Arama: Kadın & Moda

Kadın kategorisinde genel olarak Moda başta olmak üzere Kadın’a dair her şey yer almaktadır.

Matthew Perry'nin ölümüyle bağlantılı 5 kişi tutuklandı

Evinin jakuzisinde ölü bulunan “Friends” dizisinin yıldızı Matthew Perry’nin ölümüyle ilgili soruşturma devam ediyor. Perry’nin “ketaminin akut etkilerinden” dolayı öldüğü açıklanmıştı. Soruşturma kapsamında 5 kişi tutuklandı.

“Friends” dizisinde Chandler Bing karakteri ile en sevilen sitcom karakterlerinden biri haline gelen Matthew Perry’nin ölüm haberi, hem hayranlarını hem de Hollywood dünyasını derinden sarstı. 28 Ekim’de Malibu’da evindeki jakuzide ölü bulunduğu aktarılan 54 yaşındaki Perry’nin “ketaminin akut etkileri” nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi. Kanında ketamin bulunan oyuncunun ardından jakuzide boğulduğu belirtildi.
Ketamin, anksiyete ve depresyon tedavisinde kullanılıyor. Los Angeles Bölgesi Tıbbi Muayene Departmanı tarafından hazırlanan raporda, oyuncunun ölümü “kaza” olarak nitelendirilmişti.
Los Angeles polisi, aktör Matthew Perry’nin ölümüyle ilgili soruşturma başlattı. Perry’nin “ketaminin akut etkilerinden” dolayı öldüğü açıklanmıştı ancak Perry’nin vücudunda bulunan anestezik madde ketamini nasıl elde ettiğini araştırılmaya başlandı.
Matthew Perry’nin ölümüyle bağlantılı olduğu düşünülüen iki doktor ve oyuncunun kişisel asistanı da dahil olmak üzere beş kişinin tutuklandığını açıklandı.
BBC’nin haberine göre, büyük miktarda ketamin dağıtan uyuşturucu tedarikçilerinden oluşan “bir yeraltı suç şebekesi” ortaya çıkarıldı.
ABD Savcısı Martin Estrada Perşembe günü “Bu sanıklar, kendilerini zengin etmek için Bay Perry’nin bağımlılık sorunlarından yararlandılar. Yaptıklarının Bay Perry için büyük bir tehlike oluşturduğunu biliyorlardı, ama yine de yaptılar” dedi.
Perry’nin asistanı da dahil olmak üzere sanıklardan üçü uyuşturucu suçlamaları kabul ederken, diğer ikisi – bir doktor ve “Ketamin Kraliçesi” olarak bilinen bir kadın – tutuklandı.
Perry’nin asistanı Kenneth Iwamasa’nın, aktöre ölümünden önceki haftalarda 50 bin dolar değerinde ketamin sağlamak için iki doktorla birlikte çalıştığını söyledi.
Yetkililer, plana dahil olanların Perry’nin bilinen madde bağımlılığı sorunlarından kar elde etmeye çalıştığını savundu. Doktorlardan biri olan Salvador Plasencia’nın bir kısa mesajda “Acaba bu moron ne kadar ödeyecek?” yazdığı iddia edildi.
Perry, aşırı dozdan hayatını kaybetmeden önce depresyon ve anksiyete nedeniyle ketamin infüzyon tedavisi görüyordu. Ancak raporda kendisine verilen son ketamin tedavisinin ölümünden bir buçuk hafta önce olduğu belirtildi.
Read More

En genç efsane seçildi! Miley Cyrus gözyaşlarını tutamadı

Bir döneme damga vuran “Hanna Montana” karakteri ile şöhreti yakalayan Miley Cyrus, Disney’in “en genç efsanesi” seçildi.

