Arama: Teknoloji

Medya’nın renkli dünyasına ait en son içerikler paylaşımlar csahaber.com’da

Eski NASA çalışanı açıkladı: Dünya dışında yaşamın olabileceği gezegenler

Uzay misyonlarının başlangıcından bu yana en çok araştırılan konu Evrende yalnız mıyız? sorusu. Eski bir NASA çalışanı bu soruya cevap niteliğinde bir araştırmaya imza attı. Şimdiye kadar binlerce ötegezen keşfedildi ancak yeni araştırmalar dünya dışında yaşamın var olabileme ihtimali en yüksek üç gezegeni açıkladı. İşte o gezegenler.

Ahtapot benzeri yaratıklar tarafından yönetilen bir su dünyası, güneşin hiç doğmadığı, aydınlık ve karanlıkla bölünmüş bir gezegen ve gökten erimiş kayaların yağdığı bir lav cehennemi.Bunlar bilim kurgu romanlarındaki yabancı dünyaların tasvirleri değil, bunlar şu anda uzaylıları barındırma olasılığı en yüksek olan “ötegezegenlerden” bazıları.
1992’den bu yana, sadece kendi galaksimizde 5 binden fazla ötegezegen keşfedildi ve bazıları yaşam için uygun koşullara sahip olabilir.Eski bir NASA çalışanı olan Dr. Lisa Kaltenegge, ötegezegenlerde yaşamı keşfetmenin ve onlarla iletişim kurmanın, insanlığın önündeki en büyük zorluklardan biri olacağını söylüyor.
Uzak yıldız sistemlerinden gelen ışığı inceleyerek, ötegezegenlerin atmosferlerinde yaşam belirtileri olup olmadığını belirlemeye çalışan araştırmacılar, uzayda yaşam arayışına yeni bir boyut kazandırıyor ve teknolojideki gelişmeler, bu arayışı daha da heyecan verici bir hale getiriyor.Uzayda yaşam arayışı hızla ilerliyor ve yeni keşifler, insanlığın evrende yaşamın varlığını anlamasına büyük bir katkı sağlıyor.Ancak burada, dış gezegenleri ışıklarında keşfedilmemiş dünya dışı yaşamı barındırabileceklerine dair ilginç ipuçları sunan uzak yıldız sistemlerinden sadece üçü yer alıyor.
Kepler-62’nin etrafında dönen Kepler 62-e ve Kepler 62-f gibi olası su dünyaları, Dünya ile Neptün arasında boyuta sahip. NASA’nın 2015 araştırma belgesine göre, Kepler 62-f, dünya dışı yaşamı desteklemek için büyük umut vaat eden bir gezegen olarak kabul ediliyor.Dr. Kaltenegger’e göre, bu su dünyalarında yaşayan varlıklar, Ted Chiang’ın “Hayatının Hikayesi” adlı bilim kurgu eserinde tasvir edilen ahtapot benzeri heptapodlar gibi olabilir. Ayrıca, Denis Villeneuve’un “Arrival” filminde olduğu gibi, uzaylılarla iletişim kurma ve onların teknolojilerini anlama süreci de oldukça ilginç olabilir.
Ancak, Kaltenegger, uzay yolculuğunda ustalaşma yetenekleri konusunda şüpheci. Ötegezegenlerdeki yaşamın, su altında gelişmiş olabileceğini ve teknolojik açıdan Dünya’dakinden farklı olabileceğini belirtiyor.Sonuç olarak, Kepler-62 dünyalarının gelecekte insan turizmi için ideal destinasyonlar olabileceği umuduyla, Kaltenegger, bu dünyaların evrendeki en iyi sörf noktalarından bazıları olabileceğini düşünüyor.
Trappist-1, yaklaşık 40 ışık yılı uzaklıkta ve çeşitli yaşanabilir bölge özelliklerine sahip üç ötegezegene ev sahipliği yapıyor. Bu gezegenler, birbiri ardına dönüyor. Araştırmacılar, bu gezegenlerin uzaylı yaşamı barındırma potansiyeline sahip olduğunu düşünüyorlar.Trappist-1’deki ötegezegenlerden Trappist-1e ve Trappist-1f, özellikle dikkat çekiyor. İkisi de ılıman sıcaklıklara ve uygun özelliklere sahip. Trappist-1e, Dünya’nın yüzde 70’ine yakın bir kütleye sahip ve sadece 4,7 milyon mil uzaklıkta bulunuyor. Trappist-1f ise, Dünya’dan yalnızca yüzde dört daha büyük ve yıldızın biraz daha uzak bir yörüngesinde dönüyor.
Bu gezegenler, Trappist-1 yıldızına çok yakın bir yörüngede döndükleri için bir yıl dönüşleri sadece birkaç gün sürüyor. Örneğin, Trappist-1e’deki bir ‘yıl’ sadece 6,1 gün sürüyor.Bazı bilim insanları, NASA’nın James Webb Teleskobu gibi gelişmiş teleskoplara sahip olmaları durumunda, Trappist-1e’deki uzaylı yaşamını inceleyebileceklerini düşünüyorlar. Bu tür bir teleskop, ötegezegen atmosferlerindeki belirtileri tespit edebilir ve uzaylı yaşamın izlerini araştırabilir.
Proxima Centauri, güneş sistemimize en yakın gezegenlerden biri. Yalnızca 4,25 ışıkyılı uzaklıkta olan Proxima Centauri b, ev sahibi yıldızıyla gelgit açısından kilitlenmiş durumda, bu da gezegenin bir tarafının sürekli aydınlık diğer tarafının ise karanlık olduğu anlamına geliyor.
Dr. Kaltenegger, bu durumu “güneşin asla batmadığı veya doğmadığı” bir gezegen olarak tanımlıyor.
Dr. Kaltenegger, Proxima Centauri b’nin karanlık tarafında bile biyofloresan organizmaların varlığına işaret ediyor.
Ayrıca, gezegenin güneş fırtınalarına karşı koruyabilecek bir biyolojik kalkan geliştirmiş olabileceğini de öne sürüyor.Araştırmacılar, Dünya’nın en tuhaf yaşam formlarını kullanarak, uzak gezegenlerdeki potansiyel yaşamı hayal etmek için benzersiz yaklaşımlar geliştiriyorlar.
Dr. Kaltenegger’in ifadesiyle, bu tür çalışmalar, evrende farklı yaşam formlarını araştırmak için önemli bir adımı temsil ediyor.

Bakan Kacır: 2030'da, elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların yerlilik oranı yüzde 75'e çıkacak

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “2030’da, elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların Türkiye’deki pazar payının yüzde 35’e, bu araçlarda yerlilik oranının yüzde 75’e çıkmasını amaçlıyoruz.” dedi.

Bakan Kacır, Okan Üniversitesi, Bekir Okan Sanat Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Açık İnovasyon Otonom Araç Geliştirme ve Test Platformu (OPINA) Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, küresel otomotiv sektörünün büyük bir değişim ve dönüşüm içerisinde olduğunu söyledi. Sektörde, araç ve yedek parça satışları, satış sonrası ve sigorta hizmetleri gibi geleneksel kar başlıklarının yerini, elektrikli ve otonom araçlara ve paylaşımlı hizmetlere dayalı iş modellerine bıraktığını dile getiren Kacır, Türk otomotiv sanayisinin 35 milyar 700 milyon dolar ihracatı olduğunu, 500 bine yakın kişiyi istihdam ettiğini belirtti. Türk otomotiv sanayisinin güçlü AR-GE ve inovasyon ekosistemiyle, nitelikli insan kaynağıyla, ana sanayi ve yan sanayisiyle bu dönüşümü göğüslediğini vurgulayan Kacır, 2022’de açıkladıkları Mobilite Araç ve Teknolojileri Stratejisi Yol Haritası ile Türkiye ve dünyadaki mevcut durumu analiz ederek, ihtiyaçlarını ortaya koyduklarını kaydetti. Mobilitedeki dönüşüme Türkiye’nin uyumunu kolaylaştırmak amacıyla stratejik hedefleri, kritik politika ve projeleri belirlediklerini ifade eden Kacır, “Elektrikli araç ve batarya üretiminden şarj istasyonlarına, sürücüsüz araç geliştirmeden test merkezlerine birçok stratejik alanda somut hedefler tespit ettik.” dedi.

