldun’a çok şey borçlu olduğumu biliyorum. Onunla hiç ayrılmadık. Hep birlikte olduk. Benim üniversitem oldu. Nice sağlıklı yıllar diliyorum. Bütün gençleri etrafında görünce gözlerim yaşarıyor. 23 yaşım aklıma geliyor. Gençleri çok seviyorum. Stabil bir tiyatroya hareket getiren insan oldu. Hepimiz onun öğrencileriyiz. Onunla gurur duyuyoruz.”
Oyuncu Suna Keskin, Dormen’in 70 yıllık sanat hayatının 60 yılına şahit olduğunu belirterek, “Dormen Tiyatrosunda oyuncu olduktan sonra çok güzel dostluk kardeşlik, arkadaşlıkla bugünlere gelebilmek gerçekten çok değerli. Hayallerimin kapısını açtığı için sevgili Haldun Dormen’e minnettarım. 70. yılında onu yüreğimle kucaklıyorum. Yürekten söylüyorum minnettarım.” şeklinde konuştu.
Oyuncu Mustafa Alabora ise Dormen’in çok güzel dostluklar kurduğuna değinerek, şu bilgileri verdi:
“Dostluğumuzun başlaması 46 senedir. Haldun kalabalıkları çok sever. Onun evinde kalmayan aktör kalmamıştır. Haldun Dormen’le gerçekten büyük dostluk sürdürdüm. Ben bir gün ona ‘Haldun sen benim dostumsun.’ dedim. Çok kızdı bana. Öyle söylenmez dedi. ‘Ne yapacağız?’ dedim. ‘Ben senin dostunum, diyeceksin.’ dedi. O günden beri kavga ederiz, o mu benim dostum, ben mi onun dostuyum?”
Sanatçı Erol Evgin, “Hep Böyle Kal” isimli parçayı seslendirdikten sonra şunları kaydetti:
“3 Mart 1980’de açtık perdelerimizi. Şan sinemasıydı o zaman. Tiyatro değildi. Haldun Dormen’in yazıp yönettiği bir müzikal, Egemen Bostancı prodüksiyonu. Ben iyi bir tiyatro izleyicisiyim ama tiyatro sahnelerinde rol almadım. Türkiye’nin en büyük aktörleri, aktrisleriyle oynayacağım. Çok heyecanlıyım. Adile Naşit, Turgut Boralı, Nevra Serezli… Mehmet Ali Erbil o zaman daha genç, Asuman Arsan, Ayşen Gruda, birçok tiyatro sanatçısı. ‘Ben bilmiyorum bunları.’ dedim. Bir gün topladım bunları. Şarkı söylüyorum. Bana yardım edin. Ben de size yardım ederim şarkılarla. Öyle anlaştık ve iki yıl, 400 oyun oynadık. Çok güzel anılarımız var.”
Dormen ile 44 yıllık dostluğu olduğunu dile getiren Evgin, “1980’den bugüne dostuz. Ona sağlık ve huzurlu yıllar diliyorum. Hisseli Harikalar Kumpanyası’nın bir aşk teması vardı. Hep öyle kaldı. Atatürk’ün sahneye çıkarttığı ilk Müslüman kadın sanatçı Bedia Muvahhit, belki 10 kez gelmişti oyunumuza.” ifadelerini kullandı.
-“BU AKŞAM SAHNEDE GÖRDÜĞÜMÜZ DEĞERLİ OYUNCULARIN HEPSİ DORMEN’İN ÖĞRENCİSİ”
Oyuncu ve seslendirme sanatçısı Göksel Kortay, 7-8 kişilik dost grubuyla seyahat ettiklerini, o gezilerin her zaman keyifli geçtiğini dile getirdi. Dormen ile anılarını paylaşan Kortay, Londra’da gerçekleşen “Dünya Tiyatro Festivali”nde sahne alma sürecine de değindi.
Kortay, Dormen’in gençlere verdiği öneme değinerek, “Gençlere olan merakı, ilgisi, onları yetiştirmek istemesi, onlarla çalışması… Bu akşam sahnede gördüğümüz değerli oyuncuların hepsi Haldun Dormen’in öğrencisi. Kuşlar müzikalinin bestecisi Terry Davies aramızda. O zaman genç bir yabancı besteci arıyordu. Bize Londra’dan bir müzisyen yolladılar. Kuşları besteledi. Şimdi dünya çapında bir orkestra şefi, besteci ve aranjör oldu. Hollywood, İngiltere ve Almanya koşuşturması arasında buraya geldi. 40 yıldır dostuz, çok vefalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Geceye katılan isimler arasında İBB Kültür Dairesi Başkanı T. Volkan Aslan, Rahmi Koç, Müjdat Gezen, Halil Ergün, Meltem Cumbul, Mehmet Turgut, Ayşe Kökçü, Salih Güney, Tilbe Saran, Işıl Kasapoğlu, Betül Arım, Nedim Saban, Ayça Bingöl, Gürkan Uygun, Neslihan Yeldan, Mert Turak, Atılgan Gümüş, Yosi Mizrahi, Fırat Tanış ve Dormen Akademisi öğrencileri yer aldı.
Oyuncu ve şarkıcı Ayça Varlıer “Jekyll and Hyde” ile “Sokak Kızı Irma”, Halit Ergenç ise “Sen ve Ben” isimli şarkıyı gecede yorumladı.
Read More