Grammy ödüllü şarkıcı ve oyuncu Miley Cyrus, Disney Efsaneleri Ödülleri’nde (Legends Awards) gözyaşlarını tutamadı.
“EN GENÇ EFSANE”
31 yaşındaki yıldız, ödül töreninde “Disney Efsanesi” seçildi. Oyuncu, bu ödülün sahibi olan en genç isim oldu.
Disney Channel’da “Hannah Montana” dizisinde canlandırdığı karakterle yıldızı parlayan Cyrus, dizi 2006 yılında yayınlandığı esnada 13 yaşındaydı.
12 bin kişinin katıldığı D23 hayran fuarında ödülünü almak için sahneye çıkan oyuncu, “Hannah Montana olmaktan hala gurur duyuyorum. Bu ödül birçok yönden Hannah’ya ve tüm sadık hayranlarına ve hayalimi gerçeğe dönüştüren herkese adanmıştır” dedi.
Oyuncu “Dizide hayatımın nasıl olabileceğinin tadına bakmıştım ve o andan itibaren başka hiçbir şey istemedim” dedi.
Cyrus, bu yıl Disney Efsanesi olarak onurlandırılan 14 sanatçı arasındaydı
Angela Bassett, Jamie Lee Curtis, James L. Brooks, James Cameron, Harrison Ford, Frank Oz, Kelly Ripa, Oscar ödüllü besteci John Williams, Disney kostümcüsü Colleen Atwood bu isimler arasında yer aldı.
Oyuncu, “Flowers” şarkısıyla ilk kez Grammy ödülü kazandı ve şarkı müzik listelerinde 10 hafta zirvede kaldı.
Arkadaşlarının yalnızca “Miley” olarak tanıdığı genç kız aslında  Hannah Montana adında dünyaca ünlü bir yıldızdır. Kimliğini gizleyen Miey iki farklı hayatı arasında denge kurmaya çalışır.
Read More

Nevşehir Kültür Yolu Festivali sona erdi

Kültür ve Turizm Bakanlığınca düzenlenen “Nevşehir Kültür Yolu Festivali” sona erdi.

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin yedinci durağı olan Nevşehir’de 3 Ağustos’ta başlayan etkinlikler tamamlandı.

UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan Kapadokya’nın farklı noktalarında, festival kapsamında konser, sergi, atölye çalışması, söyleşi, gastronomi sunumları ile figürlü sıcak hava balonlarının gösteri uçuşları gerçekleştirildi.

Nevşehir Kültür Yolu Festivali’nin son gününde Avanos ilçesindeki festival alanında bale ve drama izleyip, oyun gruplarında eğlenen çocuklar, langırt, ok atma, tırmanış etkinliklerine katıldı. Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa köyündeki Oyuncak Bebek Müzesi’nde ziyaretçiler, bebek yapımıyla ilgili atölye çalışmasına katılırken, Avanos ilçesindeki atölyelerde çanak yapımını denedi.

Sanatseverler Nevşehir Meryem Ana Kilisesindeki Refik Anadol’un Mercan Rüyaları adlı dijital çalışmasını izledi, Güray Müze’de açılan Sabri Berkel Resim Sergisini gezdi. Festivalin son programında ise sanatçı Haluk Levent, Göreme beldesindeki konser alanında hayranlarıyla buluştu. Haluk Levent, programında sevilen şarkılarını seslendirdi.

Türkiye Kültür Yolu Festivali, 17-25 Ağustos’ta Erzurum’da devam edecek. Bu yıl 16 şehirde gerçekleştirilen festival, daha sonra Çanakkale, Gaziantep, Ankara, Konya, İstanbul, Diyarbakır, İzmir ve Antalya’da da düzenlenecek.

Read More

6. Cilo Festivali başladı

Hakkari’de Yüksekova ilçesinde 4 bin 135 rakıma sahip Cilo Dağları ve Sat Buzul Gölleri Milli Parkı’nda, bu yıl 6’ncı kez düzenlenen Cilo Festivali’nin (Cilo Fest) , ilk gününde trekking, yamaç paraşütü, yüzme ve dağ bisikleti etkinlikleri yapıldı.