Bakan Kacır, konuşmasına şöyle devam etti: “2030’da, elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların Türkiye’deki pazar payının yüzde 35’e, bu araçlarda yerlilik oranının yüzde 75’e çıkmasını amaçlıyoruz. Elektrikli, bağlantılı ve otonom hafif ve ağır ticari araç üretiminde Avrupa’da lider ve dünyada ilk 5’te olacağız. Batarya modül ve alt komponent yatırımlarıyla ülkemizi bölgesel Batarya Üretim Merkezleri’nden, üslerinden biri haline getireceğiz. Siber güvenlik, sürüş güvenliği ve sürücü davranışlarının modellenmesi yazılımları başta olmak üzere, bağlantılı ve otonom araç yazılımları geliştirip, bunların ihracatını yapan ilk 10 ülke arasında yer alacağız. Yeni yaklaşımımızın en önemli izlerinden biri kuruluşundan sadece 4 yıl sonra, 29 Ekim 2022’de tanıtımını gerçekleştirdiğimiz elektrikli ve akıllı aracımız Togg. Bugün 27 binden fazla Togg akıllı aracı Türkiye yollarında. Togg, mobilitede Türk mühendislerin ve teknisyenlerin neleri başarabildiğinin ispatıdır.” Togg ile yeni mobilite ekosisteminde Türkiye olarak “Biz de varız” dediklerini, çalışmalarda vites yükselttikleri bir döneme girdiklerini vurgulayan Kacır, “Bakanlığımız ve bağlı kuruluşlarımızla Türkiye’yi elektrikli, bağlantılı, otonom araç ve teknolojilerin üretiminde küresel bir cazibe merkezi haline getirmek için tüm imkanlarımızı seferber etmeye devam ediyoruz.” dedi. Bakan Kacır, “Türkiye’de yüksek teknolojili ürünlerin geliştirilmesine ve üretilmesine odaklanan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı ile bu sektörde akıllı şehir içi elektrikli toplu taşıma araçlarının geliştirilmesi ve seri üretimden ileri seviye sürüş destek sistemlerine, otonom araçlarda kullanılacak akıllı kamera sistemlerinin geliştirilmesinden elektrikli araçlar için şarj ekosistemi yatırımlarına, toplam büyüklüğü 32 milyar lirayı aşan 38 yatırım projesini destekliyoruz.” şeklinde konuştu. “ELEKTRİKLİ ARAÇ VE MOBİLİTE ALANLARINDA HIZLANDIRMA PROGRAMI DÜZENLİYORUZ” Kacır, Türkiye’de yeni mobilite ekosisteminin merkezi Bilişim Vadisi ve TOGG işbirliğinde, elektrikli araç ve mobilite alanlarında yenilikçi girişimler için hızlandırma programı düzenlediklerini belirtti. Bu sektörde yenilikçi fikirlere ivme kazandırmayı hedefleyen programa bugüne kadar binden fazla girişimin başvuru yaptığını anlatan Kacır, 120’den fazla girişimin, OEM’ler, tedarikçiler ve Türkiye Mobilite Kümelenmesi’ne dahil kuruluşlarla işbirliği fırsatı yakaladığını söyledi. Kacır, otomotiv sektöründe güçlü bir üretim altyapısının olmazsa olmazının AR-GE ve inovasyon yetkinliği olduğunu vurgulayarak, mobilite araç ve teknolojilerinde gelecek dönemde nitelikli AR-GE çalışmalarına imza atarak yeni çözümler geliştirmek için üniversitelerin akademik potansiyelini, insan kaynağı ve altyapısını girişimcilik kültürüyle buluşturmayı önemsediklerini kaydetti. Sanayi ve üniversite işbirliğini güçlendirici adımlar attıklarını dile getiren Kacır, bugüne kadar teknoparklarda 234 teknoloji girişiminin mobilite araç teknolojileri alanındaki 284 AR-GE projesini desteklediklerini bildirdi. Kacır, TÜBİTAK burs ve destek programlarıyla da son 22 yıl içinde bu sektörde 1129 proje ve 2 bin 806 akademisyeni toplamda 5 milyar 600 milyon lirayla desteklediklerine işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün açılışını yaptığımız ve Avrupa Birliği (AB) destekli Bakanlığımız Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında 5 milyon avro bütçe ile hayata geçirilen projeyle mobilite ekosistemimizin geliştirdiği ürün ve hizmetler için ihtiyaç duyulan test, entegrasyon ve sertifikasyon altyapısını sağlayan bir merkezi açmış olduk. Yazılımları sanal simülasyonlarla test eden, herkese açık bir inovasyon platformu sunan merkezimizin uluslararası akreditasyon alarak regülasyon testlerinin ülkemizde yapılması amacıyla gerekli çalışmaları da hızla gerçekleştiriyoruz. OPINA ile önümüzdeki dönemde ülkemizdeki otonom ve bağlantılı araçların fiziki testlerine yönelik akıllı test pistini de devreye alacağız. İnanıyorum ki bu merkez ülkemizin mobilite ekosisteminin dönüşümüne ve rekabetçiliğine çok önemli katkılar sağlayacak. Ülkemizden bu alanda başarılı girişimlerin, Turcornların çıkmasına vesile olacak.”

New York'u Dublin'e bağlayan gizemli portal açıldı

Birbirlerinden 5 bin kilometre uzaklıkta Dublin ve New York şehirlerinde insanları gerçek zamanlı iletişime geçiren portal açıldı.

Atlantik’in iki farklı noktasında New York ve Dublin’i çevrimiçi olarak birbirine bağlayan “The Portal” adını taşıyan ileri teknoloji heykeller açıldı.

İki ülke arasındaki yaşamı 7/24 canlı yayınlayarak sanal bir köprü oluşturan heykel zamanın ötesinde ve yenilikçi fikriyle dikkat çekti. 

New York City Portalı, Beşinci Cadde’deki Flatiron Binası’nın önünde, Dublin’deki portal ise O’Connell Caddesi’nde, yer alıyor.

The Portal, Litvanyalı sanatçı Benediktas Gylys tarafından yapıldı. Gylys yaptığı ileri teknoloji heykeli “Portallar, İnsanları sınırların ötesinde tanışmaya davet eder ve dünyamızı gerçekte olduğu gibi birleşik ve tek olarak deneyimlememize olanak tanır” diye tanıttı. 

Gylys, Portalın halka açık etkileşimli bir sanat enstalasyonu olarak kente kazandırılmasından dolayı çok heyecanlı olduğunu belirtirken, “Sokaklarımızın canlılığını sergiliyor, New Yorklular ile Dublinliler arasında insan bağlantısı için yeni bir nokta sunuyoruz” dedi. İlerleyen aylarda, iki şehirde de kültürel performansları paylaşmak için eş zamanlı programlar yapılacak.  The Portal, bilim ve teknolojiyi kullanarak dünyanın dört bir yanından insanları bir araya getiren yeni bir heykel sanatı sunuyor.

Meta soruşturması tamamlandı: Toplam ceza 1.2 milyar liraya ulaştı

Rekabet Kurulu’nun sosyal medya devi Meta hakkındaki soruşturması tamamlandı. Şirketin sunduğu uyum tedbirlerinin kabul edildiği belirtilirken, 898 milyar lira ceza kesildi. Threads soruşturmasında uygulanan 346 milyon liralık idari ceza ile birlikte toplam ceza 1.2 milyar liraya yükseldi.

Rekabet Kurulunun META’ya, topladığı verileri birleştirerek sosyal ağ hizmetleri ile çevrim içi görüntülü reklamcılık pazarlarındaki rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırdığı ve pazara giriş engeli yarattığı gerekçesiyle uyguladığı para cezası 898 milyon lirayı buldu. Rekabet Kurumu’nun sosyal medya hesaplarından, şirkete yönelik soruşturma sürecine ilişkin paylaşım yapıldı. Buna göre Kurul, 2022 yılında META’ya Facebook, Instagram ve WhatsApp hizmetlerinden topladığı verileri birleştirerek sosyal ağ hizmetleri ile çevrim içi görüntülü reklamcılık pazarlarındaki rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırdığı ve pazara giriş engeli yarattığı gerekçeleriyle 346 milyon lira idari para cezası kesmişti. Kurul, şirkete, ihlalin giderilmesi ve pazardaki etkin rekabetin tesis edilmesi için hangi tedbirleri alacağını Kurula sunması ve bu tedbirleri 6 ay içinde uygulaması yükümlülüklerini de getirdi. 898 MİLYON LİRA PARA CEZASI Ayrıca Kurul, META’nın, Facebook, Instagram ve WhatsApp hizmetleri arasında verilerinin birleştirilmesi için önceden onay veren kullanıcılardan yeniden onay almasını talep etti. Bu süreçte META, Kurula bazı uyum tedbirleri sundu ancak bu tedbirler rekabet karşıtı endişeleri gidermede yeterli görülmedi. Bunun üzerine Kurul, endişeleri giderecek nitelikteki uyum tedbirleri sunulana kadar şirkete her gün için idari para cezası uygulanmasına karar verdi. Şirket tarafından nihai olarak 5 Nisan’da Kurula sunulan uyum tedbirleri, ihlalin sonlandırılması ve pazardaki etkin rekabetin tesis edilmesi için yeterli görüldü. Kurul, bu süreçte şirkete kesilen günlük idari para cezasını sonlandırarak 115 gün için 551 milyon 557 bin 590 lira idari para cezası uyguladı. Böylece şirkete, soruşturma ve uyum sürecinde toplam 898 milyon lirayı bulan idari para cezası kesildi. BİRLEŞTİRİLEN HESAPLAR AYRILABİLECEK META tarafından sunulan uyum tedbirlerine göre kullanıcılar, Facebook ve Instagram uygulamalarındaki hesaplarını “Hesaplar Merkezi” üzerinden birleştirmediği sürece META tarafından kullanıcıların kişisel verileri birleştirilemeyecek. Daha önce hesaplarını birleştirmiş kullanıcılar ise haziran itibarıyla yeni bir “Onay Ekranı” ile karşılaşacak. Böylece kullanıcılar daha önce birleştirdikleri hesapları ayırabilecek. Kullanıcılar, seçim hakkının yanı sıra bu ekranda hangi verilerinin ne şekilde birleştirileceği hakkında ayrıntılı bilgilendirilecek. Kullanıcıların, fikir değiştirmeleri durumunda ise tekrar istedikleri hesap veya hesaplara ilişkin verileri “Hesaplar Merkezi” üzerinden birleştirme imkanı olacak.

Meta soruşturması tamamlandı: Toplam ceza 898 milyon lira

Rekabet Kurulu’nun sosyal medya devi Meta hakkındaki soruşturması tamamlandı. Şirketin sunduğu uyum tedbirlerinin kabul edildiği belirtilirken, toplam 898 milyar lira ceza kesildi.