Taylor Swift'ten turne ekibine milyon dolarlık jest

Çıktığı dünya turnesiyle rekor üstüne rekor kıran ve şarkıları müzik listelerinin zirvesinden inmeyen Taylor Swift, ekibindeki tüm çalışanlara büyük bir jest yaptı.

Forbes’un “En Güçlü Kadınlar” listesinde beşinci sırada yer alan ve Time dergisi tarafından “Yılın Kişisi” seçilen Taylor Swift, bu yıl dünya turnesiyle adından söz ettirdi.
Müzik kariyeri boyunca aldığı ödüllerle tarihe geçen ABD’li şarkıcı Taylor Swift, “Eras” adlı dünya turnesiyle rekor üstüne rekor kırdı.
Şarkıcının turnesinin 2 milyar dolardan fazla hasılat ettiği açıkladı.
People dergisi, Swift’in bu gelirin 197 milyon dolarını turne çalışanlarına, maaşlarının yanı sıra, ikramiye olarak dağıttığını açıkladı.
197 milyon dolar, turneden elde edilen toplam hasılatın neredeyse yüzde 10’u.
Eras Turnesi’nde çalışan herkesin bu ikramiyeden yararlandığı belirtiliyor. Kamyon şoförleri, yemek tedarikçileri, enstrüman teknisyenleri, ışık, ses, prodüksiyon çalışanları ve asistanları, marangozlar, dansçılar, orkestra, güvenlik, koreograflar, donanımcılar, saç, makyaj, stilist, fizyoterapistler ve video ekibi bu ikramiyeden yararlandı.
Geçtiğimiz yıl ağustos ayında şarkıcı, ekibine 55 milyon dolar ikramiye vermişti.
149 konserlik stadyum turnesi Pazar gecesi Vancouver’da sona erdi. Swift, sahnede ekibine olan takdirini dile getirdi.
2024 boyunca dünya çapında en çok dinlenen şarkılar açıkladı. Listenin zirvesinde kırdığı rekorlarla adından söz ettiren Taylor Swift var. 
Dünyaca ünlü müzik platformu Spotify, en çok dinlenen sanatçı, şarkı, albüm ve podcast’leri duyurdu. Taylor Swift Spotify’da dünya çapında en çok dinlenen sanatçı oldu.
Dünya çapında 26,6 milyardan fazla dinlenmeyle Taylor Swift, üst üste ikinci kez Spotify’ın globalde en çok dinlenen sanatçısı oldu.
Onu sırasıyla The Weeknd, Bad Bunny, Drake ve Billie Eilish takip etti.
Read More

Adile Naşit aramızdan ayrılalı 37 yıl oldu

Yeşilçam filmlerinde sık sık Münir Özkul ve Kemal Sunal ile başrolleri paylaşan ve unutulmaz filmlerde rol alan Adile Naşit ölüm yıl dönümünde anılıyor. Usta oyuncu Adile Naşit’in vefatının üzerinden 37 yıl geçti.