Hakkari’de 4 bin 135 rakımlı Cilo Dağları ve Sat Buzul Gölleri’nde, 6 yıl öncesine kadar girişi yasak olan ve adı terörle anılan İkiyaka Dağları’ndaki Sat Buzul Gölleri bölgesi, gerçekleştiren operasyonlarla terörden arındırıldı. Yüksekova ilçe merkezine 50, kent merkezinden 140 kilometre uzaklıktaki Sat Buzul Gölleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ‘ın Resmi Gazete’de yayımlanan kararı kapsamında da 22 Eylül 2020’de milli park ilan edildi. Hakkari Valiliği’nin organize ettiği, Yüksekova Kaymakamlığı ile çeşitli kurumların da destek verdiği Cilo Festvali’ne, Hakkari’nin yanı sıra birçok ilden katılımlar oldu. Bugün başlayıp, yarın sona erecek festival kapsamında katılımcılar, dün geceden itibaren çadırlarda kamp yapmaya başladı. Kadınların da aralarında olduğu dağcı ve doğaseverler, göl kıyısında kahvaltı yapıp, kanolar ile gösteri sundu. Trekking, yamaç paraşütü, yüzme ve dağ bisikleti gibi etkinliklerde doğaseverler, Sat Buzul Gölleri önünde fotoğraf çektirdi. Almanya’dan festivale katılan, Tim Schleer, “Türkiye’ye ilk kez geliyorum ve Antalya’da kalıyordum. Orada Hakkarili bir arkadaşla tanıştım. Bunun üzerine Sat Buzul Gölleri’ne gelmek istedim. Beni davet ettiler. Burası harika bir yer. Cennetten bir köşe gibi” dedi.Arkadaşlarıyla Şırnak’tan geldiğini anlatan İdris Gül, festival alanında yer bulabilmek için bir gün öncesinden bölgeye geldiklerini belirtirken, Mehdi Onat ise Yüksekovalı olduğunu ancak bölgeye ilk kez geldiğini söyledi. Onat, “6’ncısı düzenlenen festivale ilk kez katılıyorum. Harika bir yer ve heyecan verici. Türkiye’nin her yerinde insanlar buraya gelmeye başladı. Çok mutluyuz” diye konuştu.

Read More

Gizemli sokak sanatçısı Banksy'den 5 günde 5 yeni eser

Dünyanın farklı bölgelerinde duvarlara kendine has resimler çizen gizemli sokak sanatçısı Banksy, hayvan temalı eserlerine bir yenisini daha ekledi. Banksy’nin son eseri Londra’daki bir balık restoranının duvarında belirdi.

Ünlü sokak sanatçısı Banksy, Londra’daki hayvan temalı eserlerine bir yenisini daha ekledi.

Son olarak Londra’daki Peckham’da bir uydu çanağına uluyan bir kurt silüeti bırakan Banksy,  bu kez Londra’nın kuzeydoğusundaki Walthamstow’daki bulunan bir balık restoranına balık yiyen pelikan silüetleri çizdi.

Beşinci Banksy eseri, sanatçının bu hafta Londra’nın diğer bölgelerinde bıraktığı dört eseri doğrulamasından sonra geldi. Ünlü sanatçı, son eserinin fotoğrafını da sosyal medya üzerinden takipçileriyle paylaştı.

Banksy, Instagram paylaşımlarıyla bu eserlerin kendisine ait olduğunu doğrulasa da eserlerin ne anlamı geldiği hakkında net bir yanıt yok. 

Banksy, perşembe günü güneydoğu Londra’daki Peckham’da bir uydu çanağına uluyan bir kurt silüeti çizmişti. Ancak ortaya çıktıktan birkaç saat sonra maskeli bir grup tarafından uydu çanağı kaldırılmıştı.

Bir önceki gün şehrin doğusundaki Brick Lane’in üzerindeki bir tren köprüsüne üç maymun; salı günü Chelsea’de tuğlalarla örülmüş pencerelerden birbirlerini selamlayan iki filin görüntüsü ve pazartesi günü, başkentin güneybatısındaki Kew Green yakınlarında bir CCTV kamerasının hemen üzerinde resmedilmiş bir dağ keçisi ortaya çıkmıştı.

Read More

Refik Anadol'un

Macaristan’ın Debrecen şehrindeki MODEM Modern ve Çağdaş Sanatlar Merkezi, ünlü Türk medya sanatçısı Refik Anadol’un “Rumi Rüyaları (Rumi Dreams)” adlı dijital sergisine ev sahipliği yapıyor.