Rekabet Kurulunun META’ya, topladığı verileri birleştirerek sosyal ağ hizmetleri ile çevrim içi görüntülü reklamcılık pazarlarındaki rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırdığı ve pazara giriş engeli yarattığı gerekçesiyle uyguladığı para cezası 898 milyon lirayı buldu. Rekabet Kurumu’nun sosyal medya hesaplarından, şirkete yönelik soruşturma sürecine ilişkin paylaşım yapıldı. Buna göre Kurul, 2022 yılında META’ya Facebook, Instagram ve WhatsApp hizmetlerinden topladığı verileri birleştirerek sosyal ağ hizmetleri ile çevrim içi görüntülü reklamcılık pazarlarındaki rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırdığı ve pazara giriş engeli yarattığı gerekçeleriyle 346 milyon lira idari para cezası kesmişti. Kurul, şirkete, ihlalin giderilmesi ve pazardaki etkin rekabetin tesis edilmesi için hangi tedbirleri alacağını Kurula sunması ve bu tedbirleri 6 ay içinde uygulaması yükümlülüklerini de getirdi. 898 MİLYON LİRA PARA CEZASI Ayrıca Kurul, META’nın, Facebook, Instagram ve WhatsApp hizmetleri arasında verilerinin birleştirilmesi için önceden onay veren kullanıcılardan yeniden onay almasını talep etti. Bu süreçte META, Kurula bazı uyum tedbirleri sundu ancak bu tedbirler rekabet karşıtı endişeleri gidermede yeterli görülmedi. Bunun üzerine Kurul, endişeleri giderecek nitelikteki uyum tedbirleri sunulana kadar şirkete her gün için idari para cezası uygulanmasına karar verdi. Şirket tarafından nihai olarak 5 Nisan’da Kurula sunulan uyum tedbirleri, ihlalin sonlandırılması ve pazardaki etkin rekabetin tesis edilmesi için yeterli görüldü. Kurul, bu süreçte şirkete kesilen günlük idari para cezasını sonlandırarak 115 gün için 551 milyon 557 bin 590 lira idari para cezası uyguladı. Böylece şirkete, soruşturma ve uyum sürecinde toplam 898 milyon lirayı bulan idari para cezası kesildi. BİRLEŞTİRİLEN HESAPLAR AYIRILABİLECEK META tarafından sunulan uyum tedbirlerine göre kullanıcılar, Facebook ve Instagram uygulamalarındaki hesaplarını “Hesaplar Merkezi” üzerinden birleştirmediği sürece META tarafından kullanıcıların kişisel verileri birleştirilemeyecek. Daha önce hesaplarını birleştirmiş kullanıcılar ise haziran itibarıyla yeni bir “Onay Ekranı” ile karşılaşacak. Böylece kullanıcılar daha önce birleştirdikleri hesapları ayırabilecek. Kullanıcılar, seçim hakkının yanı sıra bu ekranda hangi verilerinin ne şekilde birleştirileceği hakkında ayrıntılı bilgilendirilecek. Kullanıcıların, fikir değiştirmeleri durumunda ise tekrar istedikleri hesap veya hesaplara ilişkin verileri “Hesaplar Merkezi” üzerinden birleştirme imkanı olacak.

Çin'den tarihi görev: Keşif aracı Ay yörüngesine girdi

Çin’in Ay’ın karanlık yüzünden kaya ve toprak örnekleri toplamak üzere 3 Mayıs’ta uzaya gönderdiği “Chang-e 6” keşif aracının yörüngeye girdiği bildirildi. Uzay aracı buradan topladığı örnekleri getirmeyi başarırsa, Çin’i Ay’ın “gizli” tarafından örnek alan ilk ülke yapabilir.

Çin Ulusal Uzay İdaresinden yapılan açıklamaya göre keşif aracı Ay’a yaklaşırken yaptığı fren manevrasını tamamlayarak Ay yörüngesine konumlandı. Fren manevrası, keşif aracının hızını yavaşlatarak Ay’ın kütle çekimine girmesini ve etrafında dönmeye başlamasını sağladı. Keşif aracı, Ay’ın Güney Kutbu-Aitken Çanağı içindeki bir krater olan Apollo Çanağı’na yumuşak iniş yapacak. Ay’a indikten 48 saat sonra aracın sondası Ay yüzeyini kazarken, robotik kol, toprak ve kaya örneklerini toplamaya başlayacak. Örnekler, konteynerde mühürlendikten sonra yükseltme aracıyla yüzeyden yörüngedeki uyduya ve dönüş mekiğine taşınacak. Ardından dönüş mekiği, örnekleri Dünya’ya götürecek. AY’IN KARANLIK YÜZÜ Dünya’nın etrafı ile kendi etrafındaki dönüş hızı eşit olduğundan Ay’ın hep aynı yüzü Dünya’ya dönük oluyor. Ay’ın Dünya’dan görünmeyen uzaktaki yüzüne “karanlık yüz” adı veriliyor. Karanlık ifadesi, ışık yokluğunu değil bu bölgenin Ay’ın yakındaki yüzüne göre “daha az bilinmesini” ifade ediyor. İlk kez Sovyetler Birliği’nin “Luna” uydusu, 1959’da Ay’ın karanlık yüzünü fotoğraflamış, Sovyetler Birliği Bilimler Akademisi de 1960’ta Ay’ın karanlık yüzünü anlatan detaylı atlas yayımlamıştı. ABD’nin 1968’deki insanlı ay seferi “Apollo 8” görevine katılan astronotlar, Ay’ın karanlık yüzünü bizzat gören ilk insanlar olmuştu. AY’IN KARANLIK YÜZÜNÜ KEŞFEDEN İLK ÜLKE Chang’ın bilimsel hedeflerinden biri üzerinde çalışan Fransız araştırmacı Pierre-Yves Meslin, “Çin’in bu kadar iddialı ve başarılı bir programı bu kadar kısa sürede nasıl geliştirebildiği bizim için gizemini koruyor” diye konuştu. 2018’de “Chang’e-4” misyonu ile Çin, yine Ay’ın uzak tarafına ilk insansız inişini sağladı. 2020 yılında ise “Chang’e-5”, insanların 44 yıl sonra ilk kez Ay’dan örnekler getirmesini sağladı. Chang’e-6, Çin’i Ay’ın “gizli” tarafından örnek alan ilk ülke yapabilir. Ülke, 2030’dan itibaren Ay’a insanlı seferler düzenlemeyi, Uluslararası Ay Araştırma Üssü kurarak daha ileri keşif faaliyetlerine zemin hazırlamayı hedefliyor.

Rusya ve Çin'den nükleer güçle çalışan Ay istasyonu projesi

Rusya, Çin ile ortak geliştirmeyi planladıkları Ay üssü için nükleer güçle çalışan ünite geliştirmeye başladı. Rusya Uzay Ajansı (Roscosmos) Başkanı Yuriy Borisov daha önce, Rusya ile Çin’in Ay’da bir nükleer enerji ünitesi kurmayı planladığını açıklamıştı. Uzmanlar Ay’da kalıcı bir üs kurmak için nükleer güçle çalışan istasyonların önünün açılması gerektiğini iddia ediyor.

Rusya’ya ait RIA haber ajansının haberine göre Rusya ve Çin uzayda ortaklıklarnı geliştirme kararı aldı. Habere göre Rusya, Çin ile ortak Ay istasyonu için nükleer güçle çalışan ünite geliştirmeye başladı.

RUSYA UZAY AJANSI AÇIKLAMIŞTI

Rusya Uzay Ajansı (Roscosmos) Başkanı Yuriy Borisov daha önce, Rusya ile Çin’in 2033-2035 yılları arasında Ay’da bir nükleer enerji ünitesi kurmayı planladığını açıklamıştı.

Borisov, Rusya ve Çin’in bir Ay programı üzerinde ortaklaşa çalıştıklarını ve Moskova’nın “nükleer uzay enerjisi” konusundaki uzmanlığıyla bu projeye katkıda bulunabileceğini dile getirmişti.

Rus ve Çinli uzmanlar Ay’da kalıcı bir üs kurmak için güneş enerjisinin yeterli gelmeyeceğini bu yüzden nükleer güçle çalışan istasyonların önünün açılması gerektiğini iddia ediyor.

ÇİN’DEN AY GÖREVİ

Çin, geçtiğimiz günlerde Ay’ın karanlık yüzünü incelemek üzere yaklaşık iki aylık bir görev için Ay’a inecek olan mürettebatsız bir uzay aracı fırlattı.

“Chang’e-6” isimli misyon, Çin’i Ay’ın “karanlık” tarafından örnek alan ilk ülke yapabilir.

Bayraktar AKINCI'dan deniz hedeflerine tam isabet

Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), deniz üstünde seyreden hareketli ve sabit hedeflere yönelik gerçekleştirilen atış testlerini başarıyla tamamladı.

Baykar açıklamasına göre, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı liderliğinde yürütülen AKINCI Projesi kapsamında Baykar’ın milli ve özgün geliştirdiği Bayraktar AKINCI TİHA’ya yerli mühimmat ve alt bileşenlerin entegrasyonu başarıyla sürüyor. Bu kapsamda Bayraktar AKINCI, önemli bir atış testini daha başarıyla geçti. Bayraktar AKINCI, milli elektro-optik sistem ve yerli mini akıllı mühimmatları kullanarak deniz hedeflerini başarıyla imha etti. Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden mini akıllı mühimmatlar ve ASELFLIR-500 ile havalanan Bayraktar AKINCI, testin ilk aşamasında 30 bin feet irtifadan deniz üstündeki sabit hedefi MAM-T ile tam isabetle vurdu. Testin ikinci aşamasında ise milli TİHA, MAM-L ile deniz üstünde seyreden Albatros İnsansız Deniz Aracı’nı (İDA) yine 30 bin feet irtifadan başarıyla imha etti. 22 Şubat’ta icra edilen test kapsamında Bayraktar AKINCI, ASELSAN tarafından milli olarak geliştirilen sınıfında dünyanın en iyi elektro-optik sistemi olan ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi’ni kullanarak ilk kez deniz üstünde seyreden Albatros İDA’yı başarıyla imha etmişti. 24 Şubat’ta gerçekleştirilen test faaliyetinde Bayraktar AKINCI C, 1 saatten fazla havada kaldı. Uçuş sırasında aerodinamik parametre adımları başarıyla test edildi. Bayraktar AKINCI C, 2×850 HP olmak üzere toplamda 1700 HP sahip olduğu güç ile sınıfının en etkili ve kabiliyeti muharip platformu olacak. İlk uçuşunu 6 Aralık 2019’da yapan Bayraktar AKINCI TİHA, 29 Ağustos 2021’de envantere girdi. Yakın dönemde 2×450 HP gücündeki Bayraktar AKINCI A ve 2×750 HP gücündeki Bayraktar AKINCI B, Türk güvenlik güçlerinin yanı sıra başta Azerbaycan olmak üzere dost ve müttefik ülkelerin envanterine de katılmaya başladı.50 BİN SAATTİR GÖKLERDE Türkiye’nin ilk milli insansız hava araçlarını üreten Baykar’ın milli ve özgün olarak geliştirdiği Bayraktar AKINCI TİHA, 50 bin uçuş saatini başarıyla tamamlayarak Türk havacılık tarihinde önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktı. Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA AR-GE sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin yüzde 83’ünü ihracattan elde etti. 2021 ve 2022 yıllarında Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından 2023’te de sektörün ihracat şampiyonu olduğu açıklanan Baykar, geçen yıl 1,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90’ından fazlasını ihracattan elde eden Baykar, 2023’te savunma ve havacılık sektöründeki ihracatın 3’te 1’ini tek başına yaptı. Dünyanın en büyük SİHA ihracatçısı olan Baykar’ın halihazırda imzalanan sözleşmelerinin yüzde 97,5’i ihracat kaynaklı gerçekleşti. Bayraktar TB2 SİHA için 33 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 9 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı.