Yeşilçam’ın Hafize Ana’sı Adile Naşit ölüm yıl dönümünde anılıyor. “Hafize Ana” ya da “şevkatli anne” karakterini canlandırdığı Yeşilçam filmlerinde, sık sık Münir Özkul ve Kemal Sunal ile başrolleri paylaşan ve unutulmaz filmlerde rol alan oyuncu Adile Naşit’in vefatının üzerinden 37 yıl geçti.
İşte Yeşilcam’ın dev isimlerinden olan, Adile Naşit’in hayatı ve hakkında bilinmeyenler…
Gerçek adı Adela Özcan olan sanatçı, Münir Özkul, Tarık Akan ve Kemal Sunal ile başrolleri paylaştığı Yeşilçam filmlerinde, şefkatli anne rollerini başarıyla canlandırdı.
Usta sanatçı, Türk tiyatrosunun “Komik-i Şehir” unvanlı tuluat ustası Naşit Bey ile sonradan Emel adını alan Amelya Hanım’ın kızı olarak, 17 Haziran 1930’da İstanbul’da dünyaya geldi.
Dedesi kemani Yorgo Efendi, anneannesi ise zamanın meşhur kantocularından biri olan sanatçı, usta oyuncu Selim Naşit’in de kardeşiydi.
Naşit Bey’in Muhsin Ertuğrul’a oyuncu olması için götürdüğü sanatçı, babasının 1943’te vefat etmesinin ardından oyuncu olmaya karar verdi ve 1944’te çocuk oyunlarıyla tiyatroya başladı
Sanatçı, ilk ve orta öğrenimini bitirdikten sonra 14 yaşında okuldan ayrıldı.
Sinemaya, 1947’de “Yara” filmiyle adım atan Naşit, 1950 yapımı müzikal film, “Lüküs Hayat”taki rolüyle dikkati üzerine çekti.
Adile Naşit, 1948’den 1951’e, komedi oyuncuları Aziz Basmacı ve Vahi Öz’le kurdukları toplulukla çalıştı.
Tiyatro sanatçısı Ziya Keskiner’le 1950’de evlenen sanatçının oğlu Ahmet 1952’de dünyaya geldi ancak kalbindeki delik nedeniyle 16 yaşında hayata veda etti.
Usta oyuncu, 1954’te girdiği Muammer Karaca Tiyatrosunda yaklaşık 6 sene görev yaptı. Sanatçının eşi ve kardeşiyle 1961’de kurduğu Naşit Tiyatrosu, bir süre sonra dağıldı. Adile Naşit, 1963-1975’te Gazanfer Özcan-Gönül Ülkü tiyatrosunda yer aldı.
Tiyatroya 1970’li yıllara kadar daha çok ağırlık veren sanatçı, Yeşilçam’ın en çok ağlatan filmlerinden 1975 yapımı “Bizim Aile”de rol aldı. Sanatçı, 1976’da “İşte Hayat” filmindeki rolüyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı.
Naşit’in eşi Ziya Keskiner 1982’de vefat etti. Sanatçı 16 Eylül 1983’te Cemal İnce ile evlendi.
Oğlu Ahmet’in vefatının ardından çocuklara yönelen Naşit, 1980’de TRT Ankara Televizyonu prodüktörlerinden İlhan Şengün’ün yapımcısı olduğu “Uykudan Önce” adlı çocuk programını sunmaya başladı. Programın ardından daha çok sevilen sanatçı, “masalcı teyze” diye anılmaya başladı.