Türkiye’nin Budapeşte Büyükelçiliği, Refik Anadol Stüdyosu, Debrecen Belediyesi ve Konya Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle 2024 Türk-Macar Kültür Yılı vesilesiyle düzenlenen dijital sergi 3 Ağustos’ta ziyaretçilere kapılarını açtı. Mevlana’nın renkli dünyasını yapay zeka tabanlı ışık ve hareket gösterisiyle yansıtan “Rumi Rüyaları” sergisi, Konya Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde geniş bir Mesnevi külliyatının ve tasavvuf müziği kayıtlarının bugünün bilgisayar teknolojileri kullanılarak yorumlanmasıyla oluşturuldu. Hareket, ışık, renk ve ses tekniklerinin kullanıldığı sergide izleyiciye Mevlana’nın “gönlümüzün kendi ışığını ortaya çıkarması” fikrinin işlenmesi amaçlanıyor. 58’inci Debrecen Çiçek Festivali’nin kültürel programında da yer alacak sergi, 3 Ağustos-29 Eylül tarihleri arasında ziyarete açık olacak. Serginin açılış etkinliğine çok sayıda üst düzey bürokrat, kordiplomatik mensupları, yerel yöneticiler ile kültür, sanat, akademi ve medya çevrelerinden isimler yoğun ilgi gösterdi.Serginin 3 Ağustos’taki açılış töreninde konuşan Türkiye’nin Budapeşte Büyükelçisi Gülşen Karanis Ekşioğlu, dünyanın önde gelen medya sanatçılarından Refik Anadol’un eserini 2024 Türk-Macar Kültür Yılı vesilesiyle Macaristan’ın ikinci büyük şehri olan Debrecen’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Yapı Merkezi ve Synergy isimli inşaat şirketlerine sergiye sağladıkları destek için teşekkür etti. Debrecen Belediyesi Kültür İşlerinden Sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Istvan Puskas ve MODEM Direktörü Kata Vizi ise Kültür Yılı çerçevesinde modern Türk sanatının Debrecen’de sergilenmesi imkanına kavuştukları için duydukları mutluluğu ifade etti. Açılış törenin ardından dijital sanat küratörü Viola Lukacs’ın moderatörlüğünde düzenlenen panelde üç boyutlu video haritalama sanatçısı Zsolt Bordos Laszlo ve imaj yaratıcısı fütürist Ferenc Kömlödi, “Rumi Rüyaları” sergisine dair izlenimlerini konuklarla paylaştı.

Read More

Genco Erkal'ın vefatı sanat dünyasını yasa boğdu: Işıklarda uyu usta

Bir süredir kan kanseri tedavisi gören Genco Erkal, 86 yaşında hayatını kaybetti. Erkal’ın vefatının ardından ünlü isimler art arda üzüntülerini paylaştı. İşte ünlü isimlerin Genco Erkal paylaşımları…

Kan kanseriyle mücadele eden usta sanatı Genco Erkal, 86 yaşında hayatını kaybetti.
Ünlü isimler, Genco Erkal’ın vefat haberinin ardından art arda başsağlığı mesajları yayınladı. İşte ünlü isimlerin paylaşımları…
FAZIL SAY
“Genco Erkal bu sabah vefat etti. En büyük sanatçımızı kaybettik. Başımız sağ olsun.Tüm bir ömür ışık saçtı, ışıklarda uyusun. Tek başına mücadelenin en büyük kahramanıydı…Ondan çok şey öğrendim. Türkiye onunla daha büyüktü…”
SABAHAT AKKİRAZ
“Bazı sanatçılar için ölüm sadece bir duraktır. Usta Genco Erkal Hakka yürüdü. Yüreğim en derinden yaralandı. Cesareti,duruşu ve tiyatromuza kattıkları ile önünde saygıyla eğiliyorum. Işıklarda uyu usta”
ECE DAĞISTAN
“Hayat, Genco Erkal’ı kaybetti”
MEHMET ESEN
“Ustam”
Read More

Genco Erkal hayatını kaybetti

Usta tiyatrocu ve sinema oyuncusu Genco Erkal, 86 yaşında hayatını kaybetti. Usta sanatçı, bir süredir kan kanseri tedavisi görüyordu.

Genco Erkal’dan acı haber geldi.

Kan kanseriyle mücadele eden Erkal, 86 yaşında hayatını kaybetti.

Usta sanatçının X hesabından bir veda paylaşımı yapıldı. 

Erkal’ın yakınları, konuya ilişkin henüz bir açıklamada bulunmadı.

Erkal’ın paylaşımı:

“Hoşça kalın dostlarım benim hoşça kalın! Sizi canımda canımın içinde, kavgamı kafamda götürüyorum. Hoşça kalın dostlarım benim hoşça kalın… Resimlerdeki kuşlar gibi dizilip üstüne kumsalın, mendil sallamayın bana. İstemez… Tek hecesiz elveda.”

GENCO ERKAL KİMDİR?