Apple,

Apple, bugün düzenlediği “Let Loose” etkinliğiyle birlikte M4 işlemcili ve OLED ekrana sahip iPad Pro ile birlikte farklı boyut seçenekleri olan yenilenmiş ve M2 çipe sahip iPad Air cihazlarını tanıttı. Peki yeni iPad modelleri Türkiye’de ne kadara satılacak? İşte ayrıntılar…

Apple, düzenlediği “Let Loose” etkinliğiyle birlikte yeni iPad Pro ve Air modellerini tanıttı.
İşte ABD’li teknoloji şirketinin etkinlikte yaptığı tüm duyurular;
Apple ilk olarak yenilenen iPad Air modelini tanıttı.
Yeni iPad Air’in en önemli özelliği artık iki farklı boyuta sahip olması. Müşteriler 11 inç ekran ve 13 inç ekran arasında seçim yapabilecek.
Bu modelde M2 çip kullanılırken, kamera da iPad’i yatay tuttuğunuzda daha doğal görünecek şekilde hareket ettirildi.
Şimdiye kadar iPad’in kamerası dikey kenardaydı, bu da görüntülü görüşme yaparken iPad’i dikey moda almanız gerektiği anlamına geliyordu.
Eğer iPad’inizi bir dizüstü bilgisayar gibi yatay moda alırsanız, garip ve hoş olmayan bir açı ortaya çıkıyordu. Yeni iPad Air modelleri bu sorunu çözüyor.
Alüminyum gövde için mavi, mor, yıldız ışığı ve uzay grisi olmak üzere dört renk seçeneği var.
Her iki model de 128GB depolama alanıyla başlıyor ve artık 1TB’a kadar depolama alanına sahip olabileceksiniz.
Apple ayrıca yeni 11 inç ve 13 inç iPad Pro’yu duyurdu.
Yeni iPad  Pro, 5,1 mm ile şu ana kadarki en ince Apple ürünü.
Yeni tabletler, daha zengin kontrast ve parlaklık sunan OLED ekranlara sahip ve daha ince yeni bir tasarım içerisinde yer alıyor.
Apple’ın LCD’den OLED’e geçme kararı sayısız avantajı da beraberinde getiriyor. iPad Pro artık çok daha yüksek kontrast kapasitesine sahip olacak ve video izlerken mükemmel siyah seviyelerine ve daha fazla sürükleyiciliğe olanak tanıyacak.
Apple, fotoğrafta görüldüğü üzere 2022 iPad Pro (solda) 2024 iPad Pro (sağda) karşılaştırdı.
Ayrıca OLED piksel başına parlaklık hassasiyeti sağladığından, yaratıcı profesyonellerin/sanatçıların artık parlak içeriğin ekrandaki karanlık alanlara taşması anlamına gelen çiçeklenme sorunuyla uğraşmasına gerek kalmayacak.
Ayrıca, iPad Pro artık gücünü M4 çipten alıyor.
Yeni tabletler, daha zengin kontrast ve parlaklık sunan OLED ekranlara sahip ve önemli ölçüde daha küçük ve daha hafif olan yeni ve daha ince tasarıma sahip.
Yeni iPad Pro cihazlar 11 inç 5,3 mm ve 13 inç 5,1 mm inceliğinde, Apple’ın söylediğine göre bu da onu şimdiye kadar yarattıkları en ince ürün yapıyor.Yeni iPad Pro OLED ekran, eski mini-LED panellere kıyasla daha parlak vurgular ve daha derin siyahlarla 1600’e kadar en yüksek HDR parlaklığı sunuyor.
M4 çip, OLED ekranı çalıştırmaya yardımcı olan yeni bir ekran denetleyicisinin yanı sıra beklediğiniz CPU ve GPU ilerlemelerini de içeriyor.
Yeni 10 çekirdekli CPU, önceki M2 iPad Pro’ya kıyasla %50’ye varan CPU performansı sunuyor.
M4 işlemcinin ikinci nesil 3 nanometre üretim süreci üzerine inşa edildiği kaydedildi.
iPad Pro 11 inç | 256 GB | 45.999 TLiPad Pro 11 inç | 512 GB | 53.999 TLiPad Pro 11 inç | 1 TB | 71.499 TLiPad Pro 11 inç | 2 TB | 88.999 TLiPad Pro 13 inç | 256 GB | 59.999 TLiPad Pro 13 inç | 512 GB | 67.999 TLiPad Pro 13 inç | 1 TB | 85.499 TLiPad Pro 13 inç | 2 TB | 102.999 TL
iPad Air 11 inç | 128 GB | 25.999 TLiPad Air 11 inç | 256 GB | 29.999 TLiPad Air 11 inç | 512 GB | 37.999 TLiPad Air 11 inç | 1 TB | 45.999TLiPad Air 13 inç | 128 GB | 34.999 TLiPad Air 11 inç | 256 GB | 38.999 TLiPad Air 11 inç | 512 GB | 46.999 TLiPad Air 11 inç | 128 GB | 54.999 TL
Apple, “Let Loose” etkinliğinde iPad modellerinin yanısıra tabletlerde kullanılan yeni Apple Pencil Pro modelini de tanıttı.
Apple Pencil’a en önemli güncelleme 2018’de geldi ve manyetik şarj özelliğini seriye ekledi.
Geçen yıl ise daha az özelliğe ve USB-C şarj özelliğine sahip daha ucuz bir model piyasaya sürülmüştü.
Şimdi seriye bir Pro modeli ekleniyor. Yeni bir sensör, cihaza kullanıcıların fırçalar arasında geçiş yapmasını sağlayan bir sıkma işlevi ekliyor.
Ürüne dokunsal geri bildirim sağlayan bir dokunsal sensör de eklendi.
Apple Pencil Pro yalnızca yeni iPad Air ve iPad Pro ile uyumludur
Apple bugün iPad odaklı ‘Let loose’ etkinliğinde, ilk olarak 2020 yılında tanıtılan iPad’in Magic Keyboard’unun yeni bir versiyonunu duyurdu.Bu yeni iPad klavye modeli, bir önceki modele göre profesyonel kullanıcıların ihtiyaçlarına daha uygun olarak tasarlandı.
Daha ince ve hafif olmasının yanı sıra daha büyük bir trackpad ve işlev satırıyla birlikte geliyor.

Apple,

Apple, bugün düzenlediği “Let Loose” etkinliğiyle birlikte M4 işlemcili ve OLED ekrana sahip iPad Pro ile birlikte farklı boyut seçenekleri olan yenilenmiş ve M2 çipe sahip iPad Air cihazlarını tanıttı.

Apple, düzenlediği “Let Loose” etkinliğiyle birlikte yeni iPad Pro ve Air modellerini tanıttı.
İşte ABD’li teknoloji şirketinin etkinlikte yaptığı tüm duyurular;
Apple ilk olarak yenilenen iPad Air modelini tanıttı.
Yeni iPad Air’in en önemli özelliği artık iki farklı boyuta sahip olması. Müşteriler 11 inç ekran ve 13 inç ekran arasında seçim yapabilecek.
Bu modelde M2 çip kullanılırken, kamera da iPad’i yatay tuttuğunuzda daha doğal görünecek şekilde hareket ettirildi.
Şimdiye kadar iPad’in kamerası dikey kenardaydı, bu da görüntülü görüşme yaparken iPad’i dikey moda almanız gerektiği anlamına geliyordu.
Eğer iPad’inizi bir dizüstü bilgisayar gibi yatay moda alırsanız, garip ve hoş olmayan bir açı ortaya çıkıyordu. Yeni iPad Air modelleri bu sorunu çözüyor.
Alüminyum gövde için mavi, mor, yıldız ışığı ve uzay grisi olmak üzere dört renk seçeneği var.
Her iki model de 128GB depolama alanıyla başlıyor ve artık 1TB’a kadar depolama alanına sahip olabileceksiniz.
Apple ayrıca yeni 11 inç ve 13 inç iPad Pro’yu duyurdu.
Yeni iPad  Pro, 5,1 mm ile şu ana kadarki en ince Apple ürünü.
Yeni tabletler, daha zengin kontrast ve parlaklık sunan OLED ekranlara sahip ve daha ince yeni bir endüstriyel tasarım içinde yer alıyor
Apple’ın LCD’den OLED’e geçme kararı sayısız avantajı da beraberinde getiriyor. iPad Pro artık çok daha yüksek kontrast kapasitesine sahip olacak ve video izlerken mükemmel siyah seviyelerine ve daha fazla sürükleyiciliğe olanak tanıyacak.
Ayrıca OLED piksel başına parlaklık hassasiyeti sağladığından, yaratıcı profesyonellerin/sanatçıların artık parlak içeriğin ekrandaki karanlık alanlara taşması anlamına gelen çiçeklenme sorunuyla uğraşmasına gerek kalmayacak.
Ayrıca, iPad Pro artık gücünü M4 çipten alıyor.
Yeni tabletler, daha zengin kontrast ve parlaklık sunan OLED ekranlara sahip ve önemli ölçüde daha küçük ve daha hafif olan yeni ve daha ince tasarıma sahip.
Yeni iPad Pro cihazlar 11 inç 5,3 mm ve 13 inç 5,1 mm inceliğinde, Apple’ın söylediğine göre bu da onu şimdiye kadar yarattıkları en ince ürün yapıyor.Yeni iPad Pro OLED ekran, eski mini-LED panellere kıyasla daha parlak vurgular ve daha derin siyahlarla 1600’e kadar en yüksek HDR parlaklığı sunuyor.

iPhone 17 sızdırıldı: Slim modeliyle birlikte gelebilir (iPhone 17 nasıl olacak, ne zaman gelecek?)