Usta oyuncu, daha çok Ertem Eğilmez ve Kartal Tibet filmlerinde rol aldı. Sanatçının, Münir Özkul ve Kemal Sunal ile oynadığı filmler halen Türk televizyonlarının en çok izlenen yapımları arasında yer alıyor.
Canlandırdığı rollere verdiği ruh kadar jest ve mimikleriyle de Türk halkının beğenisini toplayan sanatçı, “Hababam Sınıfı”nda haylaz öğrencilere arka çıkan Hafize Ana ve aile temalı filmlerde çocukları için her şeyi göze alan anne karakterleriyle hafızalarda yer edindi. Tiyatro ve sinemada canlandırdığı anne tiplemesi, kendine has üslubu ve kahkahası, onu Türk sinemasının unutulmaz isimleri arasına yerleştirdi.
Canlandırdığı anne karakterleri nedeniyle 1985’te “Yılın Annesi” seçilen unutulmaz oyuncu, kalın bağırsak kanseri sonucu 11 Aralık 1987’de İstanbul’da vefat etti ve cenazesi Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi.
Adile Naşit’in sanatla iç içe geçen 43 yıllık kariyerinde rol aldığı filmlerden bazıları şöyle:
“Yara” (1947), “Lüküs Hayat” (1950), “Abbas Yolcu” (1959), “Vur Patlasın Çal Oynasın” (1970), “Beyoğlu Güzeli” (1971), “Sev Kardeşim” (1972), “Oh Olsun” (1973), “Canım Kardeşim” (1973), “Gariban” (1974), “Hasret” (1974), “Yüz Liraya Evlenilmez” (1974), “Mavi Boncuk” (1974), “Minik Cadı” (1975), “Ah Nerede” (1975), “Çapkın Hırsız” (1975), “İşte Hayat (1975), “Delisin” (1975), “Didar, Bitirimler Sınıfı” (1975), “Haydi Gençlik Hop Hop” (1975), “Pembe Panter” (1975), “Bizim Aile: Merhaba” (1975), “Hababam Sınıfı” (1975), “Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı” (1975), “Süt Kardeşler” (1976), “Hababam Sınıfı Uyanıyor” (1976), “İşte Hayat” (1976), “Gel Barışalım” (1976), “Aile Şerefi” (1976), “Tosun Paşa” (1976), “Şabanoğlu Şaban” (1977), “Sakar Şakir (1977), “Gülen Gözler” (1977), “Hababam Sınıfı Tatilde” (1977), “Kibar Feyzo” (1978), “Sultan” (1978), “Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor” (1978), “Neşeli Günler” (1978), “Köşe Kapmaca” (1979), “Vay Başımıza Gelenler” (1979), “Doktor” (1979), “Renkli Dünya” (1980), “Huzurum Kalmadı” (1980), “Beş Parasız Adam” (1980), “Gırgıriye” (1981), “Hababam Sınıfı Güle Güle” (1981), “Şabancık” (1981), “Adile, Deliler Koğuşu” (1981), “Talih Kuşu” (1982), “Görgüsüzler” (1982), “Buyurun Cümbüşe” (1982), “Adile Teyze” (1982), “Şıngırdak Şadiye” (1982), “Şaşkın Ördek” (1983), “Kuzucuklarım” (1986), “Milyarder” (1986), “Aile Pansiyonu” (1987).”
Read More