28 Mart 1938’de İstanbul’da dünyaya gelen Genco Erkal, 1959 yılından başlayarak Türkiye’nin önemli özel tiyatro topluluklarında oyuncu ve yönetmen olarak çalıştı. 1969 yılında, bugün de sanat yönetmeni olduğu ve Türkiye’de politik tiyatronun gelişiminde öncü rol üstlenen Dostlar Tiyatrosu’nu kurdu. 1965 yılında Nikolay Gogol’un Bir Delinin Hatıra Defteri adlı öyküsünü tiyatroya uyarlayıp Türkiye’de Batılı anlamda metne dayalı sahnelenen ilk tek kişilik oyun olarak sahneledi. Yıllar boyunca üç farklı yorumla sahnelediği bu eser, onunla özdeşleşti. Erkal, tek kişilik oyunların ustası olarak tanındı. Sanatçı, Aziz Nesin’den Haldun Taner’e, Nâzım Hikmet’ten Behiç Ak’a ve Yaşar Kemal’e birçok sanatçının eserlerini tiyatroya uyarladı. Senfonik konserlerde birçok yapıtı anlatıcı olarak seslendirdi. Sinemada 1982 yılında At ve 1983 yılında Faize Hücum filmleri ile “en iyi erkek oyuncu” dalında Antalya Film Festivali’nde iki kez Altın Portakal’ aldı.

Read More

Kahramanmaraş'ta 13 bin yıllık dikiş malzemeleri bulundu

Doğu Akdeniz’den Orta Anadolu’ya, Kafkas coğrafyasından Doğu Akdeniz’e geçiş noktasında yer alan Kahramanmaraş’taki Direkli Mağarası’nda yürütülen kazı çalışmalarında 13 bin yıllık olduğu tahmin edilen kemikten yapılmış toplu iğne ve dikiş iğnesi bulundu.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cevdet Merih Erek, Onikişubat ilçesine bağlı Döngel Mahallesi’ndeki Direkli Mağarası’nın Kahramanmaraş’ın kültürel zenginlikler içerisinde önde gelen yerleşim yerlerinden biri olduğunu ifade etti.
Yaklaşık 18 yıl önce Kahramanmaraş’ta başlattıkları kazılarda önemli bulgular elde ettiklerini anlatan Erek, Direkli Mağarası kazılarının kendilerine bölgesel anlamda kültürel aktarımın ne kadar yoğun olduğunu gösterdiğini vurguladı.
Kültürel aktarım sürecinin 13 bin yıl öncesinden bugüne kadar geldiğini düşündüklerini aktaran Erek, şunları kaydetti:
“Bu yılki kazılarla milattan önce 11 bin 500’lü yıllara kadar tarihlenen döneme rastladık. Bunlardan biri ve en önemlisi, bugün Kahramanmaraş’ta tekstil ve konfeksiyona yönelik oldukça yoğun bir ekonomik yapı var.
Bu yapının temellerini bölgedeki bu tür arkeolojik yerleşim yerlerinde de görmek mümkün. Direkli Mağarası bunlardan bir tanesi. Mağarada hayvan kemiklerinden yapılmış delikli iğne yani bugün dikiş iğnesi dediğimiz bir iğnenin ve bunun benzeri kırık parçaların bulunduğu ve bir de kemikten yapılmış başlı iğne (toplu iğne) bulundu. Bunlar konfeksiyonun olmazsa olmazı olan aletler.
Dönemin insanı tabii burada yaşarken endüstrisini de aletini de yarattığı kültüre ve kültürel materyallere göre belirleme durumunda. Ayrıca mağarada yabani koyun, keçinin tüketildiğine dair önemli delillerimiz var. Eğer bu hayvanlar tüketilmişse tekstilin olmazsa olmazı olan ip veya buna benzer unsurların da bu hayvanlar üzerinden kullanıldığını söylemek mümkün.
Tabii bu döneme ait elimizde görsel olacak bir ikonografi (resmedilmiş) bir sahne ya da görüntüyü henüz ele geçirmiş değiliz. Böyle bir kaydımız yok. Ama bu dolaylı yoldan Maraş’taki tekstilin ve konfeksiyonunun varlığını bize kanıtlayan önemli belirteçlerden bir tanesi.”
Kültürel aktarımların genellikle tarih boyunca hiç değişmediğine işaret eden Erek, “Biz bugün Kahramanmaraş’ta pek çok alanda tekstilin çok öne çıktığını dünya çapında birtakım ekonomik yapılanmalara gidildiğini, çok büyük firmalarca dünyaya ihracat yapıldığını biliyoruz. Bunun bizim mağaramızdaki ihracat olmasa bile bölgeler arasındaki gidiş gelişler sırasında bu bölgenin kültürel alışkanlıklarının da gerek Doğu Akdeniz’e gerek İç Anadolu Bölgesi’ne doğru yayıldığını söylememiz mümkündür.” diye konuştu.
Erek, mağaradaki diğer insanın varlığını gösteren süslenme objeleri ile iğnelerden yapılmış birtakım tekstil ve konfeksiyon malzemelerinin insanların kültürünü, geleneklerini ya da alışkanlıklarını kesintisiz devam ettirdiğinin bir göstergesi olduğunu belirtti.
İnsanların mağarada yılın belirli zamanlarında yaşamış olmalarının ve hayvan kalıntılarının bulunmasından yola çıkarak özellikle erişkin hayvanların derisi ve kıllarının giyinme ve konfeksiyonla ilgili alanlarda kullanıldığını düşündüklerine işaret eden Erek, şunları anlattı:
“Tunç Çağı’nın daha geç dönemlere kadar, Roma’ya Selçuklu’ya kadar bu bölgede tekstille ilgili işlerin yapıldığından haberimiz var biliniyor yani bunlar. Birtakım seramiklerin üzerinde görülen motiflerin bu tür bir tekstilin, bir örgünün kanıtlarının varlığını da gösteriyor.
Süslenme zaten geometrik motifleri kullanma birtakım dekorların özellikle seçilip yapılıyor olması bunların hepsi bir araya geldiğinde geçmişten günümüzde Kahramanmaraş’ın etrafında bir tekstilin ya da konfeksiyonun kültürel bir alışkanlığı olduğunun göstergesi sayılabilir.
Burada yani Kahramanmaraş’ın kültürel kökeni bu topraklara aitse bugün bu önem veriliyorsa, geçmişte de aynı önem verilerek yaşanmış olması kuvvetle muhtemeldir.”
Read More