Apple iPhone 16 modelini henüz tanıtmadan iPhone 17 ile ilgili yeni iddialar ortaya atıldı. ABD’li teknoloji şirketinin Asya’daki tedarik zincirindeki bazı kaynaklara göre iPhone 17’ye dair donanımsal ve tasarımsal bazı bilgiler sızdırıldı. Şirketin gelecek yıldan itibaren iPhone modelleri arasına “Slim” tasarımını da ekleyeceği öne sürüldü. Peki iPhone 17 nasıl olacak, ne zaman gelecek? İşte ayrıntılar…

Apple’ın gözdesi iPhone serisinin 16 modelleri önümüzdeki Eylül ayında tüm kullanıcılar için çıkış yapacak.
MacRumors’un Asya tedarikçisi ve Apple analisti Jeff Pu’ya dayandırdığı haberine göre, iPhone 17’nin bazı donanımsal ve tasarımsal özellikleri sızdırılırken, gelecek yıl iPhone modelleri arasında “Slim” tasarımını da görebileceğimiz öne sürüldü.
Pu, bu yeni Slim modelinin 6,6 inç ekrana sahip olacağını iddia ediyor.
iPhone 17 serisinin geri kalanına gelince, Pu, iPhone 17’nin 6,1 inç ekrana, iPhone 17 Pro’nun 6,3 inç ekrana ve iPhone 17 Pro Max’in 6,9 inç ekrana sahip olacağını iddia ediyor.
Bu, iPhone 16 serisinden beklediğimiz boyutlarla uyumlu, bu nedenle ekran boyutu değişecek olan yalnızca iPhone 17 Slim olabilir.
iPhone 17 Pro Max’in ayrıca “daraltılmış bir Dinamik Ada “ya sahip olacağı söylenirken, diğer üç telefonun alıştığımız Dinamik Ada’ya sadık kalacağı kaydedildi.
Bu küçültülmüş boyutun, Face ID sensörünün boyutunu küçültebilecek yeni bir “metalens” teknolojisinden kaynaklandığı düşünülüyor.
Aynı raporda iPhone 17 ve iPhone 17 Slim’in 8GB RAM ve A18 ya da A19 çipine sahip olacağı, iPhone 17 Pro ve iPhone 17 Pro Max’in ise 12GB RAM ve A19 Pro yonga setine sahip olacağı belirtiliyor.
Referans olması açısından, şu anda standart modellerde 6GB RAM bulunurken, Pro modellerde 8GB bulunuyor.
iPhone 16 serisiyle birlikte, dört telefonun da 8GB RAM’e sahip olacağı söyleniyor.
ÖN KAMERA 24MP OLACAK
Son olarak, dört iPhone 17 modelinin de mevcut telefonlardaki 12MP’den 24MP’lik bir ön kameraya sahip olacağı söyleniyor.
ABD’li teknoloji devinin iPhone 17 modellerinde çizilmeye karşı dayanıklı ve yeni bir yansıma önleyici ekran kullanacağı da öne sürüldü.Böylelikle yeni iPhone modelleri çizilmelere ve hasarlara karşı daha dirençli hale gelirken ekran yansıma önleyici özellik sayesinde gün ışığında cihaz kullanımı daha işlevsel olacak.

Nintendo Switch 2 ve PlayStation 5 Pro 2024'e damga vurabilir

Nintendo başkanı Shuntaro Furukawa, yeni Nintendo Switch’in 2024 yılı içerisinde duyurulacağını açıkladı. Öte yandan Rockstar Games, GTA 6’nın 2025’te çıkış yapacağını duyurmasıyla birlikte gözler PlayStation 5 Pro’ya çevirdi. Öte yandan Xbox için bir yükseltme gelmeyeceği de kaydedildi. İşte 2024’te çıkış yapması beklenen konsollar…

Nintendo Başkanı Shuntaro Furukawa, 2025 yılında Nintendo Switch’in yenisinin geleceğini duyurdu.

Furukawa, 2024 mali yılı içerisinde yeni konsolun tanıtılmasının planlandığını, Haziran ayında düzenlenecek Nintendo Direct etkinliğinde tanıtılmayacağını duyurdu.

NINTENDO SWITCH 2 GELİYOR

Shuntaro Furukawa X/Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı;

“Bu mali yıl içinde Nintendo Switch’in halefi hakkında bir duyuru yapacağız. Mart 2015’te Nintendo Switch’in varlığını duyurmamızın üzerinden dokuz yıldan fazla zaman geçmiş olacak. Nintendo bu Haziran ayında 2024’ün ikinci yarısındaki Nintendo Switch yazılım serisiyle ilgili bir Nintendo Direct konferansı düzenleyecek, ancak bu sunum sırasında Nintendo Switch’in halefinden bahsedilmeyeceğini lütfen unutmayın.”

PLAYSTATION 5 PRO YIL SONU GELEBİLİR

Öte yandan oyun konsol devi Sony’nin de bu sezon sonunda PlayStation 5 Pro’yu oyuncularla buluşturmaya çalıştığı biliniyor.

GTA 6’nın 2025 yılının ilk ayında çıkış yapacağını göz önünde bulundurursak, Sony’nin PS5 Pro’yu 2024 yılının sonlarına doğru tanıtması bekleniyor.

XBOX İÇİN BİR YÜKSELTME YOK

PS5 Pro ve Nintendo Switch 2’ye dair bazı bilgiler yer alsada Xbox’ın yükseltilmiş bir konsol için girişiminin olmadığı tahmin ediliyor.

Xbox Series X’in yeniden tasarlanacağı ve yeni bir kumanda kurulumuna sahip olacağı da dahil olmak üzere birkaç sızıntı haber bulunuyor.

Boeing'in Starliner kapsülünün ISS'e uçuşu iptal edildi

Boeing’in Starliner kapsülünün Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) yapacağı test uçuşu, fırlatma Atlas V roketindeki bir sorun nedeniyle iptal edildi. NASA henüz yeni bir fırlatma tarihi belirlemedi.

Boeing’in Starliner kapsülünün ISS’e yaptığı test uçuşu fırlatma Atlas V roketindeki bir sorun nedeniyle iptal edildi.

NASA HENÜZ TARİH VERMEDİ

NASA fırlatma için henüz yeni bir tarih açıklamadı ancak fırlatma gerçekleştiğinde Starliner ve iki yolcusu ISS’e gidecek.

1 HAFTA BOYUNCA KALMASI PLANLANIYORDU

Starliner’da yer alan iki test astronotu Butch Wilmore ile Sunita Williams, daha önce iki kez ISS’e gitmişti. İki astronotun Dünya’ya dönmeden önce bir hafta boyunca ISS’te kalması planlanıyordu.

Bu görevin amacı Starliner’ın mürettebatı ISS’e taşımak için güvenli bir seçenek olduğunu kanıtlamak.

Her şey yolunda gittiği takdirde Starliner’ın operasyon için yetkilendirileceği ve yıllık mürettebatlı uçuşlar yapmaya başlayacağı kaydedildi.

Dünya'nın derinliklerinde

Ay’ın yapısındaki metal cevheri üzerine yapılan yeni bir çalışma, uydunun uzun zaman önce Dünya’ya çarpan bir gezegen tarafından oluşturulduğu teorisini güçlendiriyor. Bu teoriye göre gezegen Ay’ı oluştururken aynı zamanda bazı parçaları Dünya’nın çekirdeğe yakın bölgesine karıştı. Uzmanlar bu sonuca Ay ve Dünya derinliklerinde buldukları ortak metallerde yaptıkları incelemeler sonucunda vardı.

Ay’ın yapısındaki metal cevheri üzerine yapılan yeni bir çalışma, Dünya’nın doğal uydusunun uzun zaman önce Dünya’ya çarpan bir gezegen tarafından oluşturulduğuna dair yeni kanıtlar sunuyor. Bilim insanları uzun süredir teorileştirilen bu gezegenler arası çarpışmanın yaklaşık 4,5 milyar yıl önce gerçekleştiğine inanıyor. Teoriye göre “Theia” adlı Mars büyüklüğünde bir gezegen, Dünya’ya çarpması üzerine sıcak lav parçalarına ayrıldı.

DÜNYANIN DERİNLİKLERİNDEKİ GEZEGEN

Bu gezegen Ay’ı oluştururken aynı zamanda bazı parçaları Dünya’nın çekirdeğe yakın bölgesine karıştı. Böylelikle Dünya’nın derinliklerinde dış bir gezegene ait kalıntılar kalmış oldu.

NASA’nın Yerçekimi Kurtarma ve İç Laboratuvarı (GRAIL) uzay aracından elde edilen yeni veriler, Ay yüzeyinin derinliklerinde büyük miktarda titanyum-demir cevheri yatakları buldu. Bu da Theia’nın aslında Dünya’nın uydusu Ay’ı oluşturduğunu öne sürüyor. Nisan ayında Nature Geoscience’da yayınlanan yeni makale, Ay yüzeyinin derinliklerindeki “yerçekimi anormalliklerine odaklandı. GRAIL uzay aracının sensörleri tarafından ağır metal tespit edildi.

AY VE DÜNYA’NIN ORTAK GEÇMİŞİ Ay kabuğunun altında, kabuk ile çekirdek arasındaki manto olarak bilinen bölgede, GRAIL aracı, Theia çarpma teorisinin doğru olması durumunda var olabilecek titanyum ve demir yataklarıyla eşleşen iki yoğun bölge tespit etti. Teoriye göre Theia, Dünya ile çarpıştı ve bu kayıp gezegenin parçaları Dünya kabuğunun derinliklerine gömüldü. Dünya’da, mantonun tabanında benzer şekilde yoğun ve olağandışı iki bölge tespit edilmesi, Ay’ı gezegenler arası bir çarpışmanın yarattığı teorisine de inandırıcılık kazandırdı.

Yeni uzay görevi belli oldu: Astronot Tuva Cihangir Atasever yörünge altı uçuşu yapacak

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tuva Cihangir Atasever’in yörünge altı araştırma uçuşu yapacağını duyurdu. Kacır, “Astronotumuz Tuva Cihangir Atasever’in yörünge altı araştırma uçuşu, 8 Haziran 2024’te ABD’nin New Mexico Eyaletinde bulunan Spaceport tesislerinden gerçekleşecek.” dedi.