Yönetmen Şerif Gören son yolculuğuna uğurlandı

Birbirinden unutulmaz birçok yapıma imza atan ünlü yönetmen Şerif Gören hayatını kaybetti. Usta yönetmen için Atlas Sineması’nda tören düzenlendi. Törene Gören’in meslektaşları, yakınları ve ailesi katıldı. Gören’in cenazesi, Hüseyin Ağa Camii’nden kılınan cenaze namazının ardından Kozlu Mezarlığı’na defnedildi.

22 Kasım’da evinin merdivenlerinden düşüp başını çarpan ve hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınan yönetmen Şerif Gören dün hayatını kaybetti.
80 yaşında vefat eden yönetmen için Beyoğlu Atlas Sineması’nda tören düzenlendi.
Törende konuşan oyuncu Halil Ergün, çok üzgün olduğunu belirterek, “Biraz fazla duygusallaştım çünkü sinema hayatım boyunca her zaman yanımda dost, arkadaş, ustam ve yönetmenim olarak var oldu.” dedi.
Ergün, Yeşilçam sinemasının çok derin bir macera olduğunu dile getirerek, “Türk halkının toplumsallaşmasında çok önemli bir işlev yerine getirmiş bir süreçtir, bir büyük rüzgardır. Bu rüzgarın en önemli kahramanlarından biri de Şerif Gören’di” ifadesini kullandı.
Gören’in cenazesi, Hüseyin Ağa Camii’nden kılınan cenaze namazının ardından Kozlu Mezarlığı’na defnedildi.
Şerif Gören, Cannes Film Festivali’nde ödül kazanan ilk Türk filmi olan Yol’un (1982) yönetmeni. Senaryosu Yılmaz Güney tarafından yazılan, Yılmaz Güney ve Şerif Gören tarafından yönetilen 1981 yapımı filmde Tarık Akan, Şerif Sezer, Halil Ergün, Necmettin Çobanoğlu, Meral Orhonsay gibi isimler rol aldı.
Toplumsal gerçekçilik akımının ikinci kuşağının önde gelen isimlerinden olan Şerif Gören, 14 Ekim 1944’te Yunanistan’ın İskeçe şehrinde dünyaya geldi.
Usta yönetmen Şerif Gören, Tomruk, Sen Türkülerini Söyle, Kurbağalar, Yılanların Öcü gibi önemli yapımlara imza attı.
Read More

Oyunculuğu beğenilmedi! Selena Gomez: Elimden geleni yaptım

Yer aldığı projeler ve müzik listelerinde zirveye yerleşen şarkılarının yanı sıra özel hayatıyla da adından söz ettiren Selena Gomez, “Emilia Perez” adlı filmle gündemde. Cannes ödüllü oyuncu, filmdeki oyunculuğuna dair yapılan olumsuz yorumlara yanıt verdi.

Sosyal medyada en çok takip edilen isimlerden biri olan oyuncu ve şarkıcı Selena Gomez, “Emilia Pérez” filmindeki rolüyle Cannes’da ödüle layık görülmüştü.DÖRT KİŞİYE VERİLDİEmilia Perez filminin dört kadın oyuncusu, En İyi Kadın Oyuncu ödülünü paylaşarak festival tarihine geçti. Jacques Audiard imzalı filmin oyuncuları Zoe Saldana, Selena Gomez, Karla Sofía Gascón ve Adriana Paz, En İyi Kadın Oyuncu ödülünün sahibi oldu.
Oyuncu Eugenio Derbez, Gomez’in filmdeki oyunculuğunu eleştirdi. Derbez, Gomez’in filmde İspanyolca konuşmasının “Filmdeki her sahnesinde arkadaşlarımla birbirimize dönüp ‘Bu ne böyle?’ dedik ” sözleriyle eleştirdi.
Ana dili İspanyolca olmayan Gomez, Jacques Audiard imzalı fimde Jessi del Monte karakterini canlandırıyor.
Eleştirilerin hedefi olan Gomez, TikTok’ta “Nereden geldiğini anlıyorum. Bana verilen sürede elimden gelenin en iyisini yaptığım için üzgünüm. Bu filme ne kadar emek verdiğim gerçeğini değiştirmiyor” yanıtını verdi.
Eugenio Derbez, Gomez’in açıklamasının ardından yaptığı yorumların “savunulacak bir tarafı olmadığını” söyledi ve oyuncudan özür diledi.
Meksika’da geçen filmde avukat Rita, beklenmedik bir teklif alır. Herkesin korktuğu bir kartel patronuna işinden emekli olmakta ve her zaman hayalini kurduğu kadına dönüşmekte yardım etmelidir.
Altın Palmiye ödüllü Jacques Audiard imzası taşıyan film 9 dakika boyunca ayakta alkışlanmıştı. Yönetmen, 2015 yılında Deephan filmiyle Altın Palmiye ödülünü kazanmıştı.
Öte yandan, oyuncu ve şarkıcı Selena Gomez geçtiğimiz haftalarda resmen milyarder statüsüne ulaştı. Bloomberg Milyarderler Endeksi’ne göre, Gomez’in toplam serveti 1,3 milyar dolar.
Gomez, milyarder statüsüne ulaşmasıyla ilgili duygularını dile getirdi.
Çok mutlu olduğunu belirten yıldız, “Ben aslında paradan bahsetmenin çok hoş olmadığını düşünüyorum ama bu statüyü, güzellik ürünlerimi satın alan insanlara borçluyum” dedi.  Şarkıcı sözlerine “Hayallerimi gerçekleştiren kişiler onlardır. Bu yüzden gerçekten çok onur duyuyorum ve mutluyum” diye devam etti.
Read More