Piyanist İlyun Bürkev, Philadelphia Müzik Festivali'nde iki ödül kazandı

Piyanist İlyun Bürkev, ABD’nin Philadelphia şehrinde düzenlenen Philadelphia Müzik Festivali’nden (PIMF) iki büyük ödülle döndü.

Henüz 4 yaşındayken başladığı müzik eğitimini Salzburg Mozarteum Üniversitesinde sürdüren ve hem yurt içinde hem de yurt dışında birçok başarı elde eden İlyun Bürkev, festivalde kendi yaş grubunda birincilik ödülü ile tüm kategorilerde Grand Prize ödülü kazandı. Bürkev, 13-26 Temmuz’da 8-19 yaş grubundan 57 müzisyenin katıldığı yarışmada, 14-15 yaş kategorisinde finale kalan tek piyanist olarak, final gecesinde Edvard Grieg Piano Concerto in A minor, Op.16 eseriyle ödül aldı. İKSV’nin 52. İstanbul Müzik Festivali’nin açılış konserinde şef Cem Mansur yönetiminde İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde verdiği konserde Bürkev, piyanoyla ilişkisini şöyle açıklamıştı: “Piyano, duygularımı, düşüncelerimi ve ruh halimi ifade edebilmemin en samimi yolu. Piyano çalmak sadece teknik bir beceri değil, aynı zamanda kendimi ifade etme biçimim. Her performans, bir parça kendimi dünyayla paylaşma fırsatı sunuyor. Piyanomla kurduğum bu özel bağ, müziğin gücüyle karakterimi harmanlayarak, sahnede ve dinleyicilerin kalplerinde yankılanan bir hikaye haline geliyor.” Devlet sanatçısı Gülsin Onay’ın “veliahtım” diye nitelediği İlyun Bürkev, 15 Ağustos’ta 21. Gümüşlük Festivali’nde genç keman sanatçısı Elvin Hoxha ile Antik Taş Ocağı’nda konser verecek ve ekim ayında yeniden İstanbullu müzikseverlerin karşısına çıkacak. Bürkev, şef İbrahim Yazıcı’nın yöneteceği Pera Filarmoni Orkestrası eşliğinde Saint-Seans’ın 2 Nolu piyano konçertosunu icra edecek.

Read More