Türkiye’nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever’in ne zaman uzaya gideceği belli oldu.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 8 Haziran’da gerçekleşecek uçuşun bilimsel çalışmalara katkı sunacağını vurgulayarak, “En başından proje anlaşmalarında kararlaştırdığımız üzere ilave bir maliyet oluşturmaksızın ikinci astronotumuz Tuva Cihangir Atasever’in yörünge altı araştırma uçuşu yaparak uzay deneyimi gerçekleştirmesi imkanı ortaya çıkardı. Böylelikle uzay sınırını geçen ve mikro yerçekimi ortamında bilimsel çalışmalara katkı sunan ikinci vatandaşımız Tuva Cihangir Atasever olacak. Astronotumuz Tuva Cihangir Atasever’in yörünge altı araştırma uçuşu, 8 Haziran 2024’te ABD’nin New Mexico Eyaletinde bulunan Spaceport tesislerinden gerçekleşecek” dedi.

ABD Federal Havacılık İdaresi, Boeing hakkında yeni soruşturma başlattı

ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), Boeing’in 787 Dreamliner uçaklarına yönelik denetim süreçlerine ilişkin soruşturma başlattı.

FAA’dan yapılan açıklamada, nisan ayında Boeing’in gönüllü olarak bazı 787 Dreamliner uçaklarında kanatların gövdeyle birleştiği yerde yeterli bağlantı ve topraklama olduğunu doğrulamak için gerekli denetimleri tamamlamamış olabileceğini bildirmesinin ardından şirket hakkında bir soruşturma başlatıldığı belirtildi. Boeing’in denetimleri tamamlayıp tamamlamadığı ve şirket çalışanlarının uçak kayıtlarında sahtecilik yapıp yapmadığının araştırıldığı aktarılan açıklamada, şirketin aynı zamanda üretim sistemindeki 787 uçaklarının tamamını yeniden incelediği ve hizmetteki filoya yönelik bir plan oluşturması gerektiği kaydedildi. Açıklamada, FAA’nın soruşturma devam ederken hava yolu yolcularının güvenliğini sağlamak için her türlü önlemi alacağı vurgulandı.

KAAN ikinci kez gökyüzü ile buluştu

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından Hava Kuvvetleri Komutanlığının muharip uçak ihtiyacını karşılamak amacıyla başlatılan ve Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen milli muharip uçak KAAN projesi kapsamında, ikinci uçuş başarıyla gerçekleştirildi.

Twitter'ın kurucusu Jack Dorsey, Bluesky yönetim kurulundan ayrıldı

Jack Dorsey, kurucularından olduğu Twitter’ın Elon Musk’a satılmasının ardından, rakip olarak geliştirdiği bir diğer platform Bluesky’ın yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.

Twitter’ın kurucusu Jack Dorsey, platformu Elon Musk’a satmasının ardından Bluesky isimli bir rakip platform üzerinde çalışıyordu.

Bir dönem yalnızca davet koduyla kayıt oluşturulabilen platforma geçtiğimiz Şubat ayından itibaren bu şart kaldırılarak herkesin üye olabilmesi sağlanmıştı.

Jack Dorsey, kurucusu olduğu Twitter/X platformunda “Bluesky yönetim kurulunda yer alıyor musun?” sorusuna “Hayır” cevabını vererek ayrıldığını açıkladı. 

5 YILDIR ÜZERİNDE ÇALIŞIYORDU

Dorsey, 2019 yılında hala Twitter’ın başındayken, Twitter’dan aldığı fonla bir yan proje olarak Bluesky üzerinde çalışmaya başlamıştı.

Rekabet Kurulu'ndan Meta'ya 335,7 milyon lira ceza

Rekabet Kurulu, Meta’nın, Türkiye’deki tüm “Threads” kullanıcılarının profillerini devre dışı bırakarak uygulamanın faaliyetlerini sonlandırması üzerine, daha önce alınan tedbir kararında verilen günlük para cezasının sonlandırılarak, 335 milyon 730 bin 707 lira 20 kuruş idari para cezası uygulanmasına karar verdi.

Rekabet Kurulu’ndan yapılan açıklamaya göre, Meta tarafından piyasaya sürülen “Threads” isimli uygulamaya giriş yapabilmek için kullanıcıların bir Instagram hesabına sahip olmalarının zorunlu tutulduğu ve benzer şekilde Threads hesabını kaldırmak isteyen kullanıcıların Instagram hesabını da silmek zorunda bırakıldığı iddiası üzerine, Meta hakkında ön araştırma başlatıldı. Yürütülen ön araştırmada, Meta’nın veri birleştirme politikaları kapsamında, hem Instagram hesaplarından toplanan verilerin Threads hesaplarına aktarılabileceği, hem de Threads üzerinden toplanan verilerin diğer Meta ürünlerini sağlamak, kişiselleştirmek ve iyileştirmek, Meta ürünlerinin performansının ölçümü ve analizi ile başka kurumsal hizmetler (reklamlar dahil) sunmak amacıyla kullanılabileceği anlaşıldı ve Meta hakkında 23 Kasım 2023 tarihinde soruşturma başlatıldı.

GÜNLÜK PARA CEZASI UYGULANIYORDU

Threads hakkında yürütülen soruşturmanın konusunu piyasada hakim durumda bulunan Meta’nın veri birleştirme davranışı oluşturdu. Veri birleştirme davranışı ise veri temelli rekabetçi endişelerin başında gelirken; rekabet otoritelerince dijital pazarlardaki rekabet ortamı açısından sorunlu bir davranış olarak görüldü.

Kurul 8 Şubat 2024 tarihli toplantısında; Meta’nın uzun yıllardır faaliyet göstermesi sebebiyle kapsamlı ve detaylı bir veri birikimine sahip olduğu, sahip olduğu kullanıcı tabanın büyüklüğü ve çeşitliliğinin, reklamverenler bakımından Meta hizmetlerini cazip hale getirdiği, Meta’ya hizmet geliştirme amacıyla daha fazla kaynak ayırabilmesine imkan sağladığı ve rakiplerin reklam verenlere ve dolayısıyla finansal kaynaklara erişimini zorlaştırdığı, bu çerçevede Meta’nın faaliyetlerinin pazarda giriş engeli oluşturduğu değerlendirildi.

Ayrıca, Meta’nın sunduğu temel hizmetler ve ilişkili hizmetler ile birlikte bir ekosistem olarak faaliyette bulunduğu, Meta’nın her bir hizmetten edindiği gücü ve birikimi diğer bir hizmetine aktarmasını mümkün kıldığı ve pazar gücünü arttırdığı tespitlerinde bulunarak Instagram ve Threads arasındaki veri birleştirme davranışının engellenmesi yönünde geçici tedbir karar aldı.

Kararın gereği yerine getirilinceye kadar her gün için 4 milyon 796 bin 152,96 lira günlük idari para cezası uygulanmasına karar verildi. PROFİLSİZ KULLANIM REDDEDİLDİ Tedbir kararına uymak adına Meta tarafından, daha önce Avrupa Birliği’ndeki kullanıcılar için getirilmiş olan ‘profilsiz kullanım’ önerisi sunuldu; ancak endişeleri giderecek seviyede görülmeyerek kabul edilmedi. Bu kararın ardından Meta, kullanıcı verilerinin birleştirilmesi eylemine son vermek adına yeni bir çözüm önerisinde bulunmadı.

30 Nisan 2024 tarihi itibarıyla Türkiye’deki tüm Threads kullanıcılarının profillerini devre dışı bıraktığını bildirdi. Kurul, Threads’in faaliyetlerini durdurmasını geçici tedbir kararında öngörülen yükümlülükleri konusuz bıraktığına ve dolayısıyla tedbir kararı ile uyumlu olduğuna; günlük para cezasının sonlandırılarak; 335 milyon 730 bin 707 lira 20 kuruş‬ olarak uygulanmasına karar verildi.

Boeing Elon Musk'a rakip oluyor: Starliner ilk insanlı görev için hazır

Boeing’in yeni Starliner kapsülü, insansız ilk uzay yolculuğundan iki yıl sonra, Uluslararası Uzay İstasyonu’na uzun süredir ertelenen mürettebatlı test uçuşu için hazır. Uçuş başarılı olursa, Boeing Starliner uzay aracı, Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) astronot taşımak için alternatif bir seçenek haline gelecek.

ABD’li havacılık ve uzay devi Boeing’e ait yeni Starliner kapsülü, Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) uzun süredir ertelenen mürettebatlı test uçuşunu bu gece gerçekleştirecek.

Bu Boeing için tarihi bir an olacak. Şirket, 2014 yılında SpaceX ile aynı zamanda insanlı bir uzay aracı inşa etmek üzere NASA ile sözleşme imzalamıştı.

SpaceX uzay araçları halihazırda kullanılırken ve ISS’e 12 uçuş gerçekleştirmişken, Boeing Starliner’ın yalnızca iki test fırlatışını gerçekleştirebildi. Damla şeklindeki “CST-100 Starliner”ın iki astronotla birlikte fırlatılması planlanıyor.

YEDİ KİŞİLİK MÜRETTEBAT Yedi mürettebat üyesini taşıyabilecek şekilde tasarlanan Starliner’da, kıdemli NASA astronotları, emekli ABD Donanması kaptanı Barry “Butch” Wilmore ve eski Donanma havacısı ve test pilotu olan 58 yaşındaki Sunita “Sunni” Williams bulunuyor. Starliner otonom olarak uçmak üzere tasarlanmış olmasına rağmen, mürettebat gerekirse uzay aracının kontrolünü üstlenebilecek. Fırlatma, 1960’lardan bu yana bir Atlas roketi kullanılarak uzaya yapılan ilk mürettebatlı yolculuk olacak. Her şey planlandığı gibi giderse, kapsül yaklaşık 26 saatlik bir uçuşun ardından yörüngenin 400 kilometre yukarısındaki uzay istasyonuna ulaşacak.ELON MUSK’A RAKİP OLACAK NASA’nın ticari mürettebat programı kapsamında rutin operasyonel uçuşlara başlamak için nihai onayı almadan önce bu görevde başarılı olmak hayati önem taşıyor. Uçuş başarılı olursa, Boeing Starliner uzay aracı, Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) astronot taşımak için alternatif bir seçenek haline gelecek.

Numara taşıma sayısı ülke nüfusunun 2 katını geçti

Türkiye’deki cep telefonu operatörleri arasında numarası taşıma sayısı mayıs ayı itibarıyla 180 milyon 503 bin olurken, sabit telefonlarda 2 milyon 630 bin olarak kayıtlara geçti.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) verilerinden derlenen bilgiye göre, ülkede geçen yılın sonu itibarıyla 92,2 milyon mobil telefon abonesi bulunuyor.