İstanbul Modern 20. yılında ziyaretçi rekoru kırdı

Kurulduğu 11 Aralık 2004’ten bugüne kadar 10 milyon ziyaretçiyi ağırlayan, 1 milyonu aşkın çocuk ve genci ücretsiz sanat eğitimleriyle buluşturan İstanbul Modern, 20. yılını rekor ziyaretçi sayıları ve prestijli ödüllerle kutluyor.

Kurulduğu 11 Aralık 2004’ten bugüne kadar 10 milyon ziyaretçiyi ağırlayan, 1 milyonu aşkın çocuk ve genci ücretsiz sanat eğitimleriyle buluşturan İstanbul Modern, 20. yılını rekor ziyaretçi sayıları ve prestijli ödüllerle kutluyor. İstanbul Modern’den alınan bilgilere göre, açılışından bu yana 9 koleksiyon sergisi, 84 süreli sergi, 45 fotoğraf sergisi ve 17 yurt dışı sergisi gerçekleştiren müzede, bir milyona yakın çocuk ve genç, binin üzerinde ücretsiz eğitim programına katıldı. Farklı disiplinlerden 3 bin 500 etkinliğin düzenlendiği müzenin sinemasında ise 4 bine yakın film gösterimi yapıldı. Açıklamada görüşlerine yer verilen İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı, “20 yıl önce hayalini kurduğumuz, önünde kuyrukların oluştuğu ve dünyaca ünlü bir mimarın imzasını taşıyan bir sanat müzesini ülkemize kazandırmış olmak, bizim için büyük bir mutluluk kaynağı. Sanatçılarımızın eşsiz katkılarıyla müzemiz, 20 yıldır Türkiye’nin çok kültürlü birikimine ve evrensel değerlerine ev sahipliği yapıyor. Yenilikçi ve çok yönlü bir müze deneyimi sunarak, her yıl sanatı daha geniş kitlelere ulaştırmaya çalışıyoruz. 20 yaşındaki genç müzemizin, dinamizmi ve yenilikçiliğiyle, geleceğe katkılarını artırarak sürdüreceğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. İSTANBUL MODERN’İ BU YIL BİR MİLYON KİŞİ ZİYARET ETTİ İstanbul Modern’de 2024 yılı, genç sanatçılara alan açan “Zamansız Meraklar” sergisiyle başladı. Sanatçı Olafur Eliasson’un “Senin beklenmedik karşılaşman” sergisi ise 20. yıla özel olarak sanatseverlerle buluştu. Fotoğraf Galerisi, yılın başında Ozan Sağdıç’ın “Fotoğrafçının Tanıklığı” sergisini ağırlarken, yılın sonunda ise İzzet Keribar’ın “Renklerin Yolculuğu” sergisine ev sahipliği yaptı. Türkiye-Japonya ilişkilerinin 100. yılı vesilesiyle Japon sanatçı Chiharu Shiota’nın “Dünyalar Arasında” başlıklı özel bir yerleştirmesi sergilendi. Müze, 2024’ün 11 ayını bir milyon ziyaretçi ile kapatarak, 20 yılın rekorunu kırdı. EĞİTİME ÖZEL ALANLAR İstanbul Modern’in yeni müze binasında özel eğitim alanları da hayata geçirildi. Müze koleksiyonundaki sanatçıların yapıtlarından ilham alınarak tasarlanan Keşif Alanı, doğa ve geri dönüşüm temalı atölyelerin bulunduğu Eco Art Lab ve bilim, teknoloji, mühendislik, sanat ve matematik odaklı eğitim anlayışıyla gençleri ve yetişkinleri sanatla buluşturan Stüdyo STEAM, disiplinlerarası öğrenme alanı olarak tasarlandı. Bir müze çatısı altında kurulan ilk sinema olan İstanbul Modern Sinema, 20 yılda 428 program ile 4 bine yakın film gösterimini sinemaseverlerle buluşturdu. Sinema tarihine ve güncel sinema kültürüne dair gösterim, yayın ve söyleşilerin de düzenlendiği sinema, “Yüzyıllık Aşk” ve “Ustasız Usta: Lütfü Akad” başlıklı sinema sergilerine de ev sahipliği yaptı. İSTANBUL MODERN, ULUSAL VE ULUSLARARASI 46 ÖDÜLE DEĞER GÖRÜLDÜ