Dönemler itibarıyla bakıldığında geçen yılın birinci çeyreğinde 2 milyon 257 bin 266, ikinci çeyreğinde 2 milyon 465 bin 812, üçüncü 2 milyon 449 bin 425 ve son çeyreğinde 2 milyon 988 bin 257 olmak üzere 2023’te 10 milyon 160 bin 760 mobil numara taşıma işlemi yapıldı.

177,3 MİLYON NUMARA TAŞINDI

Numara taşıma hizmetinin başlangıcından geçen yılın sonuna kadar da 177 milyon 388 bin 719 numara taşındı.

Bu yılın mayıs ayı itibarıyla ise numara taşıma işlemi sayısı ise 183 milyon 133 bine çıktı. Bunlardan 180 milyon 503 bini cep telefonu, 2 milyon 630 bini de sabit telefon numaralarından oluştu. Böylece numara taşıma sayısı, 85 milyon 372 bin 377 olan ülke nüfusunun 2 katını geçti.

SABİT TELEFONLARDA NUMARA TAŞIMA SAYISI 2,6 MİLYON

Türkiye’de 10 Eylül 2009’da başlatılan sabit hatlarda numara taşınabilirliği uygulaması ise beklenen ilgiyi görmedi.

Bugüne kadar sabit hatlarda 2 milyon 630 bin numaranın taşınma işlemi gerçekleştirildi.

Türksat 6A için ay-yıldızlı logo belirlendi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat 6A’nın üretim ve test süreçlerinin başarıyla tamamlandığını ve Haziran ayında Amerika’nın Florida eyaletindeki Space-X’in merkezine gönderileceğini hatırlatarak Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın logosunu belirlediklerini açıkladı. Bakan Uraloğlu, “Türkiye’nin en büyük Ar-Ge projesi olan uzaydaki gücümüze güç katacak Türksat 6A için belirlediğimiz logonun ilhamını da Türkiye Yüzyılı vizyonu ve gururla dalgalandırdığımız bayrağımızdan aldık. Temmuz ayında yörüngesine göndereceğimiz milli haberleşme uydumuz Türksat 6A ile gururumuz, şanlı bayrağımız uzaydaki yerini alacak” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın montaj, entegrasyon ve testlerinin, Türksat, Savunma Sanayi Başkanlığı ve TUSAŞ iş birliğiyle ülkemize kazandırılan Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test (USET) Merkezi’nde tamamlandığını açıkladı.

Yörüngede görev yapacak uydunun “uçuş modeli”nin entegrasyon, sistem seviyesi testleri ve son hizalama ölçümlerinin tamamlandığını bildiren Uraloğlu, “Gururla söylüyorum ki ülkemizin en büyük AR-GE Projesi Türksat 6A tamamlandı. Yapılan testlerde uydunun fırlatma süreci ve uzay ortamı yerde oluşturularak tüm koşullara dayanıklılığı test edildi. Bütün testlerimizi başarı ile tamamladık. Haziran ayı başında da özel bir uçakla Amerika’nın Florida eyaletindeki Space-X’in merkezine göndereceğiz” dedi. SpaceX Falcon 9 Roketiyle Fırlatılacak Bakan Uraloğlu, uydunun Temmuz ayında yörüngesine fırlatılacağını kaydederek Türksat-6A’nın Türkiye için bir dönüm noktası niteliği taşıdığını vurguladı.

Türksat 6A ile Türkiye’nin ilk yerli haberleşme uydusu platformunu geliştirmiş olacağının altını çizen Uraloğlu, “Özellikle kritik bileşenlerin yerli imkanlarla üretilmesi ve yüksek yerlilik oranı ile uydu ve uzay sektöründe dışa bağımlık da azalacak. Bir haberleşme uydusunun 200-250 milyon Dolar değeri olduğunu düşünürsek bu projenin ülkemiz için ne kadar önemli olduğu biraz daha anlaşılır olabilir. Çünkü bu uydu ile ülkemiz, haberleşme uydusu üretebilen 10 ülke arasında yer alacak ve Türksat 6A’dan edindiğimiz tecrübelerle Türkiye bölgesindeki ülkeler için haberleşme uydusu üretim merkezi haline gelecek” diye konuştu.

“Şanlı Bayrağımız, Türksat 6A ile Uzaydaki Yerini Alacak” Uraloğlu, Türksat 6A uydusunun, Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek kadar önemli bir Ar-Ge projesi olduğunu da ifade ederek Türkiye’nin ilk yerli milli haberleşme uydusu olarak Türksat 6A’nın uzayda Türkiye’nin ve Türk bayrağının temsilcisi olacağının da altını çizdi. Uraloğlu, “Türksat 6A uydumuzun logosunu da bu düşünceden hareketle belirledik. Türkiye’nin en büyük Ar-Ge projesi olan uzaydaki gücümüze güç katacak Türksat 6A için belirlediğimiz logonun ilhamını Türkiye Yüzyılı vizyonu ve gururla dalgalandırdığımız bayrağımızdan aldık. Temmuz ayında yörüngesine göndereceğimiz milli haberleşme uydumuz Türksat 6A ile gururumuz, şanlı bayrağımız uzaydaki yerini alacak” dedi.

Bilim insanları resifleri ses dalgalarıyla yeniden canlandırmaya çalışıyor

Avustralya’daki bilim insanları, yükselen deniz sıcaklığı ve birçok çevresel etmenlerin sonucunda zarar görmüş resifleri, ses dalgalarıyla yeniden canlandırmaya ve zenginleştirmeye çalışıyor.

ABC News’ün haberine göre Avustralya Tıbbi ve Klinik Bilim İnsanları Enstitüsü (AIMS), “Resif Şarkısı” adlı deneysel araştırma projesi kapsamında, ses dalgalarını kullanarak çevredeki deniz yaşamının dikkatini çekmeye çalışıyor. Avustralya’nın batısındaki Ningaloo Resifi ve Lizard Adası’nın Büyük Set Resifleri’nde 2021’den bu yana yapılan çalışmalar kapsamında, resiflerin zeminlerine ses dalgası yayan hoparlörler yerleştirildi. Araştırmada, sağlıklı resif ekosistemlerinin ürettiği ses dalgaları, balık ve diğer deniz canlılarını küresel ısınma ve beşeri etmenlerden zarar görmüş resiflerde yaşamaya çekmek için kullanılıyor. Çalışmanın baş araştırmacısı Rohan Brooker, proje kapsamında bu hoparlörlerden mevsime ve ekosisteme uygun ses dalgaları yayınladıklarını anlattı. Brooker, bu çalışma ile resiflere mercanların büyümesine ve ekosistemin zenginleşmesine yardımcı olacak besinleri ve diğer organik maddeleri taşıyacak balık yavrularının gelmesini umduklarını aktardı. Araştırmayı yürüten bilim insanlarından Miles Parsons da sağlıklı bir resif ekosisteminin farklı ses dalgaları içerdiğini belirterek balıkların beslenme gibi faaliyetler için korolar oluşturduklarını aktardı. Su altını farklı seslerin olduğu mahallelere benzeten Parsons, “Kalabalık bir mahalle sağlıklı bir ortama işaret eder.” dedi. Parsons ayrıca, sağlıklı resiflerin oluşturduğu seslerin balıklar tarafından orada yaşanıp yaşanmayacağına karar vermek için kullanıldığını açıkladı. Araştırmanın 2025’te sonuçlanması planlanıyor.

X kullanıcıları, kendilerini engelleyen kullanıcıların paylaşımlarını görebilecek

X/Twitter’ın sahibi Elon Musk, kullanıcıların kendilerini engelleyen kullanıcılar tarafından paylaşılan X gönderilerini görüntüleyebileceklerini, ancak etkileşime giremeyeceklerini duyurdu.

Twitter yani yeni adıyla X’in sahibi Elon Musk, platform üzerinde yaptığı paylaşımda yeni bir özellik duyurdu.

ABD’li milyarder yaptığı duyuruyla birlikte bir başka kullanıcı paylaşımlarını herkese açık olarak yaptığı takdirde, engellediği kullanıcılar tarafından da görüntülenebilecek.

Elon Musk’ın X gönderisinde şu ifadeler yer aldı;

“Kullanıcılar yakında kendilerini engelleyen kullanıcıların herkese açık gönderilerini görebilecekler. Ancak, onlara yanıt veremeyecek/beğenemeyeceklerdir.”

Çin'den Ay'ın karanık yüzüne tarihi misyon

Çin, “Chang’e-6” misyonu kapsamında mürettebatsız bir uzay aracını Ay’ın keşfedilmemiş güney kutbuna iniş yapmak üzere fırlattı. Uzay aracı buradan topladığı örnekleri getirmeyi başarırsa, Çin’i Ay’ın “gizli” tarafından örnek alan ilk ülke yapabilir.

Çin, Ay’ın uzak tarafındaki kayaları ve toprağı almak üzere yaklaşık iki aylık bir görev için Ay’a inecek olan mürettebatsız bir uzay aracı fırlattı. Bu misyoun başlaması ilr Çin, bu kadar iddialı bir girişimde bulunan ilk ülke oldu. Çin’in en büyük roketi olan “The Long March-5” üzerinde Ay’ı keşfetmeye hazır ekipmanlarla birlikte fırlatıldı. “Chang’e-6” misyonu, Ay’ın uzak tarafındaki, Dünya’dan gözlenemeyen Güney Kutbu-Aitken Havzası’na iniş yapmakla görevlendirildi. Buradan Ay’a ait örnekleri alıp Dünya’ya geri getirecek. Fırlatmanın gerçekleştirilmesi, Çin’in Ay ve uzay araştırma programında bir başka dönüm noktasına işaret ediyor.

AY’IN “GİZLİ” YÜZÜNE İLK BAKIŞ

Chang’ın bilimsel hedeflerinden biri üzerinde çalışan Fransız araştırmacı Pierre-Yves Meslin, “Çin’in bu kadar iddialı ve başarılı bir programı bu kadar kısa sürede nasıl geliştirebildiği bizim için gizemini koruyor” diye konuştu. 2018’de “Chang’e-4” misyonu ile Çin, yine Ay’ın uzak tarafına ilk insansız inişini sağladı. 2020 yılında ise “Chang’e-5”, insanların 44 yıl sonra ilk kez Ay’dan örnekler getirmesini sağladı. Chang’e-6, Çin’i Ay’ın “gizli” tarafından örnek alan ilk ülke yapabilir.