Müze, 2004’ten bu yana ulusal ve uluslararası 46 ödülün sahibi oldu. Yeni müze binası ve programları da son bir yılda pek çok prestijli ödüle layık görüldü. Architectural Digest, İstanbul Modern’i “2024’ün Harika Eserleri” listesine dahil etti. National Geographic ise müzeyi “En İyi 20 Kültürel Mekan” arasında gösterdi. ArchDaily’nin kültürel mimari kategorisinde “Yılın Binası” ödülünü kazanan müze, Architecture MasterPrize’da “En İyilerin En İyisi” unvanını, Dünya Mimarlık Festivali’nde (WAF) “Tamamlanmış Yapılar-Kültür” kategorisinde birincilik ödülünü aldı. Müze ayrıca “Bir Hayalin İzinde” başlıklı eğitim programı ile Uluslararası Modern Sanat Müzeleri ve Koleksiyonları Komitesi (CIMAM) tarafından verilen “Üstün Müzecilik Uygulama Ödülü”ne değer görüldü. 20. YILA ÖZEL KİTAP HAZIRLANIYOR

Müzenin 20 yılına özel, kuruluş hikayesini ve yolculuğunu belgeleyen “Bir Müze Hikayesi İstanbul Modern” adlı kitap hazırlanıyor. Yazar Mehmet Altun’un kaleme aldığı eser, müzenin kuruluş sürecini, Türkiye’nin modern sanatına kattığı dönüşümü ve kültür-sanat dünyasına yaptığı katkıları ele alıyor. Kuruculardan sanatçılara, küratörlerden müze çalışanlarına kadar pek çok kişinin anlatımıyla zenginleşen kitabın, müzenin kolektif belleğine ışık tutması amaçlanıyor.

İSTANBUL MODERN HAKKINDA Türkiye’nin ilk modern ve çağdaş sanat müzesi İstanbul Modern’in Galataport içindeki yeni binası, müzenin kurucu sponsoru Eczacıbaşı Topluluğu ve ana sponsoru Doğuş Grubu-Bilgili Holding’in ortak katkısıyla inşa edildi. İstanbul Modern’in yeni binası, dünyadaki simge kültür sanat kurumları ve müzelerin mimarisinde imzası olan Renzo Piano’nun liderliğindeki ekip tarafından tasarlandı.

Read More