Güneş'te 2 patlama: 3 ülkede radyo kesintileri yaşandı

Güneş güçlü bir X1.6 patlamasının ardından M4.4 patlaması da üretti, böylelikle bu döngüdeki en büyük 11. patlama gerçekleşirken, 3 ülkede kısa süreli radyo kesintileri yaşandı.

Yeni ortaya çıkan AR3663 güneş lekesi bölgesi, altı saatlik arayla iki güçlü güneş patlaması gerçekleştirdi.

3 ÜLKEDE RADYO KESİNTİSİ

İlk patlama dün gece 2 Mayıs tarihinde güneşin en güçlü kategori patlaması olan X-sınıfı güneş patlamasını yaymasıyla meydana geldi ve Avustralya, Japonya ve Çin’in büyük bölümünde kısa süreli radyo kesintilerine neden oldu.

Bir sonraki patlama bu sabah 3 Mayıs tarihinde ikinci en güçlü kategori patlaması olan M sınıfı güneş patlamasının zirve yapmasıyla gerçekleşti.

Spaceweather’ın haberine göre, X-patlamasından kısa bir süre sonra ABD Hava Kuvvetleri, “bir koronal kütle atımının ön kenarındaki şoklanmış gaz tarafından yayılan bir tür doğal radyo sinyali” olan Tip 2 güneş radyo patlamasını bildirdi.

GÜNEŞ PATLAMASI KAÇ KATEGORİYE AYRILIR? Güneş patlamaları, Güneş’te aniden açığa çıkan büyük enerji patlamalarıdır. Patlama gücüne ve etkisine göre A, B, C, M ve X olarak 5 kategoriye ayrılırlar. M ve X sınıfı patlamalar ise en tehlikeli olanlardır Dünya’daki radyo iletişimi ve elektrik şebekeleri üzerinde olumsuz etkilere neden olan Güneş patlamaları 11 yıllık bir döngüye sahiptir.

Riot Games'ten Vanguard açıklaması: İzinsiz ekran görüntüsü alıyor mu?

Riot Games, hile kullanımını önleyebilmek adına Vanguard programı aracılığıyla oyunculardan izinsiz ekran görüntüleri aldığına dair yer alan iddialara yanıt verdi. Şirket, “Bu tür verileri yalnızca 14 gün “depolarımızda” tutuyoruz ve hile tespiti dışında hiçbir şey için kullanmıyoruz. Vanguard’ın kontrol ettiği her şeyi sizinle paylaşamayız, aksi halde hileciler en çok neye odaklanmaları gerektiğini öğrenirdi.” ifadelerini kullandı.

Riot Games’in oyun içerisinde hile kullanımını önlemeye yönelik kullandığı Vanguard anti-hile programı için oyuncuların izni olmadan ekran görüntüleri aldığı iddia ediliyordu. 

League of Legends ve Valorant oyunlarıyla bilinen şirket, bu iddialara yanıt verdi.

Riot Games yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;

“Hileleri tespit edebilmek için doğrudan ekran görüntülerinin gönderilmesine ihtiyacımız var. Ancak bu ekran görüntüleri bazen kişisel verileri içerebiliyor. Örneğin LoL’e yüklenen her kütüphanenin dosya dizinini kaydediyoruz ve eğer bunlar kullanıcı klasöründe yer alıyorsa kullanıcı adını da barındırabiliyor. Bu yöntemin çalışma prensibi sayesinde bir hile yazılımını keşfettikten sonra onu yalnızca kullanmaya devam edenleri değil daha önceden kullanmış olan hesapları da tespit edebilme imkanımız oluyor. Bu tür verileri yalnızca 14 gün “depolarımızda” tutuyoruz ve hile tespiti dışında hiçbir şey için kullanmıyoruz. Vanguard’ın kontrol ettiği her şeyi sizinle paylaşamayız, aksi halde hileciler en çok neye odaklanmaları gerektiğini öğrenirdi. Bu sistemin başarılı olması için biraz gizlilik şart ancak umarız açıklamalarımız, topladığımız verilerle ne yaptığımıza dair kafanızdaki soru işaretlerini giderebilmiştir.”

Riot Games’in izinsiz ekran görüntüsü aldığını iddia eden paylaşım;

ESA, Güneş yüzeyini ayrıntılı olarak gösterdiği bir video paylaştı

Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Solar Orbviter üzerindeki Extreme Ultraviolet Imager (EUI) cihazı tarafından kaydedilen görüntülerde Güneş’in yüzeyinin videosunu paylaştı.

ESA, Güneş’in yakından nasıl göründüğüne dair bir video yayınladı.

Uzay Ajansı’nın Güneş Yörünge Aracı, Güneş’in alt atmosferinden çok daha sıcak olan dış koronasına geçişi görüntüledi.

Saç benzeri yapılar, Güneş’in iç kısmından çıkan manyetik alan çizgilerini takip eden yüklü gazdan (plazma) oluşuyor.

En parlak bölgeler ise yaklaşık bir milyon santigrat derece civarındayken, daha soğuk malzeme radyasyonu emdiği için karanlık görünüyor.

Avrupa Uzay Ajansı’nın Güneş Yörünge Aracı’nda bulunan Extreme Ultraviolet Imager (EUI) aracı tarafından 27 Eylül 2023 tarihinde çekilen bu video, ESA’nın bir basın açıklamasında belirttiği gibi, Güneş’i etkileyici bir yakın mesafeden gösteriyor.

Ayrıca bu videonun kaydedildiği gün NASA’nın Parker Solar Probe’unun Güneş yüzeyinden sadece 7,26 milyon km uzaklıkta olduğu kaydedildi.

ESA’nın Güneş’in kabarık koronasını en ince ayrıntısına kadar paylaştığı video;

75 bin yıl önce kafasına kaya düştü, yüzü yeniden yaratıldı

Bilim insanları, 75 bin yıl önce bir kaya kayması sonucunda kafası dümdüz olan dişi bir Neandertalin yüzünü yeniden yarattı. “Shanidar Z” isimli iskelet, “Neandertallerin Sırları” adlı yeni Netflix belgeselinin bir parçası olarak yeniden yaratıldı.

Yaklaşık 75 bin yıl önce orta yaşlı bir Neandertal kadın, kaya düşmesi sonucunda hayatını kaybetti. Arkeologlardan oluşan özel bir ekip sayesinde Neandertal kadının yüzü yeniden yaratılabildi. “Shanidar Z” isimli iskelet, 2018’de ilk kez ortaya çıkarılmadan önce on binlerce yıllık tortunun altında gömülüydü. Cambridge Üniversitesi ve Liverpool John Moores’tan uzmanlar kafatasını ilk keşfettiklerinde kafatası yaklaşık 2 santimetre kalınlığa kadar düzleşmişti.

200’DEN FAZLA PARÇA BİRLEŞTİRİLDİ Genç kadının yüzü kaya düşmesi nedeniyle ezilmişti, bu da onu orijinal şekline döndürmek için 200’den fazla parçanın bir araya getirildiği anlamına geliyordu. Şimdi yüzü, “Neandertallerin Sırları” adlı yeni Netflix belgeselinin bir parçası olarak yeniden yaratıldı. Günümüzde yapılan tahminlere göre Neandertallerin ve insanların kafatasları çok farklı görünüyor. Neandertal kafataslarında büyük kaş çıkıntıları var ve çeneleri yok; çıkıntılı bir yüz, daha belirgin burunlara yol açıyor. Ancak yeniden yaratılan yüz, bu farklılıkların gerçek hayatta o kadar da keskin olmadığını gösteriyor. Ekip, iskeleti yeniden oluşturmak için kemikleri güçlendirmek amacıyla tutkal benzeri bir birleştirici kullandı.NEANDERTALLERDE YAŞAM VE ÖLÜM AYRIMI Daha sonra Shanidar Z isimli kadını, Bağdat’ın kuzeyindeki mağaranın kalbindeki yedi buçuk metrelik toprak ve kayanın altından düzinelerce küçük folyoya sarılmış bloklar halinde çıkardılar. Shanidar Z’nin bulunmasından bu yana yapılan daha ileri araştırmalar, yakındaki toprakta mikroskobik kömürleşmiş yiyecek izleri tespit etti. Bu kömürleşmiş yabani tohum, kabuklu yemiş ve ot parçaları, Neandertallerin sadece yiyecekleri hazırladıklarını ve sonra pişirdiklerini değil, aynı zamanda bunu ölülerinin önünde yaptıklarını da gösteriyor. Uzmanlar bu son keşifle ilgili, “Shanidar Z’nin cesedi, ateşle yemek pişiren ve yemek yiyen canlı bireylerin kol mesafesi yakınındaydı” dedi. Neandertaller için yaşam ve ölüm arasında net bir ayrım yok gibi görünüyor.

Sam Altman'dan yapay zeka mesajı:

ChatGPT’nin geliştiricisi OpenAI’ın CEO’su Sam Altman, yapay zeka teknolojisine yılda ne kadar yatırım yaptıklarını umursamadığını ve insandan daha zeki olacak bir teknoloji inşa etmenin buna değeceğini söyledi.

Yapay zeka şirketi OpenAI CEO’su Sam Altman, Stanford öğretim görevlisi Ravi Belani ile yaptığı bir söyleşide, gelecek vadeden yapay zeka girişimcilerine tavsiyelerde bulundu.

Ayrıca Altman, yapay zeka araçları ve yapay genel zekanın fırsatları ve riskleri hakkındaki görüşlerini paylaştı.

“50 MİLYAR DOLAR HARCAMAMIZ UMRUMDA DEĞİL”

Stanford YouTube kanalında açıklamalarda bulunan Sam Altman, “Yılda 500 milyon, 5 milyar ya da  50 milyar dolar harcamamız umurumda değil, insandan daha zeki olacak yapay zekayı inşa ediyoruz ve buna değecek.” diye konuştu.

Altman geçtiğimiz Mart ayında 2024 yılı içerisinde ChatGPT için yeni bir dil modeli çıkaracaklarını duyurmuştu.

Bu açıklamalar bazı yapay zeka uzmanları tarafından GPT-5’in bu yıl içerisinde gelebileceği şeklinde yorumlandı.